Muhterem Hocam, bir misafirimiz Allah’a ulaşmak konusunda, “Niyetimiz neyse akıbetimiz o olur. Biz istersek niye Rabbimiz bize vermesin?” dedi. Allah’a ulaşmak bizim niyetimize par

Soru

Muhterem Hocam, bir misafirimiz Allah’a ulaşmak konusunda, “Niyetimiz neyse akıbetimiz o olur. Biz istersek niye Rabbimiz bize vermesin?” dedi. Allah’a ulaşmak bizim niyetimize paralel bir şey midir?

Cevap

Evet, Allah’a ulaşmayı kalben dilemek bir niyettir, hedef tespitidir ve Allahû Tealâ bütün insanları Kendi Zat’ına davet ediyor.

Ruhun iki şekilde Allah’a ulaştığını biliyoruz. Kur’ân âyetleri bunu söylüyor.

1. Ölümle ruhun Allah’a ulaşması. Bu kaderdir.

2. Hayattayken ruhun Allah’a ulaşması. Bu da kişinin kendi serbest iradesiyle Allah’a ulaşmayı dilemesiyle gerçekleşir.

BAKARA-46: Ellezîne yezunnûne ennehum mulâkû rabbihim ve ennehum ileyhi râciûn(râciûne).

Onlar (o huşû sahipleri) ki, Rab'lerine (dünya hayatında) muhakkak mülâki olacaklarına ve (sonunda ölümle) O'na döneceklerine yakîn derecesinde inanırlar.

Öyleyse Allah’ın Zat’ından bize üfürülen ruh bir emanettir ve ölümle ve hayattayken iki şekilde Allah’a ulaşır.

Şûrâ 13’te: “Allah dilediğini seçer ve seçtiklerinden kim O’na yönelirse Allah onun ruhunu kendisine ulaştırır.”

ŞÛRA – 13 … allâhu yectebî ileyhi men yeşâu ve yehdî ileyhi men yunîb(yunîbu).

…Allah, dilediğini Kendisine seçer ve O’na yöneleni, Kendisine ulaştırır (ruhunu hayatta iken Kendisine ulaştırır).

RA’D - 27 ...kul innallâhe yudillu men yeşâu ve yehdî ileyhi men enâb(enâbe).

...Muhakkak ki Allah, dilediği kimseyi dalâlette bırakır ve O’na yönelen kimseyi Kendine ulaştırır (hidayete erdirir).

Ama seçilmiş olmasına rağmen Allah’a ulaşmayı dilemezse, dünya hayatıyla meşgul olursa o zaman da Allahû Tealâ: “O âyetlerden gafildir ve yaptığı ameller de boşa gidiyor, gideceği yer cehennem oluyor.” diyor.

Kehf sûresinin 103, 104, 105. âyet-i kerimesinde: “Amelleri bakımından hüsrana düşenleri size haber vereyim mi? Onlar çok güzel amel yaptıklarını sanırlar ama amelleri boşa gitmiştir.”

KEHF-103: Kul hel nunebbiukum bil ahserîne a’mâlâ(a’mâlen).

De ki: “Ameller açısından en çok hüsrana uğrayanları size haber vereyim mi?”

KEHF-104: Ellezîne dalle sa’yuhum fîl hayâtid dunyâ ve hum yahsebûne ennehum yuhsinûne sun’â(sun’an).

Onlar, dünya hayatında amelleri (çalışmaları) sapmış (kaybettikleri dereceler, kazandıkları derecelerden daha fazla) olanlardır. Ve onlar, güzel ameller işlediklerini zannediyorlar.

KEHF-105: Ulâikellezîne keferû bi âyâti rabbihim ve likâihî fe habitat a’mâluhum fe lâ nukîmu lehum yevmel kıyameti veznâ(veznen).

İşte onlar, Rab'lerinin âyetlerini ve O'na mülâki olmayı (ölmeden evvel ruhun Allah'a ulaşmasını) inkâr ettiler. Böylece onların amelleri heba oldu (boşa gitti). Artık onlar için kıyâmet günü mizan tutmayız.

Sebebi ne? Allah’ın âyetlerini ve likâullâhı inkâr etmeleri. Allahû Tealâ Kur’ân-ı Kerim’de 7 âyet-i kerimede Allah’a ulaşmayı dilemeyenlerin dalâlette kalacağı ve gideceği yerin cehennem olduğu buyuruyor.

ALLAH’A ULAŞMAYI DİLEMEYENLER – GAYY YOLUNDA

1. YÛNUS-7 …Onlar, Bize ulaşmayı dilemezler. Onlar âyetlerimizden gâfil olanlardır. …

2. YÛNUS-11 …Bize ulaşmayı dilemeyen kimseleri, isyanları içinde şaşkın bırakırız.

RA’D-27 …Allah, dilediği kimseyi dalâlette bırakır. …

3. YÛNUS-15 Bize ulaşmayı dilemeyen kimseler şöyle dedi: “Bize bundan başka bir Kur’ân getir. …

4. YÛNUS-45 …Allah’a mülâki olmayı yalanlayanlar, hüsrandadır. …

EN’ÂM-31 Allah’a mülâki olmayı yalanlayan kimseler hüsrana düştüler. …

5. FURKÂN-21 Ve Bize mülâki olmayı dilemeyenler:…nefslerinde kibirlendiler. …

6. RÛM-8 …İnsanların çoğu, Rab’lerine mülâki olmayı inkâr edenlerdir.

7. SECDE-10 …Onlar, Rab’lerine mülâki olmayı inkâr edenlerdir.

FUSSİLET-54 Onlar gerçekten Rab’lerine mülâki olacaklarından şüphe içindeler. …

ALLAH’A ULAŞMAYI DİLEMEYENLER İÇİN MÜRŞİD YOK, TARÎKİ CEHÎMDE, SIRATI CEHÎMDE

1. ARÂF-186 Allah kimi dalâlette bırakırsa, artık onun için bir hidayetçi yoktur. …

2. RA’D-27 De ki: “Muhakkak ki Allah, dilediği kimseyi dalâlette bırakır ve O’na yönelen kimseyi Kendisine ulaştırır.”

RA’D-33 …Allah, kimi dalâlette bırakırsa artık onun için bir hidayetçi (mehdi) yoktur.

