Muhterem Hocam, bir dîn hocası “Allah’a ulaşmak 14 asırdan beri var diyorlar ama biz hiç duymadık. Bu nedenden dolayı Allah’a ulaşmak sonradan uydurulmuş bir bid'attır.” dedi. Bu k

Soru

Muhterem Hocam, bir dîn hocası “Allah’a ulaşmak 14 asırdan beri var diyorlar ama biz hiç duymadık. Bu nedenden dolayı Allah’a ulaşmak sonradan uydurulmuş bir bid'attır.” dedi. Bu konuda ne buyurursunuz?

Cevap

Sevgili kardeşlerim, Nebîler Sultanı Peygamber Efendimiz (S.A.V)’in Kur’ân’la ilgili hadîslerine baktığımız zaman şunu görüyoruz: “Size iki emanet bırakıyorum. Allah’ın Kitabı, Ehli Beytim. Allah’ın kitabı, sünnetim.”

HADÎS-İ ŞERİF

Kaynak: Sünen-i Tirmizî C.5, S.663.

“Sizin aranızda iki paha biçilmez emanet bırakıyorum; onlara sarıldığınız müddetçe asla dalâlete düşmezsiniz; Allah’ın Kitab’ı Kur’ân ve Ehli Beyt’im.”

HADÎS-İ ŞERİF

Kaynak: Sünen-i Tirmizî C.5, S.663

“Size iki emanet bırakıyorum, onlara sarılıp uydukça yolunuzu hiç şaşırmazsınız. O emanetler, Allah’ın Kitab’ı Kur’ân-ı Kerim ve Peygamberi’nin sünnetidir.”

Ve yine Allah Resûl'ü (S.A.V) şöyle buyuruyor: “En hayırlınız Kur’ân-ı Kerim‘i öğrenen ve öğretendir.”

HADÎS-İ ŞERİF

Kaynak: (Buhari, Fezailül Kur’ân 21)

Kaynak: Kitab-ul Burhan Fi Alamet-il Mehdiyy-il Ahir Zaman 57.

Hayrukum men teâlleme elkur’âne ve âllemehu

“Sizin en hayırlınız Kur'ân'ı öğrenen ve öğretendir.”

“Ümmetinin en hayırlısı ve sizin zorluklarınızı gideren VELİNİZ OLAN KİMSEYE KATILINIZ, O MEHDİ’DİR.”

O zaman “Ümmetimin en hayırlısı Mehdi (A.S)’dır.” Allah’a ulaşmayı dilemek, Allah’ın Mehdi (A.S)’a öğretisidir. Ama eğer bu kişi Allah’a ulaşmayı ‘Sonradan uydurulmuş bir bi’dattır.’ diyorsa, o zaman Allah Resûl'ü (S.A.V) Efendimiz şöyle buyuruyor: “Sözün en doğrusu Allah’ın Kitabıdır ve hidayetçilerin en hayırlısı da Nebîler Sultanı Peygamber Efendimiz (S.A.V)’dir.”

HADÎS-İ ŞERİF

Kaynak: Müslim, Cuma-463. İbn Mace, Mukaddime-7

"Sözün en doğrusu Allah’ın Kitab’ıdır. Yolun en faziletlisi Hz. Muhammed Mustafa (S.A.V) Efendimiz'in yoludur. İşlerin en şerrlileri sonradan icat edilen bid’atlardır. Bid’at dalâlettir, dalâletin sonu nar-ı cehennemdir."

Öyleyse bir şeyin bid'at olup olmadığı nereden anlaşılır? Bid'at olup olmadığı Kur’ân-ı Kerim ile karşılaştırılarak anlaşılır.

Bid'at nedir? Kur’ân’da yer almayan, sonradan dine sokulan zanlardır.

Bid'at nedir? Kur’ân’da yer almasına rağmen din tatbikâtından çıkartılanlardır.

Şimdi beraberce bakalım. Allah’a ulaşmayı dilemek, Kur’ân-ı Kerim’de var mı? Zıtlarıyla birlikte tam 14 âyet-i kerimede geçiyor.

