Muhterem Hocam, bir yerde ‘Kaderi değiştiren dua’ diye bir duayla karşılaştım. Dua gerçekten kaderi değiştirir mi? Açıklar mısınız?
Soru
Muhterem Hocam, bir yerde ‘Kaderi değiştiren dua’ diye bir duayla karşılaştım. Dua gerçekten kaderi değiştirir mi? Açıklar mısınız?
Cevap
Başlangıç noktasında herkes negatifte sevgili kardeşlerim, yani hüsranda. O hüsranda olan insanlar, hepsi hüsranda ve 7 âyet-i kerime gereğince başlangıçta herkes hüsranda.
BAŞLANGIÇTA HERKES HÜSRANDA
1. BAKARA-27: Onlar (fâsıklar), misaklarından sonra Allah’ın Ahd’ini bozarlar. Ve Allah’ın, O’na (Allah’a) ulaştırılmasını emrettiği şeyi keserler. Ve yeryüzünde fesat çıkarırlar. İşte onlar hüsranda olanlardır.
2. NİSÂ-119: ... Böylece onlar, mutlaka davarların kulaklarını kesecekler ve onlara emredeceğim, öyle ki mutlaka, Allah’ın yarattığını değiştirecekler. Ve kim, Allah’tan başka, şeytanı dost edinirse artık o, apaçık bir hüsranla hüsrana uğramıştır.
3. A’RÂF-9: Ve kimin (sevap) tartıları hafif gelirse, işte onlar, âyetlerimize zulmettiklerinden dolayı nefslerini hüsrana düşürmüş olanlardır.
4. A’RÂF-178: Allah kimi hidayete erdirirse (kendisine ulaştırırsa), artık o hidayete ermiştir.
Ve kim dalâlette bırakılırsa, işte onlar, onlar artık hüsrana uğrayanlardır (nefslerini hüsrana düşürenlerdir).
5. TEVBE-69: ... Ve (dünya metaına) dalanlar gibi siz de daldınız. İşte onlar, onların amelleri heba oldu (boşa gitti). İşte onlar, hüsrana uğrayanlardır.
6. MU’MİN-78: Ve andolsun ki senden önce (de) resûller gönderdik. ... Allah’ın izni olmadan bir resûlün âyet getirmesi olamaz. Artık Allah’ın emri geldiği zaman hak ile hükmedilmiş olur.
Ve bâtılı isteyenler, orada hüsrana uğramışlardır.
7. ASR-2: Muhakkak ki insan, gerçekten hüsrandadır.
İşte Vel Asr Suresi. Hüsranda olanların da 7 âyet gereğince gideceği yer cehennem. Bunu da görebilirsek, hüsranda olanların 7 âyet gereğince gideceği yer cehennem.
DALÂLETTE OLANLARIN GİDECEĞİ YER CEHENNEM
1. NİSÂ-167 Muhakkak ki inkâr edenler ve Allah’ın yolundan alıkoyanlar, uzak bir dalâletle sapmışlardır.
NİSÂ-168 Muhakkak ki inkâr edenleri ve zulmedenleri, Allah mağfiret edecek değildir ve yola hidayet edecek değildir.
NİSÂ-169 Ancak cehennem yoluna (hidayet eder, ulaştırır), onlar orada ebediyyen kalacak olanlardır…
2. A’RÂF-178 Allah kimi hidayete erdirirse artık o hidayete ermiştir. Ve kim dalâlette bırakılırsa, işte onlar, onlar artık hüsrana uğrayanlardır.
MU’MİNÛN-103 Ve kimin mizanı (sevap tartıları) hafif gelirse, işte onlar, nefslerini hüsrana düşürenlerdir. Onlar, cehennemde ebediyyen kalacak olanlardır.
3. A’RÂF-179 Onların kalpleri vardır, onunla fıkıh (idrak) etmezler. Onların gözleri vardır, onunla görmezler. Onların kulakları vardır, onunla işitmezler. Onlar hayvanlar gibidir. Hatta daha çok dalâlettedirler. İşte onlar, onlar gâfillerdir.
