Muhterem Hocam, bir insanın hayatı boyunca Allah’a davet edilmeme ihtimali var mıdır?

Soru

Muhterem Hocam, bir insanın hayatı boyunca Allah’a davet edilmeme ihtimali var mıdır?

Cevap

Hayır. Âli İmrân Suresi’nin 104. âyet-i kerimesinde buyuruyor ki:

3/ÂLİ İMRÂN-104 Veltekun minkum ummetun yed’ûne ilel hayri ve ye’murûne bil ma’rûfi ve yenhevne anil munker(munkeri), ve ulâike humul muflihûn(muflihûne).

Sizin içinizden hayra davet eden (mürşidlerden) bir cemaat olsun ve mârufla emretsin, ve münkerden nehyetsin (men etsin). İşte onlar, onlar felâha erenlerdir.

İçinizden bir ümmet olsun. Hayra davet etsin. Allah’a davet etsin. Ve mârufla emretsin, münkerden nehyetsin (men etsin). Onlar felâha erenlerdir.

Mü’minûn Suresi’nin 73. âyet-i kerimesinde:

23/MUMİNÛN-73 Ve inneke le ted’ûhum ilâ sırâtın mustakîm(mustakîmin).

Ve muhakkak ki; sen, mutlaka onları Sıratı Mustakîm’e davet ediyorsun.

"Sen Sıratı Mustakî'e davet ediyorsun." Sıratı Mustakîm ne? En’âm 87-88’de:

ENÂM-87 Ve min âbâihim ve zurriyyâtihim ve ihvânihim, vectebeynâhum ve hedeynâhum ilâ sırâtın mustekîm(mustekîmin).

Ve onların babalarından, zürriyetlerinden (nesillerinden) ve kardeşlerinden onları seçtik. Ve onları Sıratı Mustakîm’e (Allah’a ruhu ulaştıran yola) hidayet ettik (ulaştırdık).

ENÂM-88 Zâlike hudallâhi yehdî bihî men yeşâu min ibâdihî, ve lev eşrakû le habita anhum mâ kânû ya’melûn(ya’melûne).

İşte bu Allah’ın hidayetidir. Kullarından dilediğini onunla hidayete erdirir. Ve eğer şirk koşsalardı, elbette yapmış oldukları şeyler heba olurdu (boşa giderdi).

Mulk Suresi’nin 8, 9, 10. âyet-i kerimelerinde:

MULK-8 Tekâdu temeyyezu minel gayz(gayzi), kullemâ ulkıye fîhâ fevcun seelehum hazenetuhâ e lem ye’tikum nezîr(nezîrun).

(Cehennem) nerede ise öfkesinden çatlayacak gibi olur. Oraya herbir grup atılışında onun (cehennemin) bekçileri onlara: “Size nezir (uyarıcı) gelmedi mi?” diye sordu.

MULK-9 Kâlû belâ kad câenâ nezîrun fe kezzebnâ ve kulnâ mâ nezzelallâhu min şey’in entum illâ fî dalâlin kebîr(kebîrin).

Onlar (cehenneme atılanlar) dediler ki: “Evet, bize nezir gelmişti. Fakat biz onu yalanladık ve Allah hiçbir şey indirmemiştir, siz ancak büyük bir dalâlet içindesiniz, dedik.”

MULK-10 Ve kâlû lev kunnâ nesmeu ev na’kılu mâ kunnâ fî ashâbis saîr(saîri).

Ve: “Eğer biz işitmiş veya akıl etmiş olsaydık, alevli ateş halkı arasında olmazdık.” dediler.

Cehennemlikler cehennemin kapılarından girdiklerinde cehennem bekçileri sual soruyorlar:

E lem ye’tikum nezîr? Size nezirler, uyarıcılar gelmedi mi? Duyduk duymayın demeyin kalpten ulaşmayı dileyin.dilemezseniz gideceğiniz yer cehennemdir.’ demediler mi?”

Onlar da: “İtiraf ediyoruz.” dediler. O zaman azap sözü, daha doğrusu cehennemde itiraf ediyorlar:

Lev kunnâ nesmeu ev na’kılu, işitseydik ve akletseydik bugün cehennemde olmazdık.

Her devirde, her kavmin içerisinde ardı arkası kesilmeksizin velî resûller var. Hayata getirilen bütün insanlar mutlaka ya Allah’ın cehennemine ya da cennetine gireceğine göre, dışarıda hiç kimse kalmayacağına göre Allahû Tealâ: “Biz resûl göndermedikçe hiçbir kavme azap etmeyiz.” İsra 15. Dediğine göre olay kesindir. Ne kadar topluluk varsa hepsine Allahû Tealâ resûllerini göndermiştir. Kıyamete kadar da Allah’ın resûlleri insanları Allah’a davet edeceklerdir. Aksi söz konusu değil.

Hurafe "Tebliğe muhatap olan insanlar vardır, olmayan insanlar vardır.” Hayır, öyle bir şey yok. 14 yaşına kadar vefat eden herkes mutlaka gideceği yer cennettir. Çünkü tebliğe muhatap değildir. Sorumlu değildir. Ama akıl bâliğ olup da tebliğe karşı sorumlu olan insan, tebliğ aldıktan sonra ya Allah’a ulaşmayı dileyecek ya dilemeyecek. Dileyenler Allah’ın cennetine, dilemeyenler de cehenneme gidecekleri kesin.

Bir başka Hurafe "Tebliğe muhatap olan insanlar var, olmayan insanlar var." Herkes tebliğe muhatap olur.

Yanıtlayan: Dr. Abdulcabbar BoranYayın tarihi: 17 Ekim 2026Son güncelleme: 17 Ekim 20263 dk okuma1