ALLAH’A ULAŞMAYI DİLEMEYENLER – GAYY YOLUNDA

1. YÛNUS-7 …Onlar, Bize ulaşmayı dilemezler. Onlar âyetlerimizden gafil olanlardır…

2. YÛNUS-11…Bize ulaşmayı dilemeyen kimseleri, isyanları içinde şaşkın bırakırız.

RA’D – 27 …Allah, dilediği kimseyi dalâlette bırakır…

3. YÛNUS-15 Bize ulaşmayı dilemeyen kimseler şöyle dedi: “Bize bundan başka bir Kur’ân getir…”

4. YÛNUS-45 …Allah’a mülâkî olmayı yalanlayanlar, hüsrandadır…

EN’ÂM – 31 Allah’a mülâkî olmayı yalanlayan kimseler hüsrana düştüler…

5. FURKÂN-21 Ve Bize mülâkî olmayı dilemeyenler:…nefslerinde kibirlendiler…

6. RÛM-8 …İnsanların çoğu, Rablerine mülâkî olmayı inkâr edenlerdir.

7. SECDE-10 …Onlar, Rablerine mülâkî olmayı inkâr edenlerdir.

FUSSİLET – 54 Onlar gerçekten Rablerine mülâkî olacaklarından şüphe içindeler…

ALLAH’A ULAŞMAYI DİLEMEYENLER İÇİN MÜRŞİD YOK, TARÎK-İ CEHİMDE, SIRAT-I CEHİMDE

1. ARÂF – 186 Allah kimi dalâlette bırakırsa, artık onun için bir hidayetçi yoktur…”

2. RA’D – 27 De ki: “Muhakkak ki Allah, dilediği kimseyi dalâlette bırakır ve O’na yönelen kimseyi Kendisine ulaştırır.”

RA’D – 33 …Allah, kimi dalâlette bırakırsa artık onun için bir hidayetçi (mehdi) yoktur.

3. KEHF – 17 …Allah, kimi dalâlette bırakırsa artık onun için veli mürşid bulunmaz.

4. ZUMER – 23… Allah, kimi dalâlette bırakırsa, o zaman onun için bir hidayetçi (mehdi) yoktur.

5. ZUMER – 36 …Allah, kimi dalâlette bırakırsa artık onun için hidayetçi yoktur.

6. MU’MİN – 33…Allah kimi dalâlette bırakırsa, artık onun için koruyucu yoktur.

7. ŞÛRÂ – 44 Ve Allah kimi dalâlette bırakırsa, o takdirde onun için, bundan sonra bir velî (dost) yoktur…

Kur’ân-ı Kerim’de 7 âyet-i kerimede yaşarken Allah’a ulaşmayı dilemeyenleri, inkâr edenleri, yalanlayanları görüyoruz burada:

Yûnus 7: Bize ulaşmayı dilemeyenler.

Yûnus 45 : Ulaşmayı dilemeyen kimseler, mülâki olmayı yalanlayanlar hüsrandadır.

Furkân 21: Mülâki olmayı dilemeyenler kibirlenenlerdir.

Rûm 8 , Secde 10: Mülâki olmayı inkâr edenler.

Fussilet 54: Şüphe edenler.

Buradan “Biz duymadık” diyemez. “Allah’a ulaşmak sonradan uydurulmuş bir bid'attır” diyemez. Bu Kur’ân-ı Kerim’in hakikâtidir.

Ve kim Allah’a ulaşmayı dilemezse 7 âyet gereğince o dalâlette kalandır.

İşte A'râf 186: "Allah kimi dalâlette bırakırsa onun için bir hidayetçi yoktur." Allahû Tealâ kimi dalâlette bırakıyor? Allah’a ulaşmayı dilemeyenleri. Ra’d 27: “Muhakkak ki Allah dilediği kimseyi dalâlette bırakır. Ve ulaşmayı dileyenleri de Kendisine ulaştırır.”

Allahû Tealâ kimi dalâlete bırakıyor? Ulaşmayı dilemeyenleri. Ama kim de 7 âyet-i kerime gereğince Allah’a ulaşmayı dilerse, Allahû Tealâ onları mürşidlerine ulaştırıyor.

ALLAH’A ULAŞMAYI (HİDAYETİ) DİLEYEN – ALLAH’I SEVENLER – SEBİLİ REŞAD ÜZERİNDE

1. BAKARA-46 …Rablerine muhakkak mülâkî olacaklarına....yakın derecesinde inanırlar.

BAKARA-156 …"Biz muhakkak ki Allah için (O’na ulaşmak ve teslim olmak için yaratıldık) ve muhakkak O’na döneceğiz (ulaşacağız)” derler.

