Muhterem Hocam, bir kişinin zulmetten nura çıkabilmesi için Allahû Tealâ'ya ulaşmayı dilemesi ve ardından da mürşide tâbî olması mı gerek? Ardından nereyi kazanır, açıklar mısınız?

Soru

Muhterem Hocam, bir kişinin zulmetten nura çıkabilmesi için Allahû Tealâ'ya ulaşmayı dilemesi ve ardından da mürşide tâbî olması mı gerek? Ardından nereyi kazanır, açıklar mısınız?

Cevap

Evet, bir kişinin zulmetten nura çıkabilmesi buna bağlı. Allahû Tealâ Bakara 257'de açıklıyor: "Allah âmenû olanların dostudur, onları zulmetten nura çıkartır. Ama kâfirler de, onların dostu tagut, onları nurdan zulmete götürür."

2/BAKARA-257 Allâhu velîyyullezîne âmenû, yuhricuhum minez zulumâti ilân nûr(nûri), vellezîne keferû evliyâuhumut tâgûtu yuhricûnehum minen nûri ilâz zulumât(zulumâti), ulâike ashâbun nâr(nâri), hum fîhâ hâlidûn(hâlidûne).

Allah, âmenû olanların (Allah’a ulaşmayı dileyenlerin) dostudur, onları (onların nefslerinin kalplerini) zulmetten nura çıkarır. Ve kâfirlerin dostları taguttur (onlar, şeytanı dost edinirler, şeytan kimseye dost olmaz), onları (onların nefslerinin kalplerini) nurdan zulmete çıkarırlar. İşte onlar, ateş ehlidir. Onlar, orada ebedî kalacak olanlardır.

Mâide Suresinin 16. âyet-i kerimesinde de Allahû Tealâ buyuruyor: "Allah, rızasına tâbî olan kişiyi O'nunla (Resûl'ü ile) teslim yollarına hidayet eder."

5/MÂİDE-16 Yehdî bihillâhu menittebea rıdvânehu subules selâmi ve yuhricuhum minez zulumâti ilân nûri bi iznihî ve yehdîhim ilâ sırâtın mustakîm(mustakîmin).

Allah (c.c.), rızasına tâbî olan kişiyi onunla (Resûlü ile) teslim yollarına hidayet eder. Kendi izniyle onları karanlıktan aydınlığa (zulmetten nura) çıkarıp Sırât-ı Mustakîm’e hidayet eder (ulaştırır).

Kimdir rızasına tâbî olan? Allah'a ulaşmayı dileyen kişi. "Resûl'ü ile teslim yollarına..." Kimdir bu Resûl? Tâbî olduğumuz teslim yollarına hidayet eder, Kendi izniyle onları karanlıktan aydınlığa (zulmetten nura) çıkartıp Sırât-ı Mustakîm’e hidayet eder. Öyleyse zulmetten nura çıkış her ikisinde de aynı hedefe ulaştırıyor. Allah razı olsun.

Yanıtlayan: Dr. Abdulcabbar BoranYayın tarihi: 17 Ağustos 2026Son güncelleme: 2 Ekim 20261 dk okuma1