Muhterem Hocam, bir profesör yapmış olduğu televizyon konuşmasında Allah ile kul arasında vasıtanın mevcut olduğunu, fakat bu vasıtanın Kur’ân ve Kur’ân'daki ilim olduğunu belirtiy
Soru
Muhterem Hocam, bir profesör yapmış olduğu televizyon konuşmasında Allah ile kul arasında vasıtanın mevcut olduğunu, fakat bu vasıtanın Kur’ân ve Kur’ân'daki ilim olduğunu belirtiyor. Konuyu açıklar mısınız?
Cevap
Sevgili kardeşlerim, Nebîler Sultanı Peygamber Efendimiz (S.A.V) şöyle buyuruyor: “Size iki emanet veriyorum: Allah'ın Kitabı, sünnetim; Allah'ın Kitabı, Ehl-i Beyt’im.”
Şimdi, daima mürşid var.
HADÎS-İ ŞERİF
Kaynak: Sünen-i Tirmizî C.5, S.663
“Sizin aranızda iki paha biçilmez emanet bırakıyorum; onlara sarıldığınız müddetçe asla dalâlete düşmezsiniz; Allah’ın kitabı Kur’ân ve Ehl-i Beyt’im.”
“Size iki emanet bırakıyorum, onlara sarılıp uydukça yolunuzu hiç şaşırmazsınız. O emanetler, Allah’ın Kitabı Kur’ân-ı Kerim ve Peygamberi’nin sünnetidir.”
“İki paha, biçilmez emanet bırakıyorum; onlara sarıldığınız müddetçe asla dalâlete düşmezsiniz; Allah'ın kitabı Kur’ân-ı Kerim ve Ehl-i Beyt’im, Allah'ın kitabı Kur’ân-ı Kerim ve Peygamberin sünneti.” Peygamberin sünnetini en üst seviyede tatbik eden, yaşayan kim? Ehl-i Beyt.
Öyleyse her zaman Allah'ın kitabı birinci kaynak ve mürşid de ikinci kaynak.
Nitekim Nebîler Sultanı Peygamber Efendimiz (S.A.V)'in 7 tane hadîste, mürşide tâbî olmayı açıklıyor.
7 GRUP HADÎSTE MÜRŞİDE TÂBİİYET
HADÎS-İ ŞERİF 1: “Benden sonra Nebîler gelmeyecek. Nübüvvet Benimle sona ermiştir ama Benden sonra halifeler, imamlar gelecek. Onlara itaat eden, Bana itaat etmiştir. Onlara asi olan, Bana asi olmuştur.”
Kaynak: Sahih Buhari 11. cilt, sayfa 181
HADÎS-İ ŞERİF 2: “Benden sonra Nebî gelmeyecek, âlimler gelecek, halifeler gelecek. Onlara tâbî olan bana tâbî olur, onlara asi olan bana asi olur.”
Kaynak: Sahih Buhari 9. cilt 1409. hadîs
HADÎS-İ ŞERİF 3: “Size ruh verenler gelecek, onları arayıp bulun. Kim zamanın imamına tâbî olmazsa cahiliyet üzere ölür.”
Kaynak: Sahihi Müslim 58, no 1851
“Sahâbem yıldızlar gibidir. Hangisine tâbî olursanız, doğruya erersiniz.”
Kaynak: Feyzu’l-Kadir 4, 76
HADÎS-İ ŞERİF 4: “Benim sünnetime ve benden sonra gelen raşid halifelerin yoluna tâbî olun.”
Kaynak: Ebu Davud, Melahim, 1.
“Her asırda ümmetimden Allah’a itaat ve hayırda yarışanlar bulunacaktır.”
Kaynak: Elbani, Nasuruddin, Silsiletu’l-Ehadîs-es-Sahiha, Beyrut, 1991, V.7
HADÎS-İ ŞERİF 5: “Kim Bana itaat ederse muhakkak ki Allah’a itaat etmiş olur. Kim Bana isyan ederse, Allah’a isyan etmiş olur. Her kim İmamı’na (Kâmil Mürşide veya Devrin İmamı’na) itaat ederse, muhakkak ki Bana itaat etmiş olur. Her kim İmam’a isyan ederse, muhakkak ki Bana isyan etmiş olur.”
Kaynak: İbni Mace 8/2589
HADÎS-İ ŞERİF 6: “Hudeybiye’de ağaç altında biat edenlerden hiç kimse ateşe girmeyecektir.”
