Muhterem Hocam, bir sohbetinizde "Zikrinizi ve hizmetinizi artırın" buyurdunuz. Hizmet artışı ne demek, açıklar mısınız?
Soru
Muhterem Hocam, bir sohbetinizde "Zikrinizi ve hizmetinizi artırın" buyurdunuz. Hizmet artışı ne demek, açıklar mısınız?
Cevap
Allah yolunda tebliğdir. Hizmetin iki temel esası vardır. Karşılıksız Allah için olmak yani başkaları için yaşamaktır. Başkaları için yaşamak onları mutlu etmek, tebliğ bunun en güzel örneğidir. Bütün Allah’ın Peygamberleri, Allah’ın resûlleri, Allah’ın mürşidleri hep Allah yolunda Allah için yaşamışlar ve hep hizmet etmişler. Resûlullah (S.A.V) Efendimiz, sahâbeyle birlikte mescidi inşa ederken, Resûlullah'ta ibrikle onlara su dağıtıyor. Gelen bir bedevi grubu: "Bu kavmin Efendisi kimdir" Resûlullah'ın ona cevabı : "Hizmet edendir." Öyleyse eğer biz Efendi olmak istiyorsak mutlaka hizmet etmek lâzım. Allah için olmak başkaları için yaşamaktır. Başkaları için yaşamak onları mutlu etmektir. Zikir Allah’la aramızdaki ilişkinin en büyük vasıtasıdır. Ama arkasından ne geliyor? Allah için olmak, başkaları için yaşamak geliyor. Yedi âyet-i kerimede bu tebliğ de, bu hizmette Allah için olduğumuzu nereden anlıyoruz? Karşılıksız bu hizmeti yaptığımızdan anlıyoruz.
SİZDEN BİR ECİR (ÜCRET) İSTEMEYENLER 1. EN’ÂM-90: İşte onlar, Allah’ın hidayete erdirdiği kimselerdir. Öyleyse onların hidayetine tâbi ol! “Ben, ona karşılık sizden bir ücret istemiyorum … 2. YÛNUS-72: Artık şâyet dönerseniz, sizden bir ücret de istemiyorum. Benim ücretim (varsa) yalnız Allah’a aittir… 3. HÛD-29: Ve ey kavmim! Buna karşılık sizden mal olarak (bir şey) istemiyorum. Eğer ücretim (ecrim) varsa ancak Allah’a aittir… HÛD-51: … sizden bir ecir istemiyorum! Eğer ücretim varsa, ancak beni Yaratan’a aittir. 4. MÜ’MİNUN-72: Yoksa onlardan harc (ücret) mi istiyorsun? Oysa Rabbinin harcı (ücreti) daha hayırlıdır. Ve O, rızıklandıranların en hayırlısıdır. 5. FURKÂN-57: De ki: “Ben sizden onun için (tebliğ için) dileyen kimsenin, Rabbine ulaştıran bir yol edînmesinden başka bir ecir (karşılık) istemiyorum.” 6. ŞUARÂ-127: Ve ona (tebliğime) karşı sizden bir ücret istemiyorum. Benim ücretim sadece âlemlerin Rabbine aittir. 7. SEBE-47: De ki: “Ben sizden bir ecir (ücret) istemedim. Öyleyse o (ecriniz) sizin olsun. Benim ecrim sadece Allah’a aittir.” YÂSİN-21: (Tebliğlerine karşılık) sizden ücret istemeyen kişilere tâbi olun. Ve onlar, mehdilerdir.
Tebliğinde yedi âyette yer alıyor. Hikmetle Allah’ın yoluna davet et. Ücret istemeden tebliğ yapmak ve zorlamadan tebliğ yapmak. Dînde zorlama yok.
2/BAKARA-256 Lâ ikrâhe fîd dîni kad tebeyyener ruşdu minel gayy(gayyi), fe men yekfur bit tâgûti ve yu’min billâhi fe kadistemseke bil urvetil vuskâ, lânfisâme lehâ, vallâhu semîun alîm(alîmun). Dînde zorlama yoktur. irşad yolu (hidayet yolu, Allah’a ulaştıran yol), gayy yolundan (dalâlet yolundan, şeytana, cehenneme ulaştıran yoldan) açıkça (ayrılıp) ortaya çıkmıştır. Artık kim tagutu (şeytanı ve şeytana ulaştıran yolu) inkâr edip de Allah’a îmân ederse (mü’min olur, Allah’a ulaştıran yolu tercih ederse), böylece o, (Allah’tan) kopması mümkün olmayan urvetul vuskaya (sağlam bir kulba, mürşidîn eline) tutunmuştur. Allah Sem’î’dir, Alîm’dir.
Hikmetle davet edeceğiz, güzel söz, yumuşak söz söyleyeceğiz, en güzel olanla mücadele edeceğiz ve başkalarının kutsalına sövmeyeceğiz, zorlamayacağız. Yedi tebliğ âyeti bize bu hizmetin, nasıl yapılması gerektiğini ifade ediyor.