Muhterem Hocam, Allahû Tealâ en değerli mahlûku olan insandan ne bekliyor?

Soru

Muhterem Hocam, Allahû Tealâ en değerli mahlûku olan insandan ne bekliyor?

Cevap

Sevgili kardeşlerim, Allahû Tealâ’nın insanlardan beklediği şey insanların mutluluğu.

İnsanın elindeki hiçbir şeye Allah’ın ihtiyacı yok. Ama mutlu olabilmesi için de Allah’ın hedef gösterdiği emirleri yerine getirmesine bağlı. Bu hedeflere de vasıtalarla ulaşabilir.

İşte Allah’ın buyurduğu, Allah’ın insanlardan istediği şey sadece tek bir şey: Bütün insanların mutlu olması.

Allah’ın Kur’ân’daki bütün emir ve nehiyleri bu mutluluğu sağlamaya yönelik midir? %100 evet.

Bunun için bile insan, tek başına, en üstün mahlûk olarak mevcuttur.

İnsanoğlu Allah’a kul olacaktır, mutlu olacaktır. Allah’a teslim olacaktır, mutlu olacaktır. Takva sahibi olacaktır, mutlu olacaktır. Hidayet ehli olacaktır, mutlu olacaktır. Felâha ulaşacaktır, mutlu olacaktır. Allah’ın rızasına ulaşacaktır, mutlu olacaktır.

Yani bütün bunlar, âmenû olmanın da mutluluğa dönük bir yapısı var. Allah’ın rızasının da mutlu olmaya dönük yapısı var. Felâhın da, takvanın da, hidayetin de, kul olmanın da, teslim olmanın da.

Öyleyse sevgili kardeşlerim, bütün bu muhteva... Allah insandan tek bir şey istiyor: Mutlu olmak, mutlu olmak, mutlu olmak.

İnsan Allah’tan ne istiyor? O insan da Allah’tan mutlu olmasını istiyor.

Cennet nedir? Cennet daimî bir mutluluğun yaşandığı, sulh ve sukûn halinin yaşandığı bir mekân.

Birçok insan, “Yav, böyle şey mi olur? İnsan daimî mutlu olamaz.” Eğer daimî mutlu olmak imkânsız olsaydı, Allah insanlara niye cennete, “Ben cenneti sizin için yarattım, cennete gidin.” derdi?

Cennette bir mutsuzluk da olabilir mi? İmkânsız.

Cennet, tüm insanlar için sonsuz huzur ve saadetin yaşandığı yer. Ama burada da cennetler arasında farklılık var. Ama farklı cennetlerde olsak dahi artık bir mutsuzluk olayından bahsedilemez.

Çünkü Allahû Tealâ, insanları cennetine alırken onları huzur ve mutsuzluğa ulaştıracak olan nefsteki afetleri tamamen söküp atıyor.

Yanıtlayan: Dr. Abdulcabbar BoranYayın tarihi: 5 Ekim 2026Son güncelleme: 5 Ekim 20262 dk okuma0