Muhterem Hocam, arayış içindeyim. Sosyal medya üzerinden denk geldim, zikir çekiyorum. Devamlılık ve asıl tada varmam için yardımcı olur musunuz?

Soru

Muhterem Hocam, arayış içindeyim. Sosyal medya üzerinden denk geldim, zikir çekiyorum. Devamlılık ve asıl tada varmam için yardımcı olur musunuz?

Cevap

Sevgili kardeşlerim, şu kâinat Allah'ın kudretiyle denge içerisinde dönüyor. Kâinatın sahibi hepimizi yoktan var eden Allahû Tealâ ve bütün bu üç asil ve üç karşı olmak üzere altı tane alemi kâinatta Allah insan için yaratmış. Tek bir hedefi var: İnsanın mutluluğu. İnsanın mutluluğu zor mu kolay mı? Çok kolay. Bize zor gibi geliyor ama çok kolay. Nasıl kolay? Allah ile kolay. Nasıl kolay? Allah'ın dostlarıyla kolay. İşte Allahû Tealâ Meryem 97. âyet-i kerimesinde,

19/MERYEM-97  Fe innemâ yessernâhu bi lisânike li tubeşşire bihil muttakîne ve tunzira bihî kavmen luddâ(ludden).

Böylece Biz, O’nu (Kur’ân-ı Kerim’i) senin lisanınla kolaylaştırdık. O’nunla, takva sahiplerini müjdelemen ve inatçı kavmi uyarman için.

Bu dinin giriş kapısı Allah'ın kitabıdır ve Allahû Tealâ Meryem 97'de "Böylece biz o Kur'ân-ı Kerim'i senin lisanınla kolaylaştırdık; onunla takva sahiplerini müjdelemen, inatçı kavmi uyarman için" diyor. Öyleyse Kur'ân bugün birçok profesöre bile ne geliyor? Zor, anlaşılması çok zor, imkânsız. Ama mürşid için kolay mı? Evet. Mürşid alalâde birisi mi? Hayır, en az daimî zikrin sahibi. Bilmiyorsanız kime sorun? Ehli zikre sorun. İşte biz diyor Kur'ân-ı Kerim'i senin lisanınla kolaylaştırdık. Kur'ân'ı okuyacak mıyız? Okuyacağız. Ama her okuduğumuzu anlayabilecek miyiz? Hayır.

O zaman okuduğumuz zaman bilmediklerimizi yanı başındaki ehli zikre soracağız ve onun kılavuzluğunda yol alacağız. Öyleyse Kur'ân-ı Kerim Peygamberimiz (S.A.V) ile kolaylaştırılmıştır. Bu kolaylık içerisinde biz de bugün onun mirasçısını, mürşidini kendimize kılavuz edineceğiz. ​Onun zamanında sahâbe sual soruyor: "Ya Resûlullah (S.A.V), biz dinimizi senden öğrendik ama sen son nebîsin. Senden sonra nebî gelmeyecek. O zaman insanlar dinini kimden öğrenecekler?" deyince Resûlullah’ın (S.A.V) cevabı ne? "Benim sahâbem gökteki yıldızlar gibidir. Hangisine tâbî olursanız hidayete erersiniz."

Resûlullah (S.A.V) "Benden sonra da bana tâbî olacaksınız" diyor mu? Demiyor ama sanki bunlar denmemiş gibi şu anda mikrofon tutuyorsunuz: "Arkadaş mürşide gerek var mı?" "Yok" diyor tabi, "Zaten elimde Kur'ân var, Peygamberimiz (S.A.V) de var. O zaman kendimle onun arasında hiçbir şey koymuyorum." Şimdi bu sözü söyleyen bu kardeşimiz Peygamberimiz’i (S.A.V) mürşid almış mıdır diyorsunuz? Peygamberimiz (S.A.V) diyor ki: "Benden sonra nebî gelmeyecek. Benden sonra kesinlikle imamlar, halifeler gelecek. Benden sonra nebî gelmeyecek, alimler halef gelecek." Benden sonra nebî gelmeyecek.

7 GRUP HADÎSTE MÜRŞİDE TÂBİİYET

HADÎS-İ ŞERİF 1: “Benden sonra Nebiler gelmeyecek. Nübüvvet Benimle sona ermiştir ama Benden sonra halifeler, imamlar gelecek. Onlara itaat eden, Bana itaat etmiştir. Onlara asi olan, Bana asi olmuştur.”

Kaynak: Sahih Buhari 11. cilt, sayfa 181

HADÎS-İ ŞERİF 2: “Benden sonra nebi gelmeyecek, âlimler gelecek, halifeler gelecek. Onlara tâbî olan bana tâbî olur, onlara asi olan bana asi olur.”

Kaynak: Sahih Buhari 9. cilt 1409. HADÎS

HADÎS-İ ŞERİF 3: “Size ruh verenler gelecek, onları arayıp bulun. Kim zamanın imamına tâbî olmazsa cahiliyet üzere ölür.”

Kaynak: Sahihi Müslim 58, no 1851

“Sahabem yıldızlar gibidir. Hangisine tâbî olursanız, doğruya erersiniz.”

Kaynak: Feyzu’l-Kadir 4, 76

HADÎS-İ ŞERİF 4: “Benim sünnetime ve benden sonra gelen raşid halifelerin yoluna tâbî olun.”