4. İSRÂ-97 Ve Allah, kimi (Kendisine) ulaştırırsa, artık o hidayete ermiştir. Ve kimi dalâlette bırakırsa, o taktirde onlar için O’ndan (Allah’tan) başka dostlar bulamazsın. Ve kıyâmet günü onları kör, dilsiz ve sağır olarak yüzüstü (sürünerek) haşrederiz. Onların me’vası cehennemdir. …
5. FURKÂN-34 Cehenneme yüzleri üstü haşredilenler (toplananlar), işte onlar, gideceği mekânı şerli olanlar ve sebîlden sapanlar (dalâlette kalanlar)dır.
6. YÂSÎN-62 Ve andolsun ki sizden birçoklarını dalâlette bıraktı. Hâlâ akıl etmez misiniz?
YÂSÎN-63 Size vaadedilmiş olan cehennem (işte) budur.
7. KAMER-47 Muhakkak ki mücrimler (suçlular), dalâlet ve çılgınlık içindedir.
Cehennemliklerin kader hücresi Siccîn’de. O zaman bu Siccîn’de olan, hüsranda olan insanlara Allah’ın katından tebliğ ulaştığı zaman ki dalâlettedirler başlangıç noktasında, onlar daveti kabul etmeleri hâlinde Siccîn’de olanların kader hücreleri İlliyyîn’de oluyor.
Dalâlette olanların gideceği yer cehennem. Açıkça başlangıçta herkes dalâlette, gideceği yer cehennem.
BAŞLANGIÇTA HERKES DALÂLETTE
1. Bakara-198: … Ve sizi hidayete erdirdiği şekilde siz de O’nu zikredin. Ve siz ondan (hidayetten) önce ise, elbette dalâlette kalanlardandınız.
2. Âli İmrân-164: … (Allah’ın) âyetlerini tilâvet eder, onları tezkiye eder ve onlara kitap ve hikmeti öğretir.
Ondan evvel (Allah’a ulaşmayı dilemeden evvel) onlar gerçekten açık bir dalâlet içinde idiler.
3. En’âm-77: Ay’ı doğarken görünce: “Benim Rabbim bu.” dedi. Fakat kaybolunca: “Eğer Rabbim beni hidayete erdirmezse, mutlaka dalâletteki kavimden olurum.” dedi.
4. Şuarâ-20: Musa (A.S): “Onu yaptığım zaman ben, dalâlette olanlardandım.” dedi.
5. Şûrâ-52: … sana emrimizden bir ruh (Kur’ân-ı Kerim) vahyettik. Ve sen, kitap nedir ve îmân nedir bilmiyordun. …
6. Cuma-2: … O’nun (Allah’ın) âyetlerini okur, onları tezkiye, onlara Kitab’ı ve hikmeti öğretir. Ve
daha önce (Allah’a ulaşmayı dilemeden evvel) elbette onlar, sadece açık bir dalâlet içinde idiler.
7. Duhâ-7: Ve seni dalâlette buldu sonra hidayete erdirdi.
Ama kim Allah’a ulaşmayı dilerse ki cehennemliklerin kader hücresi Siccîn’de, ama kim Allah’a ulaşmayı dilerse onların da kader hücreleri İlliyyîn’de. Dolayısıyla bu açıdan bakıldığı zaman evet.
Ama burada kişinin bizzat seçimini kendisinin yapması lazım. Hem olaylarla Allahû Tealâ ders veriyor hem de katından gönderdiği resûllerle, âyetlerle ders veriyor. Dersini çalışan, ders alan, öğüt alan insanlar ki bu öğüt alanlar kimlerdir? Allahû Tealâ Müzzemmil 19’da ve İnsan 29’da:
73/MUZZEMMİL-19 İnne hâzihî tezkiratun, fe men şâettehaze ilâ rabbihî sebîlâ(sebîlen).
Muhakkak ki bu, hatırlatmadır (öğüttür). Artık kim dilerse, Rabbine (ölmeden önce ruhunu) ulaştıran bir yol ittihaz eder (yol edinir).
76/İNSÂN (DEHR)-29 İnne hâzihî tezkiratun, fe men şâettehaze ilâ rabbihî sebîlâ(sebîlen).
Muhakkak ki bu bir öğüttür. Artık kim dilerse Rabbine bir yol ittihaz eder (edinir).
İşte bunlar birer öğüttür. Kimler için öğüt? Bu hüsranda olanlar için öğüt. Dileyen Rabbine giden bir yol tutar. Daveti kabul eden herkes Rabbine giden bir yol tutar, öğüt alır. Dolayısıyla öğüt alan kişinin de kader hücresi İlliyyîn’de inşaallah. Allah razı olsun.