Muhterem Hocam, bazıları "Bence Allah'la aramıza hiçbir şekilde mürşid sokmamalıyız" dedi. Bir mürşide tâbî olmadan manevi hedeflere ulaşmak mümkün müdür?

Soru

Muhterem Hocam, bazıları "Bence Allah'la aramıza hiçbir şekilde mürşid sokmamalıyız" dedi. Bir mürşide tâbî olmadan manevi hedeflere ulaşmak mümkün müdür?

Cevap

Hayır. Dinimizin yegane kaynağı Kur'ân-ı Kerim'dir. Kur'ân-ı Kerim ilk insandan son insana kadar dünya hayatını yaşayabilecek bütün insanların mürşide tâbî olmasını farz kılmış.

ALLAH’A ULAŞMAYI (HİDAYETİ) DİLEYEN – ALLAH’I SEVENLER – SEBÎLİ REŞAD ÜZERİNDE

1. BAKARA-46  …Rab’lerine muhakkak mülâkî olacaklarına....yakın derecesinde inanırlar.

BAKARA-156  …Biz muhakkak ki Allah için (O’na ulaşmak ve teslim olmak için yaratıldık) ve muhakkak O’na döneceğiz (ulaşacağız)” derler.

2. BAKARA-249 …O kendilerinin muhakkak Allah’a mülâkî olacaklarını kesin olarak bilenler…

3. EN’ÂM-154  …onlar, Rab’lerine mülâkî olacaklarına inanırlar…

4. RA’D-2  …Ayetleri ayrı ayrı açıklar ki; böylece Rabbinize mülâkî olmaya yakîn hasıl edersiniz.

5. KEHF-110   …Kim Rabbine mülâki olmayı dilerse, o zaman salih amel (nefs tezkiyesi) yapsın…

6. ANKEBÛT-5  Kim Allah’a mülâkî olmayı dilerse, o taktirde muhakkak ki Allah’ın tayin ettiği zaman mutlaka gelecektir…

7. İNŞİKÂK-6  Ey İnsan! Muhakkak ki sen, Rabbine doğru cehd ile (nefsinle) cihad edersin. Sonunda O’na mülâkî olursun.”

ALLAH’A ULAŞMAYI (HİDAYETİ) DİLEYEN – MÜRŞİDE TÂBİİ – TARÎK-İ VE SIRAT-I MÜSTAKİM ÜZERİNDE

1. ÂLİ İMRÂN-31  …Allah’ı seviyorsanız, o taktirde bana tâbî olunuz ki Allah da sizi sevsin…

2. ÂLİ İMRÂN-164  Andolsun ki Allah, mü’minlerin üzerine bir nîmet olmak üzere kendilerinden bir resûl beas eder...

3. MERYEM-43  …bana tâbî ol. Seni, Sıratı Sevîyye’ye hidayet edeyim.

RA’D – 7  …Sen, sadece bir uyarıcısın ve bütün kavimler için hidayetçi vardır.

4. YÂSİN-21  (Tebliğlerine karşılık) sizden ücret istemeyen (bu) kişilere tâbî olun. Ve onlar, mehdilerdir.”

5. MU’MİN-38  Ve âmenu olan adam şöyle dedi: “Ey kavmim! Bana tâbî olun ki sizi irşad yoluna ulaştırayım.”

6. ZUHRUF-61  …Sakın şüphe etmeyiniz! Ve bana tâbî olun, işte bu Sırat-ı Müstakîm’dir.

7. CUMA-2  Ümmîler arasında kendilerinden bir resûl beas eden O’dur. Onlara, O’nun (Allah’ın) âyetlerini okur, onları tezkiye eder...

İşte kim yedi âyeti kerimenin gereği olarak Allah'a ulaşmayı dilerse dünya hayatını yaşarken; Bakara 46, Bakara 249, Enâm 154, Rad 2, Kehf 110, Ankebût 5 ve İnşikak 6. Bu talebi Allah kimin kalbinde görürse Allah mutlaka onu mürşidine ulaştırıyor, hidayet üzere kılıyor. Çünkü Allahû Tealâ söz vermiş Ankebût 5'te: "Kim bana ulaşmayı kalben dilerse, o ruhunu bana ulaştırmayacak, ben onun ruhunu kendime ulaştıracağım." Allah'ın verdiği bir sözü de yerine getirmemesi mümkün değil. Mürşidsiz de Allah'a ulaşmak mümkün olmadığına göre mutlak surette o kişiye Allah mürşid gösterecektir. Nebîler Sultanı Peygamber Efendimiz (S.A.V) buyuruyor ki: "İsteyen cennete gider, istemeyen gitmez." "Kim istemez ki ya Resûllulah?" "Diretenler istemez." "Kimdir o diretenler?" "Beni istemeyenlerdir." diyor.

