Muhterem Hocam, bir arkadaşım kerahat vakti geldiği zaman namaz kılmamam gerektiğini söyledi. Ben böyle bir şey bilmediğim için bu konuda hiç dikkat etmedim. Kerahat vakti nedir? H
Soru
Muhterem Hocam, bir arkadaşım kerahat vakti geldiği zaman namaz kılmamam gerektiğini söyledi. Ben böyle bir şey bilmediğim için bu konuda hiç dikkat etmedim. Kerahat vakti nedir? Hangi zamanlarda olur? Kerahat vakti geldiğinde namaz kılınmaz mı? Açıklar mısınız?
Cevap
Sevgili kardeşlerim, bu, fıkıhçıların verdiği birtakım ölçülerdir. Ama Allahû Tealâ, Kur'ân-ı Kerim'de Nisâ 103’te, “Namaz kılın, namazı erkânıyla kılın. Muhakkak ki namaz mü'minler üzerine vakitleri verilmiş bir farzdır.” buyuruyor.
4/NİSÂ-103 Fe izâ kadaytumus salâte fezkurûllâhe kıyâmen ve kuûden ve alâ cunûbikum, fe izatma’nentum fe ekîmus salât(salâte), innes salâte kânet alâl mu’minîne kitâben mevkûtâ(mevkûten).
Böylece namazı bitirdiğiniz zaman, artık ayaktayken, otururken ve yan üstü iken (yatarken), (devamlı) Allah'ı zikredin! Daha sonra güvenliğe kavuştuğunuz zaman, namazı erkânıyla kılın. Muhakkak ki namaz, mü'minlerin üzerine, "vakitleri belirlenmiş bir farz" olmuştur.
Her namazın bir vakti vardır. Sabah namazının vakti işte imsakla başlar, güneşin doğumuyla biter. Ondan sonra henüz bir namaz vakti girmediği için sabah namazından bir saat sonra, öğle namazından bir saat evvel Resûlullah’ın sünnetine uygun olarak kuşluk namazı kılınıyor. Sonra öğle namazı vakti, ezan okunur okunmaz giriyor ama bu öğle namazının vakti ikindi namazının başlamasına kadar devam ediyor.
Şimdi tabiî hocalar diyorlar ki Nisâ 103 gereğince “Namazın vaktinde kılınması babında tabiî ki Allah’ın bir emri, farz emridir onun yapılması lâzım." Öğle namazı, ikindi namazı vakti girmeyinceye kadar kılınabilir. Ama son yarım saate, yani diyelim ki öğle namazını kılacaksınız ikindi namazına son yarım saat kalmış, o yarım saate kerahat vakti deniyor. Kerahat vaktinde namaz kılınmaz mı? Kerahat vaktinde namaz kılınır sevgili kardeşlerim. Allahû Tealâ Kur'ân-ı Kerim'de şartlar ne olursa olsun namazın kılınmasını emrediyor. Yani 'kerahat vaktinde kılınmaz' sözünü onlar kendilerince öyle söylemişler.
Şimdi Bakara suresinin 239. âyet-i kerimesinde Allahû Tealâ ne buyuruyor? “Eğer hayati bir tehlikeden korkarsanız, o zaman yaya yürürken de namaz kılabilirsiniz. Otururken, binek halindeyken de namaz kılabilirsiniz.” Ne olursa olsun namaz kılmalısınız diyor.
2/BAKARA-239 Fe in hıftum fe ricâlen ev rukbânâ(rukbânen), fe izâ emintum, fezkurûllâhe kemâ allemekum mâ lem tekûnû ta’lemûn(ta’lemûne).
Fakat eğer (hayatî bir tehlikeden) korkarsanız, o zaman yaya yürürken veya binekte iken (namazınızı kılın). Nihayet emin olduğunuz zaman, (Allah’ı nasıl zikredeceğinizi) siz bilmiyorken size öğrettiği şekilde, artık Allah’ı zikredin.
Allah, vaktinde namaz kılın diyor. Tamam, ezan okunur okunmaz kılınması gerekiyor ama şartlar el vermiyorsa, herhangi bir sebeple çalışmak durumundaysa ama ikindi namazı vaktine yarım saat kala veya 10 dakika kala, zamanı müsait oluyorsa kişinin ne yapacak? Doğrusu ne? Doğrusu zamanında kılınması ama herhangi bir sebeple ezan okununca hemen kılamadığı namazı kılamaz mı? Kılar, kılınmalıdır. Yani İkindi vaktinin ezanı okunmadığı süre içerisinde o son saniyeler, dakikalarda da öğle namazının farzını kılabilirsiniz, sünnetini de vakit varsa kılabilirsiniz. Çünkü dikkat edin âyet-i kerimeler gayet açık. Bir tehlike, herhangi bir bir durum söz konusuysa yayanken de yürürken de binek halindeyken de namaz kılabilirsiniz.
Öyleyse “namaz kerahatte kılınmaz” olayı onları bağlar, onlar nasıl istiyorlarsa öyle yapsınlar. Öyleyse siz her halükarda namazı kılın inşaallah. Tekrar ediyorum, tabiî en güzel namaz hemen vaktinde kılınan bir namazdır. Ama şartlarınız müsait değilse, henüz ikindi vakti ezanı okunmamış ve son 20 dakika varsa bu süre içinde “namaz kılınmaz” olayı geçerli değildir. Sonraki namaz vakti girmeyinceye kadar namazınızı kılabilirsiniz. Allah razı olsun.