Muhterem Hocam, bir misafirimiz “Ruhlar aç olduğunda insanlar istedikleri kadar bir şeylerle beslensin doymuyorlar.” dedi. İnsanların ruhlarındaki manevî açlık nasıl giderilir?
Soru
Muhterem Hocam, bir misafirimiz “Ruhlar aç olduğunda insanlar istedikleri kadar bir şeylerle beslensin doymuyorlar.” dedi. İnsanların ruhlarındaki manevî açlık nasıl giderilir?
Cevap
Rızkın 1. muhtevasında maddî rızıklar vardır. Tabiî bu fizik bedenin ayakta kalabilmesi, belli ölçüler içerisinde beslenmenize bağlı. Bu beslenme noktasında da ifrat ve tefritten kaçınmak lâzım.
İfrat çok yemek suretiyle kilo almamızı, tefrit eksik beslenmemiz manasına geliyor. İkisi de değil. Belli ölçü içerisinde gıdamızı almak suretiyle ruhun ve nefsin mekânı olan fizik bedeni ayakta tutmak, Allah’ın emirlerini yerine getirmekte de hazır vaziyette bulundurmak.
Gıdamızı teşkil eden ne varsa dünya üzerinde hepsi Allah’ın bizlere ihsan buyurduğu rızıklardır. Ötesinde Allah’ın bir de manevî rızıkları var. Aslında bu rızıklar bizim fizik vücudumuzu beslememiz için ama nefsimizin de gıdası vardır. Zikir yaptığımız zaman Allah’ın katından gelen rahmet, fazl ve salavât da nefsimizin kalbini besleyen rızıklardır. Salavâtla fazl, salavâtla rahmet nurları o kişinin kalbini zûlmetten nûra çıkaracaktır.
Mutluluğumuz nefsin önce tezkiyesi, sonra da tasfiyesine bağlıdır. Bizim bunları mutlaka en üst seviyede yerine getirmemiz, riayet etmemiz lâzım. Yani fizik bedenin gıdaları fizikî rızıklarsa, nefsin manevî gıdası da manevî rızıklardır.