Muhterem Hocam, bir insan manevî gaflet uykusundan uyanabilmesi için nasıl bir yol izlemelidir?
Soru
Muhterem Hocam, bir insan manevî gaflet uykusundan uyanabilmesi için nasıl bir yol izlemelidir?
Cevap
Başlangıçta herkes uykudadır, gaflet uykusundadır. Çünkü âyetleri bilmiyor. İşte Yûnus 7’de; onlar ulaşmayı dilemezler, dünya hayatından razıdırlar, onunla mutlu olmak isterler, onlar âyetlerden gâfildirler.
10/YÛNUS-7 İnnellezîne lâ yercûne likâenâ ve radû bil hayâtid dunyâ vatmeennû bihâ vellezîne hum an âyâtinâ gâfilûn(gâfilûne). Muhakkak ki onlar, Bize ulaşmayı (hayatta iken ruhlarını Allah’a ulaştırmayı) dilemezler. Dünya hayatından razı olmuşlardır ve onunla doyuma ulaşmışlardır ve onlar âyetlerimizden gâfil olanlardır.
İşte bir insanın manevî gaflet uykusundan uyanabilmesi için mutlaka ona tebliğ yapılır. Allah’ın katından gelen davetçiler, onun Allah’a ulaşmayı dilemesi istikametinde tebliğ ederler. “Ulaşmayı dileyin, bu sizin için cennet müjdesidir. Dilemediğiniz takdirde gideceğiniz yer cehennemdir.” diye resûller, nezirler tebliğe başlıyorlar.
En’âm Suresinin 48. Âyet-i Kerimesi'nde: “Biz resûllerimizi uyarıcılar ve müjdeciler olmaktan başka bir şey için göndermeyiz. Artık kim âmenû olur, Allah’a ulaşmayı dilerse ve ıslah edici amel işlerse, onlara korku yoktur, onlar mahzun olmayacaklardır."
6/ENÂM-48 Ve mâ nursilul murselîne illâ mubeşşirîne ve munzirîn(munzirîne), fe men âmene ve asleha fe lâ havfun aleyhim ve lâ hum yahzenûn(yahzenûne). Biz resûlleri “uyarıcılar ve müjdeleyiciler” olmaktan başka (bir şey için) göndermeyiz. Artık kim âmenû olur (Allah’a ulaşmayı dilerse) ve ıslâh olursa (nefs tezkiyesi ve tasfiyesi yaparsa) artık onlara korku yoktur, onlar mahzun da olmazlar.
Mulk Suresinin 8-9-10. âyet-i kerimelerinde cehennem bekçileri cehenneme girenlere soruyorlar: “Yaşadığınız zaman dilimi içerisinde bugüne ulaşmakta sizi uyaran nezir gelmedi mi?” Onlar da diyor ki: “Geldi ama biz yalanladık. Allah birşey indirmemiştir dedik ve eğer işitseydik ve akletseydik bugün cehennemde olmazdık.”
67/MULK-8 Tekâdu temeyyezu minel gayz(gayzi), kullemâ ulkıye fîhâ fevcun seelehum hazenetuhâ e lem ye’tikum nezîr(nezîrun). (Cehennem) nerede ise öfkesinden çatlayacak gibi olur. Oraya herbir grup atılışında onun (cehennemin) bekçileri onlara: “Size nezir (uyarıcı) gelmedi mi?” diye sordu. 67/MULK-9 Kâlû belâ kad câenâ nezîrun fe kezzebnâ ve kulnâ mâ nezzelallâhu min şey'in entum illâ fî dalâlin kebîr(kebîrin). Onlar (cehenneme atılanlar) dediler ki: “Evet, bize nezir gelmişti. Fakat biz onu yalanladık ve Allah hiçbir şey indirmemiştir, siz ancak büyük bir dalâlet içindesiniz, dedik.” 67/MULK-10 Ve kâlû lev kunnâ nesmeu ev na'kılu mâ kunnâ fî ashâbis saîr(saîri). Ve: “Eğer biz işitmiş veya akıl etmiş olsaydık, alevli ateş halkı arasında olmazdık.” dediler.
Görüyoruz ki mutlaka herkese tebliğ ulaşıyor. Ama tebliğ ulaşmasına rağmen Allah’a ulaşmayı dilemeyen, Allah'a ulaşma dileğini yalanlayan, Allah'a ulaşma dileğini inkâr bu insanlar, amelleri boşa gittiği için hüsranda kalıyorlar ve gittikleri yer cehennem oluyor.
Onun için Resûlullah (S.A.V) Efendimiz: “İnsanlar uykudadırlar, öldükten sonra uyanırlar.” buyuruyor. Gaflet uykusundalar, öldükten sonra uyanıyorlar. Secde Suresinin 12. Âyet-i Kerimesi'nde:
32/SECDE-12 Ve lev terâ izil mucrimûne nâkısû ruûsihim inde rabbihim, rabbenâ ebsarnâ ve semi’nâ ferci’nâ na’mel sâlihan innâ mûkinûn(mûkinûne). Ve keşke mücrimleri, Rab’lerinin huzurunda başlarını eğerek: "Rabbimiz, biz gördük ve işittik. (Bundan sonra) bizi (dünyaya) geri döndür, salih amel yapalım. Muhakkak ki biz, mukinun (yakîn hasıl edenler) olduk." (derken) görseydin.
Ölüm gerçekleşmiş. Peygamber Efendimiz (S.A.V) ne diyor? "İnsanlar uykudadır, öldükten sonra uyanırlar." Yani uykudaki kişi görmüyor, işitmiyor ve bilmiyor ama ölünce perde kalkıyor, görüyor, işitiyor ve "Sâlih amel işleyelim" diye teklifte bulunuyorlar.
Öyleyse bir insanın manevî gaflet uykusundan uyanabilmesi için davet kendisine ulaştığı zaman daveti kabul edip Allah’a ulaşmayı dilemesi ve mürşidine tâbi olarak ıslah edici amellere başlaması gerekir.
Hadîs-i Şerifte ne diyordu? Yedi unutturan şey gelmeden önce salih amel işleyin:
HADÎS-İ ŞERİF Kaynak: Tirmizî, Zühd, 3. "Yedi şey gelmeden önce (salih) ameller işlemede acele edin! Ne bekliyorsunuz? herşeyi unutturan yoksulluğu mu, azdırıp saptıran zenginliği mi, sıhhati bozan hastalığı mı, bunaklaştıran ihtiyarlığı mı, ansızın geliveren ölümü mü, beklenenlerin en şerlisi olan Deccâl’i mi? Yoksa kıyameti mi? Ki kıyamet (hepsinden) daha dehşetli ve daha acıdır."