Muhterem Hocam, bir misafirimiz "Devamlı izlendiğinin farkında olarak yaşar. Bu sorumlulukla hareket etmesine yardımcı olur." dedi. Zikir Allah’ın varlığını hatırlamak mıdır?

Soru

Muhterem Hocam, bir misafirimiz "Devamlı izlendiğinin farkında olarak yaşar. Bu sorumlulukla hareket etmesine yardımcı olur." dedi. Zikir Allah’ın varlığını hatırlamak mıdır?

Cevap

Müzzemmil Suresi’nin 8. âyet-i kerimesinde:

73/MUZZEMMİL-8 Vezkurisme rabbike ve tebettel ileyhi tebtîlâ(tebtîlen).

Ve Rabbinin İsmi'ni zikret ve herşeyden kesilerek O’na ulaş.

Rabbimizin İsmi Allah. “Allah, Allah, Allah.” diye zikret diyor.

Şimdi bu zikrin “Allah, Allah” demek olduğunu nereden biliyoruz? Gerçekten de İsrâ Suresi’nin 44. âyet-i kerimesinde 7 kat gökler ve yerler, bunlar arasında yaratılan herşey Allah’ın İsmi'ni tesbih ediyor.

17/İsrâ–44: Tusebbihu lehus semâvâtus seb’u vel ardu ve men fîhinn (fîhinne), ve in min şey’in illâ yusebbihu bi hamdihî ve lâkin lâ tefkahûne tesbîhahum, innehu kâne halîmen gafûrâ (gafûren).

7 kat gökler ve yeryüzü ve onlarda bulunanlar, O’nu (Allah’ı) tesbih ederler. O’nu hamd ile tesbih etmeyen bir şey yoktur. Ve fakat onların tesbihlerini siz fıkıh edemezsiniz. Muhakkak ki O; Hakîm’dir, Gafûr’dur (mağfiret edendir).

Tesbih; gayri iradî varlıkların küllî iradenin tesiriyle Allah İsmi'nin tekrarına tesbih ediyor Allahû Tealâ.

Bir ecnebi profesör Müslümanlardan şunu duyuyor: “Biz Müslümanlar herşeyin Allah’ı zikrettiğine inanıyoruz.” Adam da merak ediyor: “Ya, nasıl olur bu?” Kur’ân’ı eline alıyor ve araştırıyor. Diyor ki: “Bu Müslümanların söyledikleri doğruysa o zaman Bakara 26’da bir sivrisineğin de Allah demesi lâzım.”

2/BAKARA-26 İnnallâhe lâ yestahyî en yadribe meselen mâ beûdaten fe mâ fevkahâ fe emmellezîne âmenû fe ya’lemûne ennehul hakku min rabbihim, ve emmellezîne keferû fe yekûlûne mâzâ erâdallâhu bi hâzâ meselâ(meselen), yudıllu bihî kesîran ve yehdî bihî kesîrâ(kesîran) ve mâ yudıllu bihî illel fâsıkîn(fâsıkîne).

Muhakkak ki Allah bir sivrisineği, hatta onun üstünde olanı da misal vermekten çekinmez. Fakat âmenû olanlar (Allah’a ulaşmayı dileyenler), onun Rab’lerinden bir hak olduğunu bilirler. Kâfirler (Allah’a ulaşmayı dilemeyenler) ise: “Allah, bu misalle ne demek istedi?” derler. (Allah) onunla birçoğunu dalâlette bırakır, birçoğunu da onunla hidayete erdirir. Ve onunla fâsıklardan başkasını dalâlette bırakmaz.

Ve sivrisineği laboratuvara koyuyor ve hareketlerini incelemeye başlıyor. Gerçekten bu profesörün yaptığı araştırmada neticede de yüksek frekans altında bir çekimle sivrisineği inceliyor ve düşük frekansta da çekimle sivrisineği inceliyor. Yüksek frekans altında ki çekilen şeyde sivrisineğin devamlı bir teviye Allah İsmi'ni tekrar ettiğini söylüyor.

Ve o zaman Arşimet’in suyun kaldırma kuvvetini keşfettiği gibi o da diyor ki: “Müslümanların kitabı doğru söylüyor. Müslümanların kitabı doğru söylüyor.”

Ve bu ecnebi profesör, eğer o şeye bakacak olursak net olarak görüyoruz. Şimdi en küçük atom hidrojen atomu. Merkezinde bir proton, etrafında 10 üzerine eksi 10 .... bir elektron. Sivrisineğin zikrettiğine o (slaytımızı gösterebilirsek) iki kere Allah'tan enerji alıyor. İki kere enerji veriyor.

Elektronlar; çekirdek etraflarında dönerken her yarım turda bir Allah’ı tesbih ederler. Böylelikle Allah’ın katından 1 çift Nötrüno (Rahmet) denilen enerji parçacığı hızla gelip, Enerjilerini Elektrona aktarırlar. Bu da Elektronun tekrar yarım tur atmasını sağlar, bu işlem yaklaşık saniyede 120 milyon kez gerçekleşir.

Allahû Tealâ’yı yerlerde ve göklerde olan herşey zikreder. Elektronlar yaklaşık saniyede 60 milyon kez döner, 120 milyon kez zikreder ve rahmet alır.

Nedir bu? Elektron bir tam dönüşünde, İsrâ 44'te Allahû Tealâ açıkça onu ispat ediyor, gelen enerji elektrona enerjisini aktarırken otomatikmen bir ses çıkartıyor. Topaçlar var veya düdük diyebiliriz. Düdüğe üflediğiniz zaman nasıl bir ses çıkartıyorsa Allah’ın Katı'ndan gelen enerji elektrona çarpıp enerjisini aktardığı zaman elektron da bir ses çıkartıyor. İşte bu ses kendi lisanıyla Allah İsmi'nin tekrarıdır.

Öyleyse her zerre Allah’ın İsmi'ni tekrar ediyor. Dolayısıyla bizim bahsettiğimiz zikir bu mânâdaki bir zikir. Allah’ı hatırlamak da zikirdir. Evet, zaten zikir hatırlamak mânâsına gelen bir kelimedir. Allahû Tealâ’yı hatırladığımız zaman İsmi'nin tekrarı ile hatırlamamız emrediliyor.

Papağan gibi bu ismi, Allah’ın İsmi'ni tekrarlamamızı Allahû Tealâ emrediyor. Papağanlığı sevmeyenler Allah'ın İsmi’ni zikretmezler ve ne yazık ki yerleri bir kurtuluş yeri olamaz. Allahû Tealâ Ra’d 28’de:

13/RAD-28 Ellezîne âmenû ve tatmainnu kulûbuhum bi zikrillâh(zikrillâhi) e lâ bi zikrillâhi tatmainnul kulûb(kulûbu).

Onlar, âmenûdurlar ve kalpleri, Allah’ı zikretmekle mutmain olmuştur. Kalpler ancak; Allah’ı zikretmekle mutmain olur, öyle değil mi?

Elektronlar çekirdek etrafında dönerler. Her yarım turda bir kere Allah’ı tesbih ederler. Böylelikle Allah’ın katından bir çift nötrino, rahmet denilen enerji parçacığı hızla gelip enerjilerini elektrona aktarırlar. Bu da elektronların tekrar yarım bir tur yapmasını sağlar. Bu işlem yaklaşık saniyede 120 milyon kez gerçekleşir ve herşey Allah’ı tesbih eder.

Yanıtlayan: Dr. Abdulcabbar BoranYayın tarihi: 19 Ekim 2026Son güncelleme: 19 Ekim 20264 dk okuma0