Muhterem Hocam, başlangıç noktasında şeytanın ülkesinde yaşayan insan Allah’ın ülkesine nasıl geçer?
Soru
Muhterem Hocam, başlangıç noktasında şeytanın ülkesinde yaşayan insan Allah’ın ülkesine nasıl geçer?
Cevap
Başlangıç noktasında diyelim ki sadece bir dilek var. Bu dilekle biz Allah’a yaklaşıyoruz, diğerini pek istemiyoruz. O zaman sevgili kardeşlerim, başlangıç noktasında şeytanın afetlere %100 tesir ettiği, nefs ruh arasında %100 kavga, etraftaki insanlarla kavga hâlinde olmamız, Allah’ın hiçbir emrini yerine getirmemesi hâlinde biz şeytanın ülkesinde yaşayan bir hayatın içindeyiz.
Ama Allahû Tealâ bu şeytan ülkesindeki hayatı yaşayanları başıboş bırakmıyor, boşuna da yaratmamış. Katından gönderdiği, En üst seviyedeki devrin imamıyla, ona bağlı olan velî resûllerle, velî mürşidlerle, vekil mürşidlerle devamlı insanları Allah’a davet ediyor.
Ve dünya hayatını yaşarken Allah’ın Zat’ının görülmesini tasdik eden her kim varsa, kalben ulaşmayı dilediği an Allahû Tealâ mutlaka yardımıyla bir bir onu ruhun teslimine, daha sonra fizik vücut teslimine, daha sonra nefsin teslimine ulaştırarak onu hayra ulaştırıyor.
Ama kabul edelim, mutsuzluk üçgeni içerisinde insanlar bulunuyorlar. Bir kenarı şeytan, bir kenarı nefsimiz, onu da devreye alırsak bir kenarı şeytan, bir kenarı nefsimizin afetleri, diğer kenarı da kaybettiğimiz dereceler. Bu başlangıç noktamız, 19 afetin sahibi olduğumuz zaman.
MUTSUZLUK ÜÇGENİ
Kişi nefsine tâbî olduğu zaman mutlaka, yaşadığı olaylarda (derecat kaybettirici herşey) şeytanın ülkesinde: Bir kenarı şeytan, bir kenarı nefsimiz, bir kenarı kaybettiğimiz dereceler; burası mutsuzluk üçgenidir.
ŞEYTAN – NEFS – FİZİK VÜCUT
1. Kin ve Nefret
2. Küfür
3. Yalan
4. Zulüm
5. Haset
6. Cehalet
7. Cimrilik
8. Öfke ve Gayz
9. İsyan
10. Sabırsızlık
11. Kibir ve Gurur
12. Hırs ve Şehvet
13. Nankörlük
14. Dedikodu
15. Zan
16. İptilalar (Kötü Alışkanlıklar)
17. Vefasızlık
18. Mürailik
19. Fitne Fesat
Ama kalben Allah’a ulaşmayı dilediğimiz an bu 19 afet, 19 pozitife dönüşüyor ve o zaman bir kenara ruhumuz, bir kenara Allahû Tealâ, bir kenara da kazandığımız derecelerle devamlı Allah’ın ülkesinde mutluluk üçgeni içerisindeyiz.
MUTLULUK ÜÇGENİ
Kişi ruhuna tâbî olduğu zaman mutlaka, yaşadığı olaylarda (derecat kazandırıcı herşey) Allah’ın ülkesinde: Bir kenarı Allah, bir kenarı ruhumuz, bir kenarı kazandığımız dereceler; burası mutluluk üçgenidir.
FİZİK VÜCUT - RUH - MÜRŞİD
1. Sevgi
2. Îmân
3. Doğruluk
4.Adalet
5. Edep
6. İlim
7. Cömertlik
8.Sekînet
9. İtaat
10. Sabır
11. Tevazu
12.Kanaat
13. Şükür
14. Ketumiyet
15. Hakikat
16. Faziletler
17. Vefa
18. İhlâs
19. Tevhit
Evet, şeytanın ülkesi, Allah’ın ülkesine dikkatle baktığımız zaman şeytanın ülkesinde devamlı bir mutsuzluk üçgeni içerisindeyiz. Allah’ın ülkesinde de devamlı bir mutluluk üçgeni içerisindeyiz.
Mutsuzluk üçgeninde bir kenarı şeytan, bir kenarı nefsimizin afetleri, diğer kenarı da kaybettiğimiz dereceler. Ama Allah’ın ülkesinde mutluluk üçgeninde ise bir kenara Allahû Tealâ, bir kenara ruhumuz, diğer kenara kazandığımız dereceler ve Allahû Tealâ kutsal kitaplardaki mutluluk formülünü bu şekilde açıklıyor.
