Muhterem Hocam, bir tane arkadaşımız var. Diğer arkadaşımla benim aramda sürekli iftiralar ve laf dolaştırıyor. Bu arkadaşımızla görüşmek istemiyorum ama nasıl davranmalıyım?
Soru
Muhterem Hocam, bir tane arkadaşımız var. Diğer arkadaşımla benim aramda sürekli iftiralar ve laf dolaştırıyor. Bu arkadaşımızla görüşmek istemiyorum ama nasıl davranmalıyım?
Cevap
Sevgili kardeşim, görüşmemek çözüm değil. O iftira ediyor. Tamam. “İftirayı kendi aleyhinizde sanmayın.” Nûr Suresinin 11. âyet-i kerimesinde; iftira atan büyük bir günah yüklenmiş olur. İftiraya maruz kalan çok kazanır.
24/NÛR-11: İnnellezîne câû bil ifki usbetun minkum, lâ tahsebûhu şerren lekum, bel huve hayrun lekum, li kullimriin minhum mâktesebe minel ismi, vellezî tevellâ kibrahu minhum lehu azâbun azîm(azîmun).
Muhakkak ki (Hz. Ayşe hakkında) ifk (iftira) ile gelenler, sizden bir gruptur. Sizin için onun bir şerr olduğunu zannetmeyin. Hayır, o sizin için hayırdır. Onlardan herbirinin günahtan kazandıkları (cezalar) vardır. Ve onun büyüğünü yönetene (uydurup, yayana) büyük azap vardır.
Ama ondan sonraki duruma bakarım. Demek ki iftiradan negatif etkileniyorsun. İşte bütün mesele, başkasının davranışı ne olursa olsun ondan negatif etkilenmemek. Bu da ancak zikrini artırmakla olur. Öyleyse iftiradan etkileniyorsan bunun aynı zamanda ne yapması lâzım? Senin zikrini artırmana sebep olması lâzım. Görüşmemek çözüm değil. Her olay negatif olarak seni etkilese dahi senin için bir hayırdır. Derecat kazanıyorsun. Ama aynı zamanda negatif etkilendiğin için de nefsin o noktadaki zaafını Allah sana gösteriyor. Bunun da ilacı zikir. Zikre başlaman lâzım. Davranış biçiminin bu şekilde olması lâzım. Onunla görüşmemek meseleyi halletmiyor.