HADÎS-İ ŞERİF

Kaynak: Buhâri, İ’tisâm. 2.

"Diretenler hariç bütün ümmetim cennete girecektir!"

buyurunca, “Ey Allah’ın Resûlü, diretenler kim?” dediler.

Nebîler Sultanı Peygamber Efendimiz (S.A.V) şöyle buyurdu:

"Kim bana itaat ederse cennete girer. Kim de bana karşı gelirse diretiyor demektir."

Resûllulah (S.A.V) Efendimiz mürşiddi. Yani mürşidi istemeyenler cenneti istememiştir. On âyet gereğince de kesinlikle mürşidine tâbî olmayan dalâlettedir.

MÜRŞİDE TABİ OLMAYAN (Tarikata Girmeyen) DALÂLETTEDİR (10 AYET)

1. ÂLİ İMRÂN-164 Andolsun ki Allah, mü’minlerin üzerine bir ni’met olmak üzere kendilerinden bir resûl beas eder... Ondan evvel onlar gerçekten açık bir dalâlet içinde idiler.

2. A‘RÂF-186 Allah kimi dalâlette bırakırsa, artık onun için bir hidayetçi yoktur. Ve onları azgınlıkları içinde şaşkın terkeder.

[19.05.2026 05:06] Nuran Çelik Çelik: 3. NAHL-36 ...Biz, bütün ümmetlerin içinde resûl beas ettik. Allah’a kul olsunlar ve tağuttan içtinap etsinler diye. Onlardan bir kısmını, Allah hidayete erdirdi ve bir kısmının üzerine dalâlet hak oldu. …

4. KEHF-17 …Allah, kimi Kendisine ulaştırırsa, işte o hidayete ermiştir. Ve kimi dalâlette bırakırsa artık onun için veli mürşid bulunmaz.

5. TÂHÂ-123 …“İkiniz oradan inin! Hepiniz birbirinize düşman olarak. Bundan sonra Benden size mutlaka hidayet gelecek. O zaman kim hidayetime tabi olursa artık o, dalâlette kalmaz ve şâki olmaz.”

6. KASAS-50 …eğer sana icabet etmezlerse, bil ki onlar heveslerine tâbidirler. Allah’tan bir hidayetçi olmaksızın kendi heveslerine tâbi olandan daha çok dalâlette kim vardır? ...

7. ZUMER-23 …İşte bu, Allah’ın hidayetidir, dilediğini onunla hidayete erdirir. Ve Allah, kimi dalâlette bırakırsa artık onun için bir hidayetçi yoktur.

8. CÂSİYE-23 Hevasını kendisine ilâh edinen kişiyi gördün mü? Ve Allah onu ilim üzere dalâlette bıraktı. …Bu durumda Allah’tan sonra onu kim hidayete erdirir?…

9. AHKÂF-32 Ve Allah’ın davetçisine icabet etmeyen kimse, yeryüzünde (Allah’ı) aciz bırakacak değildir. Ve onun Allah’tan başka dostları yoktur. İşte onlar apaçık dalâlet içindedirler.

10. CUMA-2 Ümmîler arasında, kendilerinden bir resûl beas eden O’dur. …Ve daha önce elbette onlar, sadece açık bir dalâlet içinde idiler.

Evet, on âyet gereğince mürşide tâbî olmayan dalâlettedir. Âyetler gayet açık. Şimdi başlangıçta herkes dalâlettedir. Kimdir mürşide ulaşan? Allah'a ulaşmayı dileyen. Öyleyse yedi âyet gereğince Allah, Allah'a ulaşmayı dilemeyenleri dalâlette bırakıyor.

