Muhterem Hocam, bir insanın evliya olmasında zikrin fonksiyonu nedir?

Soru

Muhterem Hocam, bir insanın evliya olmasında zikrin fonksiyonu nedir?

Cevap

Gerçekten zikir yoksa evliya olmak da mümkün değil. Yani tekâmül basamaklarının hepsi aslında zikirle gerçekleşir. Geri kalan vasıta emirlerle, zikrin dışındaki bu vasıta emirlerle hiç kimse kemâlât basamaklarında ilerleyemez ve Allah'ın biz insanlardan istediği kâmil bir insan olamaz.

İnsanın manevî hayatının tekâmülü zikirledir.

Yûnus 62, 63, 64. Allah'ın velîleri için korku yok, onlar mahzun olmazlar. Onlar takva sahibi olmuşlardır. Onlar için dünyada da ahirette de müjdeler vardır.

10/YÛNUS - 62

E lâ inne evlîyâallâhi lâ havfun aleyhim ve lâ hum yahzenûn(yahzenûne).

Muhakkak ki Allah’ın evliyasına (dostlarına), korku yoktur. Onlar, mahzun olmazlar, öyle değil mi?

10/YÛNUS - 63

Ellezîne âmenû ve kânû yettekûn(yettekûne).

Onlar, âmenûdurlar (ölmeden evvel Allah’a ulaşmayı dileyenlerdir) ve takva sahibi olmuşlardır.

10/YÛNUS - 64

Lehumul buşrâ fîl hayâtid dunyâ ve fîl âhırati, lâ tebdîle li kelimâtillâh(kelimâtillâhi), zâlike huvel fevzul azîm(azîmu).

Onlara, dünya hayatında ve ahirette müjdeler (mutluluklar) vardır. Allah’ın sözü değişmez. İşte O, fevz-ül azîmdir.

Fâtır 18'de ruhun Allah'a seyretmesi, Allah'a ulaşması, nefsin tezkiyesi ile mümkündür. Nefs tezkiyesinin de yegâne vasıtası zikirdir. Zikir yoksa nefs tezkiyesi yoktur.

35/FÂTIR - 18

Ve lâ tezirû vâziretun vizre uhrâ, ve in ted’u muskaletun ilâ himlihâ lâ yuhmel minhu şey’un ve lev kâne zâ kurbâ, innemâ tunzirullezîne yahşevne rabbehum bil gaybi ve ekâmûs salât(salâte), ve men tezekkâ fe innemâ yetezekkâ li nefsihî, ve ilâllâhil masîr(masîru).

Ve yük taşıyan birisi (bir günahkâr) başka birinin yükünü (günahını) yüklenmez. Eğer ağır yüklü kimse, onu (günahlarını) yüklenmeye (başkasını) çağırsa bile ondan hiçbir şey yükletilmez, onun yakını olsa dahi. Sen ancak gaybte Rabbine huşû duyanları ve namazı ikame edenleri uyarırsın. Ve kim tezkiye olursa (nefsini tezkiye ederse), o taktirde bunu sadece kendi nefsi için yapar. Ve dönüş (varış) Allah’adır (Nefs tezkiyesi ile ruh Allah’a döner, ulaşır).

Evliya dediğimiz zaman Allah'ın dostluğunu kazanabilmektir. Evliyalık Allah'a ulaşmayı dilemekle başlayan bir vesiledir. Ruhunu Allah'a ulaştıran herkes Allah'ın velîsi olmak şerefine ermiştir.

Ruhu Allah'a ulaştıran şey nefs tezkiyesi. Zikir, nefs tezkiyesi ve tasfiyesinin anahtarıdır.

İşte 7 kademedeki nefs tezkiyesi: Emmâre, Levvâme, Mülhime, Mutmainne, Râdıye, Mardıye, Tezkiye. Bu 7 kademedeki nefs tezkiyesinin bir tanesi de Mutmainne'dir.

Ve Allahû Tealâ Ra'd 28'de: Onlar âmenû olup kalpleri Allah'ı zikretmekle mutmain olan insanlardır. Kalpler ancak Allah'ın zikriyle mutmain olur.

13/RA'D - 28

Ellezîne âmenû ve tatmainnu kulûbuhum bi zikrillâh(zikrillâhi) e lâ bi zikrillâhi tatmainnul kulûb(kulûbu).

Onlar, âmenûdurlar ve kalpleri, Allah’ı zikretmekle mutmain olmuştur. Kalpler ancak; Allah’ı zikretmekle mutmain olur, öyle değil mi?

Yani nefs tezkiyesinin yegâne anahtarının zikir olduğunu bu âyet kesinlikle bize ispat ediyor.

NEFS TEZKİYESİNİN 7 KADEMESİ

1. NEFS-İ EMMARE: 15 BİN ZİKİR - %7 NUR - 1’e 100 derecat

YÛSUF–53: Ve ben, nefsimi ibra edemem (temize çıkaramam). Muhakkak ki nefs, mutlaka sui olanı emreder. Rabbimin Rahîm esmasıyla tecelli ettiği (nefsler) hariç...

2. NEFS-İ LEVVAME: 17 BİN ZİKİR - %14 NUR - 1’e 200 derecat

KIYÂME–2: Ve hayır, levvame (kınayan) nefse yemin ederim.

3. NEFS-İ MÜLHİME: 19 BİN ZİKİR - %21 NUR - 1’e 300 derecat

ŞEMS–8: Sonra ona (nefse) fücurunu ve takvasını ilham etti.

4. NEFS-İ MUTMAİNNE: 21 BİN ZİKİR - %28 NUR - 1’e 400 derecat

FECR–27: Ey mutmain olan nefs!

5. NEFS-İ RADİYE: 23 BİN ZİKİR - %35 NUR - 1’e 500 derecat

FECR–28: Rabbine dön (Allah’tan) razı olarak ve Allah’ın rızasını kazanmış olarak!

6. NEFS-İ MARDİYYE: 25 BİN ZİKİR - %42 NUR - 1’e 600 derecat

FECR–28: Rabbine dön (Allah’tan) razı olarak ve Allah’ın rızasını kazanmış olarak!

7. NEFS-İ TEZKİYE: 33 BİN ZİKİR - %49 NUR - 1’e 700 derecat

FÂTIR–18: ...Ve kim tezkiye olursa (nefsini tezkiye ederse), o taktirde bunu sadece kendi nefsi için yapar. Ve dönüş (varış) Allah’adır (Nefs tezkiyesi ile ruh Allah’a döner, ulaşır).

Zikirsiz hiç kimse Allah'a ulaşamaz. Daimî zikir, evliyalık mertebesinin hayırlarda yarışanlar safhasına ulaşmanın işaretini, amblemini taşıyor.

Allahû Tealâ hepimizden en zirve noktaya ulaşmamızı istiyor.

İnşaallah Allahû Tealâ Kur’ân-ı Kerim'de zikri de çok zikri de daimî zikri de farz kılmış. Az zikir ruhun Allah'a ulaşmasını, çok zikir fizik vücudun Allah'a teslimini, daimî zikir ise nefsin Allah'a teslimini içeriyor. Allah razı olsun.

Yanıtlayan: Dr. Abdulcabbar BoranYayın tarihi: 24 Ekim 2026Son güncelleme: 24 Ekim 20264 dk okuma2