Muhterem Hocam, ben kalpten Allah’a ulaşmayı diledim. Kalbimde bir sızı oldu. Kalpten dilemiş oldum mu?
Soru
Muhterem Hocam, ben kalpten Allah’a ulaşmayı diledim. Kalbimde bir sızı oldu. Kalpten dilemiş oldum mu?
Cevap
Sızıyla değil, ibadetlerin sevgisiyle olur. Gerçekten Allah’a ulaşmayı kalben dileyen kişi, öncelikle Allahû Tealâ mürşid sevgisini onun kalbine koyar. Çünkü dilekten sonra ne geliyor? Mürşide tâbiiyet geliyor. Eğer mürşid sevgisi kalbinde oluşmamışsa o zaman olmaz.
Nitekim Yunus Emre, Hacı Bektaş Velî’ye gittiği zaman Hacı Bektaş Velî, “Himmet mi istersin, buğday mı?” Başlangıç noktasında himmetin ne olduğunu biliyor muydu? Yûnus bilmiyordu. Buğdayı alıp tam gelmek üzereyken Allahû Tealâ kalbine bir ilham veriyor. Tabii niye Allahû Tealâ birdenbire veriyor? Çünkü Yunus devrin imamı... Ve tekrar gerisin geri dönüyor. “Himmet nedir?” diyor. “Buğday mı, himmet mi? Acaba hangisi benim için geçerli?” Hacı Bektaş Velî açıklayınca o zaman vazgeçiyor. “Ben buğday değil, himmet istiyorum.” diyor. Öyleyse her an himmetle bir noktada olmak, Allah’ın özel yardımını alabilmek için mutlaka Allah’ın tayin ettiği birisi vardır. Bizim onlara ulaşmamız, tâbî olmamız ve ancak onlarla birlikte Allah’ın o sonsuz sevgisine ulaşabiliriz. Allah razı olsun.