ALLAH’A ULAŞMAYI DİLEMEYENLER – GAYY YOLUNDA

1. YÛNUS-7 …Onlar, Bize ulaşmayı dilemezler. Onlar âyetlerimizden gafil olanlardır…

2. YÛNUS-11…Bize ulaşmayı dilemeyen kimseleri, isyanları içinde şaşkın bırakırız.

RA’D – 27 …Allah, dilediği kimseyi dalâlette bırakır…

3. YÛNUS-15 Bize ulaşmayı dilemeyen kimseler şöyle dedi: “Bize bundan başka bir Kur’ân   getir…”

4. YÛNUS-45 …Allah’a mülâkî olmayı yalanlayanlar, hüsrandadır…

EN’ÂM – 31 Allah’a mülâkî olmayı yalanlayan kimseler hüsrana düştüler…

5. FURKAN-21 Ve Bize mülâkî olmayı dilemeyenler:…nefslerinde kibirlendiler…

6. RÛM-8 …İnsanların çoğu, Rab’lerine mülâkî olmayı inkâr edenlerdir.

7. SECDE-10 …Onlar, Rab’lerine mülâkî olmayı inkâr edenlerdir.

FUSSİLET – 54 Onlar gerçekten Rab’lerine mülâkî olacaklarından şüphe içindeler…

ALLAH’A ULAŞMAYI DİLEMEYENLER İÇİN MÜRŞİD YOK, TARÎK-İ CEHİMDE, SIRAT-I CEHİMDE

1. ARÂF – 186 Allah kimi dalâlette bırakırsa, artık onun için bir hidayetçi yoktur…”

2. RA’D – 27 De ki: “Muhakkak ki Allah, dilediği kimseyi dalâlette bırakır ve O’na yönelen kimseyi Kendisine ulaştırır.”

RA’D – 33 …Allah, kimi dalâlette bırakırsa artık onun için bir hidayetçi (mehdi) yoktur.

3. KEHF – 17 …Allah, kimi dalâlette bırakırsa artık onun için veli mürşid bulunmaz.

4. ZUMER – 23… Allah, kimi dalâlette bırakırsa, o zaman onun için bir hidayetçi (mehdi) yoktur.

5. ZUMER – 36 …Allah, kimi dalâlette bırakırsa artık onun için hidayetçi yoktur.

6. MU’MİN – 33…Allah kimi dalâlette bırakırsa, artık onun için koruyucu yoktur.

7. ŞÛRÂ – 44 Ve Allah kimi dalâlette bırakırsa, o taktirde onun için, bundan sonra bir velî (dost) yoktur…

Yedi âyet; ulaşmayı dilemeyenleri Allah dalâlette bırakıyor. Hidayetçi yok, hidayet yok. Ve bu on âyet gereğince hidayetçinin kendisi için bulunmadığı, mürşidine tâbî olmayanların dalâlette olduğunu Allahû Tealâ ifade ediyor.

ALLAH’A ULAŞMAYI DİLEMEYENLER İÇİN MÜRŞİD YOK, TARÎK-İ CEHİMDE, SIRAT-I CEHİMDE

A’RÂF-186   Allah kimi dalâlette bırakırsa, artık onun için bir hidayetçi yoktur…

RA’D-27   De ki: “Muhakkak ki Allah, dilediği kimseyi dalâlette bırakır ve O’na yönelen kimseyi kendine ulaştırır.”

RA’D-33   …Allah, kimi dalâlette bırakırsa artık onun için bir hidayetçi (mehdi) yoktur.

[19.05.2026 05:06] Nuran Çelik Çelik: KEHF-17   …Allah, kimi dalâlette bırakırsa artık onun için velî mürşid bulunmaz.

ZUMER-23   Ve Allah kimi dalâlette bırakırsa, o zaman onun için bir hidayetçi (mehdi) yoktur.

ZUMER-36   …Allah, kimi dalâlette bırakırsa artık onun için bir hidayetçi yoktur.

MU’MİN-33 …Allah kimi dalâlette bırakırsa, artık onun için bir hidayetçi yoktur.

ŞÛRA-44   Ve Allah kimi dalâlette bırakırsa, o takdirde onun için, bundan sonra bir velî (dost) yoktur…

Ama tam tersi, kim yedi âyet gereğince o kişi Allah'a ulaşmayı dilerse Allah onları mutlaka mürşidine ulaştırıyor. Evet, "Eğer Allah'ı seviyorsanız bana tâbî olun." Âli İmrân 31, "Resûle tâbî olun." Âli İmrân 164, "Babacığım bana tâbî ol ki seni sırat-ı seviyyeye ulaştırırım." Meryem 43, "Sizden ücret istemeyen kimselere tâbî olun." Yâsin 21, "Bana tâbî olun ki İrşad yoluna ulaştıralım." Mümin 38. Âyetler mürşide tâbîiyeti farz kılıyor. Rüşd yolunu gösteren, rüşd yoluna davet eden, rüşd yoluna ulaştıran kişi mürşidtir. Bir mürşide tâbî olmayan, bu sebeple nefs tezkiyesi, tasfiyesi yapması mümkün olmayan bir insan, nefsinin kalbindeki arınma vücuda gelmediği için kemal derecelerinde ilerleyemez. Allah razı olsun.

Yanıtlayan: Dr. Abdulcabbar BoranYayın tarihi: 20 Ekim 2026Son güncelleme: 20 Ekim 20267 dk okuma0