Muhterem Hocam, bir misafirimiz: “Hacet namazı konusunda ben dua ettim, kıldım. Diyorlar ki: ‘Rabbim istedi ve oraya gittin.’ Böyle bir şey var mı?” dedi. Hacet namazı ile gördüğün
Soru
Muhterem Hocam, bir misafirimiz: “Hacet namazı konusunda ben dua ettim, kıldım. Diyorlar ki: ‘Rabbim istedi ve oraya gittin.’ Böyle bir şey var mı?” dedi. Hacet namazı ile gördüğünüz rüya Allah'ın bir yönlendirmesi midir?
Cevap
Siz Allah'tan talep ediyorsunuz. Allahû Tealâ'nın yardımıyla elbette Allah sizi o noktaya yönlendiriyor. Allahû Tealâ evvelâ Kur’ân âyetleriyle bizi Kendisine yönlendiriyor. Ama Allah'a ulaşmayı dileyen, Allah'a yönelen kişiye Allah Rahîm Esmasıyla tecellî ederek onu hedefine Allah ulaştırıyor. Mürşidi Allah gösteriyor. Bakara Suresi'nin 45 ve 46. âyet-i kerimelerinde:
2/BAKARA-45 Vesteînû bis sabri ves salât(salâti), ve innehâ le kebîratun illâ alâl hâşiîn(hâşiîne).
(Allah’tan) sabırla ve namazla istiane (özel yardım) isteyin. Ve muhakkak ki o (hacet namazı ile Allah’a ulaştıracak mürşidini sormak), huşû sahibi olanlardan başkasına elbette ağır gelir.
2/BAKARA-46 Ellezîne yezunnûne ennehum mulâkû rabbihim ve ennehum ileyhi râciûn(râciûne).
Onlar (o huşû sahipleri) ki, Rab’lerine (dünya hayatında) muhakkak mülâki olacaklarına ve (sonunda ölümle) O’na döneceklerine yakîn derecesinde inanırlar.
“Sabır ve namazla Allah'tan yardım isteyin. Zordur ama huşû sahipleri için değil.”
Kimdir huşû sahipleri? Huşû sahipleri, dünya hayatında ruhun iki şekilde Allah'a ulaşacağına inanan kişilerdir. Bir, ölümle ruhun Allah'a ulaşması. Bir de hayattayken ruhun Allah'a ulaşması.
Peygamber Efendimiz (S.A.V) hadîs-i şerifinde: “Şirkli olarak ruhu Allah'a ulaşanlar onlar cehennemliklerdir. Şirksiz olarak ruhu Allah'a ulaşanlar ise onlarda cennetliklerdir.”
HADÎS-İ ŞERİF
Kaynak: Müslim - İman - 151 ravi: Cabir bin Abdullah
"Allah’a şirk koşmadan ona mülâkî olana, cennet vacip olur. Allah’a şirk koşarak mülâkî olana da, cehennem vacip olur."
Öyleyse ruh her hâlükârda Allah'a ulaşır. Birisi hayattayken ruhun Allah'a ulaşmasıdır. O, cennetlik olandır. İkincisi ölümle ruhun Allah'a ulaşmasıdır. Ölümle ruhun Allah'a ulaşması hakkında Allahû Tealâ Secde Suresi'nin 29. âyet-i kerimesinde:
32/SECDE-29 Kul yevmel fethi lâ yenfeullezîne keferû îmânuhum ve lâ hum yunzarûn(yunzarûne).
De ki: "Fetih günü, kâfir olanlara (Allah’a ulaşmayı dilemeyenlere) îmânları bir fayda vermez ve onlara süre verilmez."
“O gün kâfirlerin îmânı onlara fayda vermez.” Yani ruhun Allah'a ulaşması îmândır. Ama ölümle gerçekleşiyor. Fakat küfürde "Fetih günü kâfir olanlara, Allah'a ulaşmayı dilemeyenlere îmânları fayda vermez." Fetih günü ruh Allah'a ulaşıyor. Kâfir olanlara, Allah'a ulaşmayı dilemeyenlere îmânları bir fayda vermez.
Meselâ Firavun tam öleceği sırada: “Ben Musa ve Harun'un Rabbine îmân ettim.” dediği zaman Allahû Tealâ: “Treni kaçırdın.” buyuruyor. Onun bu talebi Allah katında o kişiye faydayı sağlamadı, Firavuna.
Rüya ile ilgili âyetlerde 3 çeşit rüyadan bahsediliyor. Peygamber Efendimiz (S.A.V.) birisi müjdeli rüya, birisi şeytanın korkutması olan rüya, bir de nefsin hadisatı olan rüya var.
RÜYA HADÎSLERİ
1. HADİSİ ŞERİF
Resûlullah (S.A.V.) şöyle demişti: “Benden sonra, peygamberlikten sadece mübeşşirat (müjdeciler) kalacaktır!” Yanındakiler sordu: “Mübeşşirat da nedir?” “Salih rüyadır!” diye cevap verdi.
Bkz. Buharî, Tabir 5; Muvatta, Rüya 3,(2, 957); Ebu Davud, Edeb 96
2. HADİSİ ŞERİF
“Müminin rüyası, nübüvvetin kırk altı cüzünden bir cüzdür.”
Bkz. Buharî, Tabir 4; Muvatta, 1, (2,956)
3. HADİSİ ŞERİF
“Rüya üçtür. Biri salih rüya olup Allah'tan müjdedir, ikincisi şeytanın verdiği üzüntüdür, üçüncüsü kişinin kendi kendine konuşmasıdır.”
Bkz. Buharî, Tabir, 26; Müslim, Rüya, 6.
Hacet namazıyla sorulan. Allah'ın gösterdiği ise müjdeli bir rüyadır. Eğer kişi Allah'a ulaşmayı dilediyse şeytanın buna karışması mümkün değil. Hiç kimse kendi mürşidini seçmek hakkının sahibi değildir. Herkesin su içeceği çeşmeyi, mürşidi Allah tayin ediyor. En yakınınızda bir mürşid vardır. Allahû Tealâ onu sizin için uygun görmemiştir. Başka bir yerden başka bir mürşidi uygun görmüş olabilir. O zaman mutlaka hacet namazıyla bunu Allah'tan sormanız, Allah'ın size gösterdiği mürşide ulaşıp tâbî olmanız gereklidir.
Allahû Tealâ mutlaka: “Mürşidinizi benden sorun.” diyor. “Size ait olan mürşidi Ben seçeceğim.” Bundan sonra mutlaka mürşidimize ulaşmamız lâzım. Önünde diz çöküp tövbe etmemiz gerekiyor.