Tek bir dilek bizi şeytanın ülkesinden Allah’ın ülkesine geçiriyor. Ve her saniye, her an ruhun talebine uyarsak, yani Allah’ı dilersek ki ruhun talebi daima Allah’tır. Ruhun cennetle ilişkisi yok, ruhun dünyayla ilişkisi yok, ruhun cennet ve cehennem âyetiyle de ilişkisi yok. Ruh sadece Allah’tan gelmiştir, Allah’a diliyor. Biz daimî olarak ruhun talebine uyarsak o zaman daimî bir mutluluğun içerisinde hayatı yaşarız.
“Ehl-i dünya dünyada, ehl-i ukbâ ukbâda, her birisi bir sevdada, bana Allah’ım gerek.”
İşte ehl-i dünya dünyada, dünyayı talep edenler var. 7 âyet-i kerime gereğince dünyayı talep edenlerin gideceği ahirette cehennem.
ALLAH’A YÖNELMEYEN DÜNYA HAYATINA YÖNELEN “BİZE DÜNYADA VER” DİYENLER
1. BAKARA 200 … artık atalarınızı zikrettiğiniz gibi, hatta daha kuvvetli bir zikirle Allah’ı zikredin. Fakat insanlardan kim: ‘Rabbimiz bize dünyada ver.’ derse, ahirette onun bir nasibi yoktur.
2. YÛNUS 7 … Dünya hayatından razı olmuşlardır ve onunla doyuma ulaşmışlardır ve onlar âyetlerimizden gâfil olanlardır.
YÛNUS 8: İşte onların kazandıkları gereğince varacakları yer ateştir.
3. HÛD 15 Kim dünya hayatını ve onun ziynetini isterse onların amellerinin karşılığını orada, onlara öderiz. ...
HÛD 16 İşte onlar, onlar için ahirette ateşten başka bir şey yoktur. …
4. KASAS 78 … ‘Allah’ın ondan daha kuvvetli (güçlü) olan ve ondan daha çok şey toplayan nesilleri (zenginleri) helâk etmiş olduğunu’ bilmiyor mu?
KASAS 79 Dünya hayatını isteyenler: ‘Keşke Karun’a verilenler kadar bizim de olsaydı.’
KASAS 80 Ve ilim verilenler: ‘Size yazıklar olsun! Âmenû olan ve salih amel yapanlar için Allah’ın sevabı daha hayırlıdır…
5. ŞÛRÂ 20 Kim ahiret hasadını isterse, Biz onun kazancını artırırız. Kim dünya kazancını isterse, ona (da) ondan (dünya kazancından) artırırız. Ve onun ahirette nasibi yoktur.”
6. NÂZİÂT 38 Ve dünya hayatını tercih etmiş ise.
NÂZİÂT 39 O takdirde, muhakkak ki alevli ateş (cehennem), o, barınacak yerdir.
7. FÂTIR 5 Ey insanlar! Muhakkak ki Allah'ın vaadi haktır. Öyleyse dünya hayatı sizi sakın aldatmasın. Aldatıcılar da sizi Allah ile (affına güvendirerek) aldatmasınlar.
Hadîs-i şerrif “Allah niyeti önce ahiret olana dünyayı da verir. Ama niyeti sadece dünya olana ahireti vermez.”
Kaynak: İbn-i Mübarek, Kütübi Sitte.
Ehl-i ukbâ ukbâda. Ehl-i ukbâ da cennete giriyor ama bu dünyada bir mutsuzluk içerisinde ulaşabiliyor. Ama “Bana Allah’ım gerek.” diyen kişi gerçekten daimî olarak Allah’ı diliyorsa ve 4 saat zikirle ruhun teslimi, 18 saat zikirle fizik VÜCUTun teslimi, daimî zikirle de nefsini Allah’a teslim ederse daimî huzura, sonsuz bir dünya saadetine ulaşır ve ahirette de en üst seviyedeki cennetlerde, Adn Cennetlerinde olur.
Sevgili kardeşlerim, dünyada çalışanlar bunun için çalışsınlar. Sâffât Suresinin 61. âyet-i kerimesinde:
37/SÂFFÂT-61 Li misli hâzâ fel ya’melil âmilûn(âmilûne).
Artık amel edenler, bunun (fevzül azîm hedefine ulaşmak) için çalışsınlar.
Evet, biz burada azap görecek değiliz. Bunu kim söylüyor? İşte Sâffât 60’ta:
37/SÂFFÂT-60 İnne hâzâ le huvel fevzul azîm(azîmu).
Muhakkak ki bu gerçekten fevzül azîmdir (en büyük kurtuluştur).
Evet sevgili kardeşlerim, kutsal kitaplardaki mutluluk hedefi, mutluluk formülü, herkesin 7 safha 4 teslimi yaşayarak fevzül azîme ulaşmasını Allahû Tealâ istiyor.