3. KEHF-17 …Allah, kimi dalâlette bırakırsa artık onun için velî mürşid bulunmaz.

4. ZUMER-23 … Allah, kimi dalâlette bırakırsa, o zaman onun için bir hidayetçi (mehdi) yoktur.

5. ZUMER-36 …Allah, kimi dalâlette bırakırsa artık onun için hidayetçi yoktur.

6. MU’MİN-33 …Allah kimi dalâlette bırakırsa, artık onun için bir hidayetçi yoktur.

7. ŞÛRÂ-44 Ve Allah kimi dalâlette bırakırsa, o takdirde onun için, bundan sonra bir velî (dost) yoktur.

Ama 7 âyet-i kerimede Allah’a ulaşmayı kalben dileyenlerin hidayette, Allah’ın tayin ettiği mürşide ulaşacağı ve O’nunla Allahû Tealâ onların ruhunu Kendisi’ne ulaştıracağını garanti ediyor.

ALLAH’A ULAŞMAYI (HİDAYETİ) DİLEYEN – ALLAH’I SEVENLER – SEBÎLİ REŞAD ÜZERİNDE

1. BAKARA-46 …Rab’lerine muhakkak mülâki olacaklarına....yakîn derecesinde inanırlar.

BAKARA-156 …"Biz muhakkak ki Allah içiniz (O’na ulaşmak ve teslim olmak için yaratıldık) ve muhakkak O’na döneceğiz (ulaşacağız)” derler.

2. BAKARA-249 …O kendilerinin muhakkak Allah’a mülâki olacaklarını kesin olarak bilenler…

3. EN’ÂM-154 …onlar, Rab’lerine mülâki olacaklarına inanırlar…

4. RA’D-2 …Âyetleri ayrı ayrı açıklar ki; böylece Rabbinize mülâki olmaya yakîn hasıl edersiniz.

5. KEHF-110 …Kim Rabbine mülâki olmayı dilerse, o zaman salih amel (nefs tezkiyesi) yapsın…

6. ANKEBÛT-5 Kim Allah’a mülâki olmayı dilerse, o taktirde muhakkak ki Allah’ın tayin ettiği zaman mutlaka gelecektir…

7. İNŞİKAK-6 Ey İnsan! Muhakkak ki sen, Rabbine doğru cehd ile (nefsinle) cihad edersin. Sonunda O’na mülâki olursun.

ALLAH’A ULAŞMAYI (HİDAYETİ) DİLEYEN – MÜRŞİDE TÂBÎ – TARÎKİ VE SIRATI MUSTAKÎM ÜZERİNDE

1. ÂLİ İMRÂN-31 …Allah’ı seviyorsanız, o taktirde bana tâbî olunuz ki Allah da sizi sevsin…

2. ÂLİ İMRÂN-164 Andolsun ki Allah, mü’minlerin üzerine bir nî'met olmak üzere kendilerinden bir resûl beas eder...

3. MERYEM-43 …bana tâbî ol. Seni, Sıratı Seviye’ye hidayet edeyim.

RA’D-7 …Sen, sadece bir uyarıcısın ve bütün kavimler için hidayetçi vardır.

4. YÂSÎN-21 (Tebliğlerine karşılık) sizden ücret istemeyen (bu) kişilere tâbî olun. Ve onlar, mehdilerdir.

5. MU’MİN-38 Ve âmenû olan adam şöyle dedi: “Ey kavmim! Bana tâbî olun ki sizi irşad yoluna ulaştırayım.”

6. ZUHRÛF-61 …Sakın şüphe etmeyiniz! Ve bana tâbî olun, işte bu Sıratı Müstakîm’dir.

7. CUMA-2 Ümmîler arasında kendilerinden bir resûl beas eden O’dur. Onlara, O’nun (Allah’ın) âyetlerini okur, onları tezkiye eder....

Öyleyse daveti kabul etmeyen herkes dalâlette kalır. Dalâlette olanların 10 âyet gelince gideceği yer cehennem. Hâlbuki bütün insanları Allahû Tealâ cennetine almak, onları hem bu dünyada hem ahirette mutlu kılmak istiyor.

Allah ile olan ilişkilerimizde bütün güzellikleri yaşamak bizim talebimize bağlıdır. Bu talep bizim Allah’a ulaşmayı talep etmemizdir. Niyet İslâm’da amelden üstündür. Bir niyetin sahibi olan kişi, “Yâ Rabbim, ben Sana ulaşmayı istiyorum.” diyen kişi, kalpten talebin sahibi ise Allah bu talebi mutlaka işletir, bilir ve görür. Eğer ona ömür vermişse o kişinin ruhunu mutlaka Kendisi’ne, o kişi hayattayken ulaştırır ve sanki kendisi ulaştırmış gibi de onu mükâfatlandırır.

Hadîs-i Şerif, (hiç unutmayalım): “İslâm’da niyet amelden üstündür.” Allah razı olsun.

Yanıtlayan: Dr. Abdulcabbar BoranYayın tarihi: 20 Ekim 2026Son güncelleme: 20 Ekim 20266 dk okuma0