Kaynak: Ebu Davud, Melahim, 1.

“Her asırda ümmetimden Allah’a itaat ve hayırda yarışanlar bulunacaktır.”

Kaynak: Elbani, Nasuruddin, Silsiletu’l-EHADÎS-es-Sahiha, Beyrut, 1991, V.7

HADÎS-İ ŞERİF 5: “Kim Bana itaat ederse muhakkak ki Allah’a itaat etmiş olur. Kim Bana isyan ederse, Allah’a isyan etmiş olur. Her kim İmamı’na (Kamil Mürşide veya Devrin İmamı’na) itaat ederse, muhakkak ki Bana itaat etmiş olur. Her kim İmam’a isyan ederse, muhakkak ki Bana isyan etmiş olur.”

[19.03.2026 05:21] Nuran Çelik Çelik: Kaynak: İbni Mace 8/2589

HADÎS-İ ŞERİF 6: “Hudeybiye’de ağaç altında biat edenlerden hiç kimse ateşe girmeyecektir.”

Kaynak: Müslim

“Ey insanlar! Hepiniz dalâlettesiniz. Hidayete erdirildiklerim müstesna. Dileyin ki sizi hidayete erdireyim.”

Kaynak: Riyazussalihin s.137

HADÎS-İ ŞERİF 7: “Muhakkak Allah her yüzyılda (asırda) bir kimse (in) işlerini yenileyen, tazeleyen, bahşeder. Sizden bir taife halkı Allah’a davette misal olanlar. Bunlar ehli haktır. Bu kimseler din işlerini yeniler, tazeler. Bu Allah’ın dostları, Allahû Tealâ’nın kullarına sevdirilir.”

Kaynak: Ebu Davud

“Şüphesiz ki, Allah her yüzyılın başında bu ümmete dinî işlerini yenileyecek bir müceddid gönderecektir.”

Kaynak: Sahih-i Buhari; Müslim; Sünen-Ebu Davud S/100

Benim sahâbem bütün bunları söylemiş olmasına rağmen burayı es geçiyor ve diyor ki: "Ben kendimle Allah arasına kimseyi koymam." O zaman kimseyi koymam dediği zaman kimi koymuş oluyor? İblisi koyuyor. Ve ne yazık ki farkında değil. Bize düşen gerçekten Peygamberimiz (S.A.V) mürşid mi? Evet. Kur'ân mürşid mi? Evet. Ama mürşid olan Kurân mürşide tâbî olmayı farz kılmış. O zaman mutlaka ulaşmayı kalben dileyip mürşidimizi Allah'tan sormamız lâzım. Ya da varabilmen için Allah’a ulaşmayı diledikten sonra mutlaka Allah sana zikir sevgisini verecektir. Gerçekten ben ulaşmayı diledim ama zikir sevgisi yok. O zaman dilden dilemişsin. Dilden dilediğin zaman kulak sesleri alıyor ama beyinde şifreler çözülmüyor. Göz sinyali alıyor ama beyinde olay görme olayı tahakkuk etmiyor. Sizin dilden dileyip dilemediğinizin esas sağlaması bu. İşte Yûnus suresinin 42 ve 43. âyet-i kerimesinde Allah,

10/YÛNUS-42 Ve minhum men yestemiûne ileyke, e fe ente tusmius summe ve lev kânû lâ ya'kilûn(ya'kilûne).

Onlardan seni dinleyen kimseler var. Fakat akıl etmiyorlarsa sağırlara sen mi duyuracaksın?

10/YÛNUS-43 Ve minhum men yanzuru ileyke, e fe ente tehdil umye ve lev kânû lâ yubsırûn(yubsırûne).

Ve onlardan sana bakanlar var, fakat eğer onlar görmüyorlarsa (basar hassaları çalışmıyorsa) âmâları sen mi hidayete erdireceksin?

"Onlardan seni dinleyen kimseler var. Dinliyor kişi fakat akıl etmiyorlarsa sağırlara sen mi duyuracaksın?" Demek ki kulak sesi alıyor, duyuyor ama işitme olayı gerçekleşmiyor. Akılda o şifre çözülmüyor. Yine Yûnus 43'te "Onlar görmüyorlarsa mürşidi mürşid olarak görmüyorlarsa o zaman ona bir faydası oluyor mu? Öyleyse göz alıyor ama, şifreler beyinde çözülmüyor. Çözülmeyince kalbe inmiyor. Kalbe inmeyınce Allahû Tealâ da devamlı kalbe bakıyor. Yani sistemi Allah, o kadar güzel tarif etmiş ki hepimiz makinayız. Sevgili kardeşlerim şu anda bir fotokopi makinasının üzerinde bile bir sayfayı kopyamak isteseniz ne yapmanız lazım? Sizin orda bilmeniz lâzım. Bu düğmeye basılacak şunla devam edilecek vesaire. Yapmıyorsanız, insan da böyle bir elektriksel makine. O zaman ne yazık ki hem kendinizi mahvediyorsunuz hem toplumda yaşamakta olan diğer insanları kirletiyorsunuz, mahvediyorsunuz.

Yanıtlayan: Dr. Abdulcabbar BoranYayın tarihi: 14 Eylül 2026Son güncelleme: 2 Ekim 20266 dk okuma1