Muhterem Hocam, bekabillâh olmak için kaç saat zikre ulaşmamız lâzım, bekabillâh olunca bize verilen ruh, vird yaptığımız zaman virdimize paralel gök katlarında bulunur mu?

Soru

Muhterem Hocam, bekabillâh olmak için kaç saat zikre ulaşmamız lâzım, bekabillâh olunca bize verilen ruh, vird yaptığımız zaman virdimize paralel gök katlarında bulunur mu?

Cevap

Bekabillâhtaki ruh, huzur namazında iştirak eder. O noktadan itibaren ruh, Allah’ın Zat'ına ulaşıp Allah’ın Zat'ında ifna olduktan sonra fenâfillah noktasında artık cihad, nefsimizin içinde gerçekleşir. Ankebût Suresinin 69 âyet-i kerimesinde Allahû Tealâ şöyle buyuruyor:

29/Ankebût-69 Vellezîne câhedû fînâ le nehdiyennehum subulenâ ve innallâhe le meal muhsinîn(muhsinîne). Ve Bizim uğrumuzda (nefsleri ile ve Allah’ın düşmanları ile) cihad edenleri, mutlaka Bizim yollarımıza (Sıratı Mustakîmler'e) hidayet ederiz (ulaştırırız). Ve muhakkak ki Allah, mutlaka muhsinlerle beraberdir.

İşte ruh, Allah’ın Zat'ına ulaştıktan sonra artık kişi nefsiyle ve dış düşmanlarla cihad eden birisidir. Cihad nefsle… Yani nefsimizin manevî kalbinde %51 nurla, %49 karanlık arasında gerçekleşiyor nefs cihadı.

O zaman bekabillâha gitmek istiyorsan; nasıl 13 saatlik bir zikir, zühd kademesini ifade ediyorsa, fenâ kademesi, bekabillâh beka kademesi Allah'ta, Allah ile bâki olmak. Bekabillâh, Allah ile bâki olmak: Lâ mekâna kavm olmak. Yunus'un dediği gibi: "Lâ mekâna kavm oldum, mekânım yağmâ olsun." O zaman mekânsız halinden olduğun zaman bekabillâh oluyorsun. O anda Allahû Tealâ sana yeni bir ruh veriyor ve ona ait olan bir taht söz konusu bekabillâhda. En'âm Suresinin 126. ve 127. âyet-i kerimesinde Allahû Tealâ şöyle buyuruyor:

6/ENÂM-126 Ve hâzâ sırâtu rabbike mustekîmâ(mustekîmen), kad fassalnâl âyâti li kavmin yezzekkerûn(yezzekkerûne). Ve bu, senin Rabbine istikametlenmiş (yönlendirilmiş) yoldur (Allah'a götüren yoldur). Tezekkür eden bir kavim için âyetleri ayrı ayrı açıkladık. 6/ENÂM-127 Lehum dârus selâmi inde rabbihim ve huve veliyyuhum bimâ kânû ya’melûn(ya’melûne). Rab'lerinin katında onlar için selâm yurdu (teslim yurdu) vardır. Yapmış olduklarından dolayı, O (Allah), onların dostudur. En’âm 126: Hâzâ sırâtu rabbike mustakîm… "Varlıklar âleminin son noktasından Allah’ın Zat'ına, yoklukta Allah’ın Zat'ına ulaşana kadarki olan bu yol, Rabbinin Sıratı Mustakîmi'dir. Âyetlerimizi böyle açıklıyoruz ki olur ki tezekkür edersiniz." En'âm 127: Lehum dârus selâmi inde rabbihim..."Onlar için Allah’ın katında teslim yurdu var, Rab'lerinin katında onlar için selâm yurdu, teslim yurdu var." İşte bu selâm yurdu, teslim yurdu; Allah’ın bekabillahta onlara verdiği tahttır. Yapmış olduklarından dolayı onların dostudur.

Gerçekten de huzur namazına arkadan öne bakıldığı zaman sol tarafta 4 metre yükseklikte herkesin altında olan bir tahttır. Onların hepsi bekada olanlardır. Mekânsızlığın kavmindendir ve huzur namazı söz konusu olduğu zaman onlar, oradan inerek huzur namazına iştirak ederler. Ve herkes huzur namazını kıldıktan sonra tekrar tahtına uçar, yeniden orada devam eder. Huzur namazına iştirak ederler. Allah razı olsun.

Yanıtlayan: Dr. Abdulcabbar BoranYayın tarihi: 17 Ağustos 2026Son güncelleme: 2 Ekim 20262 dk okuma5