2. BAKARA-249 …O kendilerinin muhakkak Allah’a mülâkî olacaklarını kesin olarak bilenler…

3. EN’ÂM-154 …onlar, Rablerine mülâkî olacaklarına inanırlar…

4. RA’D-2 …Âyetleri ayrı ayrı açıklar ki; böylece Rabbinize mülâkî olmaya yakîn hasıl edersiniz.

5. KEHF-110 …Kim Rabbine mülâki olmayı dilerse, o zaman sâlih amel (nefs tezkiyesi) yapsın…

6. ANKEBÛT-5 Kim Allah’a mülâkî olmayı dilerse, o taktirde muhakkak ki Allah’ın tayin ettiği zaman mutlaka gelecektir…

7. İNŞİKÂK-6 Ey İnsan! Muhakkak ki sen, Rabbine doğru cehd ile (nefsinle) cihad edersin. Sonunda O’na mülâkî olursun.

ALLAH’A ULAŞMAYI (HİDAYETİ) DİLEYEN – MÜRŞİDE TÂBÎ – TARÎK-İ VE SIRAT-I MÜSTAKİM ÜZERİNDE

1. ÂLİ İMRÂN-31 …Allah’ı seviyorsanız, o taktirde bana tâbî olunuz ki Allah da sizi sevsin…

2. ÂLİ İMRÂN-164 Andolsun ki Allah, mü’minlerin üzerine bir nî'met olmak üzere kendilerinden bir resûl beas eder...

3. MERYEM-43 …bana tâbî ol. Seni, Sıratı Sevîyye’ye hidayet edeyim.

RA’D – 7 …Sen, sadece bir uyarıcısın ve bütün kavimler için hidayetçi vardır.

4. YÂSÎN-21 (Tebliğlerine karşılık) sizden ücret istemeyen (bu) kişilere tâbî olun. Ve onlar, mehdilerdir.”

5. MU’MİN-38 Ve âmenu olan adam şöyle dedi: “Ey kavmim! Bana tâbî olun ki sizi irşad yoluna ulaştırayım.”

6. ZUHRÛF-61 …Sakın şüphe etmeyiniz! Ve bana tâbî olun, işte bu Sırat-ı Müstakîm’dir.

7. CUMA-2 Ümmîler arasında kendilerinden bir resûl beas eden O’dur. Onlara, O’nun (Allah’ın) âyetlerini okur, onları tezkiye eder...

Bize mülâki olacaklarına yakîn hâsıl edenler, Bakara 46.

Allah’a mülâki olacaklarını kesin bilenler, Bakara 249.

Rablerine mülaki olacaklarına inanlar, En’âm 154.

Yakîn hâsıl edenler, Ra’d 2

Rablerine mülâki olmayı dileyenler. Kehf 110.

Allah’a mülâki olmayı dileyenler, Ankebût 5. Ve İnşikak 6.

Allahû Tealâ onları mürşidlerine ulaştırıyor.

Burada ne görüyoruz? Bu kişinin söylediği hem Kur’ân-ı Kerim’in söylediklerine aykırıdır hem de Resûlullah’ın sözlerine aykırıdır. Az evvel ki 4 tane hadîsi devreye alırsak, Kur’ân-ı Kerim’e uymayan herşeyin bid'at olduğunu Allah Resûlü söylüyor. Ne diyor? “Sözün en doğrusu Allah’ın Kitabı'dır ve hidayetçilerin en hayırlısı da Nebîler Sultanı Peygamber Efendimiz (S.A.V)’dir. Geri kalanlar bi’dattır”

Öyleyse Kur’ân-ı Kerim’e uymayan herşey bid'attır. Bu vatandaşın söylediği de aynı şekilde. Dolayısıyla Resûlullah (S.A.V) Efendimiz, herşeyin hakikâtinin Kur’ân olduğunu ve her devirde Devrin İmamı’nın bu Kur’ân’ı bizlere açıkladığını buyuruyor.

Allah’a ulaşma dileği çağımızın alametifarikası, mutluluğun anahtarıdır ve Allah’ın Mehdi (A.S)’a öğretisidir. Kimse buna bid'at diyemez. Bunu söyleyenler aslında bid'at ehlidir.

Yanıtlayan: Dr. Abdulcabbar BoranYayın tarihi: 17 Ağustos 2026Son güncelleme: 2 Ekim 20266 dk okuma1