Kaynak: Müslim
“Ey insanlar! Hepiniz dalalettesiniz. hidayete erdirildiklerim müstesna. Dileyin ki sizi hidayete erdireyim.”
Kaynak: Riyazussalihin s.137
HADÎS-İ ŞERİF 7: “Muhakkak Allah her yüzyılda (asırda) bir kimse (in) işlerini yenileyen, tazeleyen, başseder. Sizden bir taife halkı Allah’a davette misal olanlar. Bunlar ehli haktır. Bu kimseler din işlerini yeniler, tazeler. Bu Allah’ın dostları, Allahû Tealâ’nın kullarına sevdirilir.”
Kaynak: Ebu Davud
“Şüphesiz ki, Allah her yüzyılın başında bu ümmete dini işlerini yenileyecek bir müceddid gönderecektir.”
Kaynak: Sahih-i Buhari; Müslim; Sünen-Ebu Davud S/100
Tabiî bu, aynı zamanda 7 âyet-i kerimede de mürşide tâbiiyet var. “Allah'a ulaşmayı dileyenlerin, Allah mutlaka mürşidlerine ulaştıracağını” buyuruyor (7 tane âyet-i kerime).
MÜRŞİDE TÂBÎ OLANLAR
1. ÂLİ İMRÂN-31 De ki: “Eğer siz Allah'ı seviyorsanız, o taktirde bana tâbî olunuz ki Allah da sizi sevsin ve sizin günahlarınızı mağfiret etsin (sevaba çevirsin). Ve Allah "Gafur"dur, "Rahîm"dir.”
2. ÂLİ İMRÂN-164 Andolsun ki Allah, mü’minlerin (başlarının) üzerine (devrin imamının ruhu) bir ni’met olmak üzere (onların aralarında, kendi kavminin içinde) kendilerinden bir resûl beas eder. Onlara O’nun (Allah’ın) âyetlerini tilâvet eder, onları tezkiye eder ve onlara kitap ve hikmeti öğretir.…
3. MERYEM-43 Ey babacığım, muhakkak ki bana, sana gelmeyen bir ilim gelmiştir! Öyleyse bana tâbî ol. Seni, Sıratı Seviye’ye (düzgün, seviyeli, Allah’a ulaştıran yola) hidayet edeyim (ulaştırayım).
4. YÂSÎN-21 (Tebliğlerine karşılık) sizden ücret istemeyen (bu) kişilere tâbî olun. Ve onlar, mehdilerdir (hidayete ermiş ve hidayete erdirenlerdir).
5. MU’MİN-38 Ve âmenû olan adam şöyle dedi: "Ey kavmim! Bana tâbî olun ki sizi irşad yoluna ulaştırayım."
6. ZUHRÛF-61 Ve muhakkak ki o, gerçekten o saat (kıyâmetin zamanı) için bir ilimdir (bilgidir). Öyleyse ondan sakın şüphe etmeyin! Ve Bana (Allah'a) tâbî olun! İşte bu, Sıratı Mustakîm'dir.
7. CUMA-2 Ümmîler arasında, kendilerinden bir resûl beas eden (görevlendiren) O’dur. Onlara, O’nun (Allah’ın) âyetlerini okur, onları tezkiye eder (nefslerini temizler), onlara Kitab’ı (Kur’ân-ı Kerim’i) ve hikmeti öğretir.…
Kur’ân âyetleriyle sabit: “Mürşide tâbiiyet”. Ama, Resûlullah (S.A.V)’in hadîsleri ile de "Mürşide tâbiiyet." Yani evet, şu anda âyetler kesin bunu söylüyor; ama âyetlere uyan hadîsler de (7 tane âyet-i kerime).
Öyleyse insanlar böyle diyor, şöyle diyor. Önemli olan Allah ne demiş? Önemli olan Allah'ın Resûl'ü ne demiş? Allah'ın kelâmı Kur’ân-ı Kerim. Rahmân'ın kelâmıdır "Kur’ân-ı Kerim".
Kur’ân-ı Kerim'de Allahû Tealâ mürşide tâbiiyeti farz kılıyor. Vahyin kendisine indiği Nebîler Sultanı Peygamber Efendimiz (S.A.V)'e açıklamış. 7 hadîste de mürşide tâbiiyeti farz kılmış. Hakikat bu iken başka hikâye aramak hikâye, yani olmaz.
Said Nursî hazretleri: “Kur’ân gibi bir mucize-i bâkî varken başka kaynak aramak aklıma zait gelir.” diyor.” diyor.
Kur’ân-ı Kerim asıldır.