Muhterem Hocam, bir misafirimiz ‘Allah’a ulaşmak için ölmeden önce ölümü düşüneceksin.’ dedi. ‘Ölmeden evvel ölmek’ ne demektir?
Soru
Muhterem Hocam, bir misafirimiz ‘Allah’a ulaşmak için ölmeden önce ölümü düşüneceksin.’ dedi. ‘Ölmeden evvel ölmek’ ne demektir?
Cevap
'Ölmeden evvel ölmek' hidayettir. Ruhun o kişi ölmeden evvel Allah’a ulaşmasıdır. Ruhumuz Allah Teâlâ’dan bize verilen bir emanettir. Bu emaneti onun sahibine iade etmemiz üzerimize Allah tarafından 12 kere farz kılınmıştır.
İnsan ruhu Allah’a iki defa döner. Eğer bir insan ruhunu şu dünya hayatını yaşarken, hayattayken Allah’a ulaştırırsa o kişinin ölümü halinde de ruh tekrar gelecek. Azrail (A.S) da bu ruhu tekrar Allah’a geri döndürecektir. Ama bu artık bir insanın serbest iradesiyle gerçekleştireceği bir olgu değildir.
Hadîs-i şerif: “Ey sahâbe, ölmeden evvel ölünüz ki Allah size 10 kat yerine 700 kat ihsanda bulunsun.”
HADÎS-İ ŞERİF
Kaynak: Acluni Keşfu'l Hafa c.2, shf:291 (2669) - 14. Basamak
«MÛTU KABLE EN TEMÛTU»
«qatlaa qabl 'an tamut»
«اقتلی قبل أن تموت»
"Ölmeden evvel ölün, Allah'a dönün ki, (ölmeden önce ruhunuzu Allah'a ulaştırınız ki, teslim ediniz ki) Allah size ondan yedi yüze kadar artan yardımlarda bulunsun."
Gerçekten bugün din tatbikâtından koparılan kavramlardan bir tanesi de hidayettir. Ve Allahû Tealâ Âli İmrân 73, Bakara 120’de hidayetin insan ruhunun dünya hayatında Allah’a ulaşması olduğunu bildiriyor.
ÂLİ İMRÂN-73: Ve lâ tu’minû illâ li men tebia dînekum, kul innel hudâ hudallâhi en yu’tâ ehadun misle mâ ûtîtum ev yuhâccûkum inde rabbikum, kul innel fadla bi yedillâh(yedillâhi), yu’tîhi men yeşâ’(yeşâu), vallâhu vâsiun alîm(alîmun).
Ve (Ehli Kitap): “Sizin dininize tâbî olandan başkasına inanmayın.” (dediler). (Habibim onlara) De ki: “Muhakkak ki hidayet Allah'a ulaşmaktır. (İnsanın ruhunun ölmeden önce Allah'a ulaşmasıdır.) Size verilenin bir benzerinin, bir başkasına verilmesidir.” Yoksa onlar, Rabbiniz'in huzurunda, sizinle çekişiyorlar mı? (Onlara) De ki: “Muhakkak ki fazl Allah'ın elindedir. Onu dilediğine verir.” Ve Allah, Vâsi'dir (ilmi geniştir, herşeyi kapsar), Alîm'dir (en iyi bilendir).
BAKARA-120: Ve len terdâ ankel yahûdu ve len nasârâ hattâ tettebia milletehum kul inne hudâllâhi huvel hudâ ve leinitteba’te ehvâehum ba’dellezî câeke minel ilmi, mâ leke minallâhi min veliyyin ve lâ nasîr(nasîrin).
Ve sen onların dinine tâbî olmadıkça (uymadıkça) ne yahudiler ve ne de hristiyanlar senden asla razı olmazlar. De ki: “Muhakkak ki Allah'a ulaşmak (Allah'ın kendisine ulaştırması) işte o, hidayettir.” . Sana gelen ilimden sonra eğer gerçekten onların hevalarına uyarsan, senin için Allah'tan bir dost ve bir yardımcı yoktur.
Ama bu din tatbikatından çıkartılmıştır. Ruh emanettir. Ahzâb 72’de ve Nisâ 58’de: “Allahû Tealâ, Allah emanetleri sahibi olan Allah’a iade etmemizi emreder.”
AHZÂB-72: İnnâ aradnel emânete ales semâvâti vel ardı vel cibâli fe ebeyne en yahmilnehâ ve eşfakne minhâ ve hamelehal insân(insânu), innehu kâne zalûmen cehûlâ(cehûlen).
