Muhterem Hocam, bir kardeşimiz bizi isteyerek ya da istemeyerek üzdüğünde bu üzgünlüğümüzü o kardeşimizle paylaşmalı mıyız?

Soru

Muhterem Hocam, bir kardeşimiz bizi isteyerek ya da istemeyerek üzdüğünde bu üzgünlüğümüzü o kardeşimizle paylaşmalı mıyız?

Cevap

Sevgili kardeşlerim, bizi üzdüğünde gerçekten haksız yere nefsine uyarak bunu yapıyorsa o zaman o derecat kaybediyor. Biz derecat kazanıyoruz. Derecat kazanmak önemli mi? Evet. Ahir saadetimiz neye bağlı? Kazandığımız pozitif derecenin negatif dereceden fazla olmasına bağlı.

Evet, biraz üzülmüşüz ama kesinlikle kazanmışız. Öte yandan bir kişi etrafımızda bize bir fayda veriyor. Yani bizi mutlu ediyor. O derecat kazanıyor, biz bir faydaya ulaşıyoruz. Öyleyse etrafımızdaki insanların hepsi bizi âhiret ve dünya saadetine ulaştıran bir vasıta.

O zaman dünya ve ahiret saadetine ulaşan bir vasıta etrafımızdaki insanlar böyleyse, biz neden her devirde insanların çoğu cehenneme gidiyor? İşte bunları bilmeden, farkına varmadan nefsimize uyuyoruz. Etrafımızdaki insanların hepsi bizim için çalışsa, biz Allah’a ulaşmayı dilemezsek o kazandığımız kendi amellerimizin hepsi boşa gidiyor.

Otomatikman gelen mürşidi de mürşid olarak görmüyoruz, alay ediyoruz. O zaman da onlar sebebiyle kazandığımız pozitif dereceler de heba oluyor ve böylece iflas edenlerden oluyoruz. O zaman o kardeşimizin evvela bizim bu olayda üzülmememiz lazım.

Mutluluğu yaşamamız lazım. Çünkü her olay Allahü Teâlâ tarafından bizi mutlu etmek üzere yaratılmış. Nasıl bizi mutlu ediyor? İşte bizi üzen bir durum, bizi ahiret saadetine ulaştırmak üzere ulaşıyor veya bizi dünya saadetine ulaştırmak üzere olabiliyor. Her ikisi de kesinlikle geçerli. O zaman üzülmeden o kardeşimizin de bir daha o hatayı yapmaması istikametinde onu zikrini artırmak, Allah’a davet etmek istikametinde bir gayretin içinde olmalıyız.

Yanıtlayan: Dr. Abdulcabbar BoranYayın tarihi: 17 Ağustos 2026Son güncelleme: 2 Ekim 20261 dk okuma3