Muhterem Hocam, bir misafirimiz: “Mürşidlerin bize elçi olarak gönderildiğine inanıyorum.” dedi. Mürşidler insanlara hangi konuda elçilik yaparlar?

Soru

Muhterem Hocam, bir misafirimiz: “Mürşidlerin bize elçi olarak gönderildiğine inanıyorum.” dedi. Mürşidler insanlara hangi konuda elçilik yaparlar?

Cevap

"İnsanla Allah arasında, insanların işini görmeleri için Allahû Tealâ resûller tayin ediyor. En'âm 48. âyet-i kerimesinde:

8/ENFÂL-48 Ve iz zeyyene lehumuş şeytânu a'mâlehum ve kâle lâ gâlibe lekumul yevme minen nâsi ve innî cârun lekum, fe lemmâ terâetil fietâni nekesa alâ akibeyhi ve kâle innî berîun minkum innî erâ mâ lâ terevne innî ehâfullâh (ehâfullâhe), vallâhu şedîdul ıkâb(ıkâbi).

Ve şeytan, onlara amellerini süslemişti. Ve şöyle dedi: “Bugün insanlardan size gâlip olacak yoktur. Ve muhakkak ki ben, size müttefikim (yardımcıyım).” Fakat iki toplum, (birbirini) görünce iki topuğu üzerinde arkasına dönüp kaçtı ve “Ben, sizden uzağım. Gerçekten ben, sizin görmediğiniz şeyleri görüyorum. Muhakkak ki ben, Allah’tan korkarım.” dedi. Ve Allah, ikabı (azabı) şiddetli olandır.

“Biz resûllerimizi müjdeleyici ve uyarıcı olarak gönderiyoruz.”

Resûller kimler için müjdeci, kimler için uyarıcıdır? Daveti kabul eden, Allah’a ulaşmayı dileyenler için müjdeci; daveti kabul etmeyen, emirlere isyan edenler için de cehennemle uyarıcı olduklarını Allahû Tealâ açıklıyor bize.

Her devirde bu velî resûllerden bir tanesi mutlaka vekâleten devrin imamıdır. Bu statüde Kur’ân’ın bütün âyetleri bize şu özeti veriyor: Her devirde hidayete erdiren ve hidayete vesile olanlar vardır.

Her devirde devrin imamı hidayete erdirendir. O, Allah’ı temsil ediyor. Diğer bütün velî resûller, velî mürşidler, vekil mürşidlerin hepsi de hidayete vesile olanlardır ve devrin imamını temsil ediyorlar.

HER DEVİRDE HİDAYETE ERDİREN VE VESİLE OLANLAR

1. DEVRİN İMAMLARI

SECDE-24 Ve onlardan, emrimizle hidayete erdiren imamlar kıldık ve sabır sahibi oldukları ve âyetlerimize yakın hasıl etmiş oldukları için.

2. KAVİM RESULLERİ

NAHL-36 Ve andolsun ki Biz, bütün ümmetlerin (milletlerin, kavimlerin) içinde resûl beas ettik (hayata getirdik, vazifeli kıldık).

3. VELİ MÜRŞİDLER

TEVBE-71 Ma'ruf ile emreder ve münkerden nehyederler ve namazı ikâme ederler ve zekâtı verirler. Allah ve O'nun resûlüne itaat ederler.

4. MUHLİSLER (VEKİL MÜRŞİDLER)

HİCR-40 Ancak onlardan muhlis olan kulların müstesna.

5. ULÛL'ELBAB (VEKİL MÜRŞİDLER)

ALİ-İMRAN-7... onların tevilini, kimse bilmez ancak Allah bilir. İlimde derinleşmiş olan rasihun ise derler ki: ""O'na iman ettik, hepsi de Rabbimiz katındandır."" Bunu kimse tezekkür edemez ancak ulûl'elbab tezekkür edebilir.

6. MUHSİNLER (VEKİL MÜRŞİDLER)

ALİ-İMRAN-20 Eğer seninle tartışmaya kalkarlarsa, o zaman de ki: ""Ben ve bana tâbi olanlar vechimi (fizik vücudumuzu) Allah'a teslim ettik.""

7. ZAHİTLER (VEKİL MÜRŞİDLER)

CUMA-10 Artık namazı kaza ettiğiniz (kılıp bitirdiğiniz) zaman yeryüzüne yayılın ve Allah'ın fazlından isteyin ve Allah'ı çok zikredin. Umulur ki, böylece siz felâha (kurtuluşa) erersiniz.

Devrin imamı Allah’ı temsil ediyor. Kavim resûlleri, velî mürşidler, muhlisler, ulûl’elbab, muhsinler, zahidler… Hepsi onlar devrin imamını temsil ediyorlar.

Allah’ın istediği bir şey vardır: Bütün insanların mutluluğu. İşte Allah’ın görevlileri de iki görev tahtında vazifelidirler:

1: İnsanların yaptıkları şeyin yanlış olduğunu belirtmek suretiyle ikaz ederler.

2: Ne yapmaları lazım geldiğini anlatırlar ve bunları yaparlarsa mutlaka cennete gireceklerini, dünya hayatında saadete ulaşacaklarını Kur’ân âyetleriyle açıklarlar. Her devirdeki kitapların âyetleriyle bu konuyu kesinlikle açıklarlar.

Tüm kavimlerde kendisi hidayete ermiş olan, başka insanları da hidayete erdiren insanlar mutlaka vardır. Ve hacet namazının kılınması hâlinde Allah’tan mürşid sorulursa, Allah’ın verdiği söz tahtında mutlaka Allah ona mürşidini göstereceğini beyan ediyor.

Resûlullah (S.A.V.) Efendimiz buyuruyor ki: “Benden sonra nübüvvet yoktur, mübeşşirat vardır.” “Ya Resûlallah, mübeşşirat nedir?” “Salih rüyadır.”

İşte nübüvvet sona erdiğine göre, velî resûllük kıyamete kadar devam ettiğine göre, onlardan birisine ulaşabilmek; hacet namazını kılmak suretiyle Allah’ın bize gösterdiği mürşide ulaşmak ve ona tâbî olmak hepimizin üzerine Allahû Teâlâ farz kılınmıştır. Allah razı olsun."

Yanıtlayan: Dr. Abdulcabbar BoranYayın tarihi: 17 Ağustos 2026Son güncelleme: 2 Ekim 20263 dk okuma0