Muhakkak ki Biz, emaneti göklere, arza ve dağlara arz ettik (sunduk, teklif ettik). Onu yüklenmekten çekindiler ve ondan korktular. Ve insan onu yüklendi. Muhakkak ki o (nefs), çok zalimdir, çok cahildir.
NİSÂ-58: İnnallâhe ye’murukum en tueddûl emânâti ilâ ehlihâ ve izâ hakemtum beynen nâsi en tahkumû bil adl(adli), innallâhe niımmâ yeızukum bih(bihî), innallâhe kâne semîan basîrâ(basîran).
Muhakkak ki Allah, emanetleri sahibine teslim etmenizi ve insanlar arasında hakemlik yaptığınız zaman adaletle hükmetmenizi emreder. Muhakkak ki Allah, onunla (bununla) size ne güzel öğüt veriyor. Ve muhakkak ki Allah, en iyi işiten ve en iyi görendir.
Kur’ân-ı Kerîm’in bütününe baktığımız zaman Kur’ân-ı Kerîm’in omurgası hidayettir. 73 âyet-i kerimede Allah Teâlâ hidayeti anlatıyor. 12 kere de farz kılıyor.
ÖLMEDEN ÖNCE RUHUN ALLAH’A ULAŞTIRILMASI 12 DEFA FARZ
(İlk üç âyet-i kerime; NİSÂ-58, MÂİDE-7, EN’ÂM-152 RUHUN, FİZİK VÜCUDUN VE NEFSİN ALLAH’A TESLİMİ.)
1. NİSÂ-58: Muhakkak ki Allah, emanetleri sahibine teslim etmenizi ve insanlar arasında hakemlik yaptığınız zaman adaletle hükmetmenizi emreder....
2. MÂİDE-7: Allah’ın, sizin üzerinizdeki nimetini ve: “İşittik ve itaat ettik” dediğiniz zaman, onunla sizi bağladığı misâkınızı hatırlayın...
3. EN’ÂM-152: ...Allah’ın ahdini yerine getirin (ifa edin). Böylece tezekkür edersiniz diye, (Allah) işte böyle, size onunla vasiyet (emir) etti.
4. YÛNUS-25: Ve Allah, teslim (selâm) yurduna davet eder ve (teslim yurduna, Zat'ına ulaştırmayı) dilediği kimseyi, Sıratı Mustakîm'e ulaştırır.
5. RA’D-21: Ve onlar Allah’ın (ölümden evvel), Allah’a ulaştırılmasını emrettiği şeyi (ruhlarını), O’na (Allah’a) ulaştırırlar...
6. 30/RÛM-31 O’na (Allah’a) yönelin (Allah’a ulaşmayı dileyin) ve O'na karşı takva sahibi olun. Ve namazı ikame edin (namaz kılın)…
7. LOKMÂN-15: ... Bana yönelenlerin (ruhunu Allah'a ulaştırmayı dileyenlerin) yoluna tâbî ol. Sonra dönüşünüz Banadır...
8. ZUMER-54: Ve Rabbinize (Allah’a) yönelin! Ve size azap gelmeden önce O’na (Allah’a) teslim olun. (Yoksa) sonra yardım olunmazsınız.
9. ŞÛRÂ-47: Rabbinize icabet edin, Allah tarafından geri döndürülmeyecek olan günün gelmesinden önce. İzin günü, sizin için bir sığınak yoktur...
10. ZÂRİYÂT-50: Öyleyse Allah’a firar edin (kaçın ve sığının). Muhakkak ki ben, sizin için O’ndan (Allah tarafından gönderilmiş) apaçık bir nezirim.
11. MUZZEMMİL-8: Ve Rabbinin İsmi'ni zikret ve herşeyden kesilerek O’na ulaş.
12. FECR-28: Rabbine dön (Allah’tan) razı olarak ve Allah’ın rızasını kazanmış olarak!
HADÎS-İ ŞERİF: “Ölmeden evvel ölün, Allah’a dönün ki; (ölmeden önce ruhunuzu Allah’a ulaştırınız ki, teslim ediniz ki) Allah size 10'dan 700'e kadar artan yardımlarda bulunsun.”
Kaynak: Acluni keşfü’l hafa c2.shf 291 (2669) - 14.Basamak
Ruhun dünya hayatında Allah’a ulaşmasının farziyetini bize söylüyor. Ve bütün kutsal kitaplarda hidayetin farz olduğunu, dinin temelinin hidayet olduğunu, ruhun dünya hayatında Allah’a ulaşması olduğunu görüyoruz. O yoksa din yoktur. Allah razı olsun.