Muhterem Hocam, bizim semtimizde birkaç hoca ‘Mürşide tâbî olmak şirktir.’ diyorlar. Bu konuyu bizlere açıklar mısınız?
Soru
Muhterem Hocam, bizim semtimizde birkaç hoca ‘Mürşide tâbî olmak şirktir.’ diyorlar. Bu konuyu bizlere açıklar mısınız?
Cevap
"Sevgili kardeşlerim, Âdem (A.S)’dan kıyâmet gününe kadar Allahû Tealâ’nın bütün peygamberlerine indirdiği kutsal kitaplarda 7 safha ve 4 teslim var.
7 HEDEF EMİR
VAHDET
1. Allah’a Ulaşmayı Dilemek
RÛM-31: O’na (Allah’a) yönelin (Allah’a ulaşmayı dileyin) ve O’na karşı takva sahibi olun. Ve namazı ikame edin. Ve (böylece) müşriklerden olmayın.
TEVHİD
2. 12 İhsanla Mürşide Tabi Olmak
MU’MİN-15: …. Allah, kullarından dilediği kişinin üzerine Allah’a ulaşma gününün geldiğini ihtar etmek için, emrinden (Allah’ın emrini tebliğ edecek) bir ruh (devrin imamının ruhunu) ulaştırır.
TESLİM:
3. Ruhun Allah’a Teslimi
RA’D-21: Ve onlar Allah’ın (ölmeden evvel), Allah’a ulaştırılmasını emrettiği şeyi (ruhlarını), O’na (Allah’a) ulaştırırlar. Ve Rab’lerine karşı huşû duyarlar ve kötü hesaptan korkarlar.
4. Fizik Vücudun Allah’a Teslimi
YÂSÎN-60: Ey Âdemoğulları! Ben, sizlerden şeytana kul olmayacağınıza dair ahd almadım mı? Muhakkak ki; o (şeytan), size apaçık bir düşmandır.
YÂSÎN-61:Ve Ben, sizden Bana kul olmanıza (dair ahd almadım mı)? Bu da Sıratı Mustakîm (üzerinde bulunmak)tır.
5. Nefsin Allah’a Teslimi
NİSÂ-103: Namazı bitirdiğinizde; ayaktayken, otururken ve yan üzeriyken (yan üstü yatarken), Allah’ı hep zikredin! Güvenliğe kavuştuğunuzda namazı namazın erkânıyla kılın…
6. İrşada Ulaşmak
BEYYİNE-5: Onlar emrolunmadılar. Sadece hanifler olarak, Allah için dinde halis (nefslerini halis kılmış) kullar olmakla emrolundular. Ve namaz kılmakla ve zekat vermekle emrolundular. İşte kayyum olan din budur.
7. İradeyi Allah’a Teslim Etmek
EN’ÂM-97: Ve kara ve denizin karanlıklarında (nefsin afetlerinin karanlığında) yolunuzu bulmanız (hidayete ermeniz) için yıldızları (nebîler, resûller, mürşidler) kılan O’dur. Bilen bir kavim için, âyetleri detayları ile açıkladık.
1, Allah’a ulaşmayı dilemek. 2, 12 tane ihsanla Allah’ın tayin ettiği mürşide tâbî olmak. 3, ruhun Allah’a teslimi. 4, fizik vücudun Allah’a teslimi. 5, nefsin Allah’a teslimi. 6.'sı ihlâs ve 7. iradenin Allah’a teslimi. Nebîler Sultanı Peygamber Efendimiz (S.A.V) şöyle buyuruyor:
HADÎS-İ ŞERİF
Kaynak: Buhârî, İ’tisam 1, Fedâilü’l-Kur’ân 1; Müslim, Îmân, 279
"Gönderilen her peygambere, insanların hidayetine vesile olacak bir mucize muhakkak verilmiştir. Bana verilen de Allah’ın bana vahyettiği kelâm nev’inden olan Kur’ân-ı Kerim’dir."
“Benden önceki her peygambere insanların hidayetine vesile olacak bir mucizeyi Allahû Tealâ vermiştir. Bana verilen mucize kelâm nevinden olan Kur’ân-ı Kerim.” Şu anda Nebîler Sultanı Peygamber Efendimiz (S.A.V)’e verilen kelâm nevinden olan Kur’ân-ı Kerim, Mucize-i Bâki, elimizde.
Hz. İsa (A.S)’a indirilen İncil, ondan önce Hz. Musa (A.S)’a indirilen Tevrat. Bunları araştırdığımız zaman bu kitaplardaki Tevrat âyetleriyle 7 safha 4 teslim, İncil âyetleriyle 7 safha 4 teslim, Kur’ân âyetleriyle 7 safha 4 teslimin mevcudiyetini görüyoruz. Hemen ekrana getirebilirsek işte Tevrat âyetleriyle Allah’a ulaşmayı dilemek, İncil âyetiyle ve Kur’ân âyetiyle.
1. Safha: Allah’a Ulaşmayı Dilemek (Farz Kılınmıştır)
1. TEVRAT
SAMUEL 7:3,4: Samuel İsrail halkına şöyle dedi: “Eğer bütün yüreğinizle RAB’be dönmeye niyetliyseniz, yabancı ilahları ve Tanrıça Aştoret’in putlarını aranızdan kaldırın. Kendinizi RAB’be adayıp yalnız O’na kulluk edin. RAB de sizi Filistliler’in elinden kurtaracaktır.”
2. İNCİL
MATTA 7:7,8: “Dileyin, size verilecek; arayın, bulacaksınız; kapıyı çalın, size açılacaktır. Çünkü her dileyen alır, arayan bulur, kapı çalana açılır.”
3. KUR’ÂN-I KERİM
RÛM-31: “O’na (Allah’a) yönelin (Allah’a ulaşmayı dileyin) ve O’na karşı takva sahibi olun. Ve namazı ikame edin (namaz kılın). Ve (böylece) müşriklerden olmayın.”
Tevrat âyetiyle ikinci safha mürşide tâbiiyet. İncil âyetiyle mürşide tâbiiyet. Kur’ân âyetiyle mürşide tâbiiyet.
2. Safha: Mürşide Tabii Olmak (Farz Kılınmıştır)
1. TEVRAT
SAYILAR 11:17,29: Ben inip seninle orada konuşacağım. Senin üzerindeki Ruh’tan alıp onlara vereceğim. Halkın yükünü tek başına taşımaman için sana yardım edecekler. Ama Musa, “Sen benim adıma mı kıskanıyorsun?” diye yanıtladı, “Keşke RAB’bin bütün halkı peygamber olsa da RAB üzerlerine Ruhu’nu gönderse!”
2. İNCİL
MATTA 3:5,6: Yeruşalim, bütün Yahudiye ve Şeria yöresinin halkı ona geliyor, günahlarını itiraf ediyor, onun tarafından Şeria Irmağı’nda vaftiz ediliyordu.
MATTA 3:11: Gerçi ben sizi tövbe için suyla vaftiz ediyorum, ama benden sonra gelen benden daha güçlüdür. ...O sizi Kutsal Ruh’la ve ateşle vaftiz edecek.
3. KUR'ÂN-I KERİM
MÜ’MİN-15: Dereceleri yükselten ve arşın sahibi olan Allah, kullarından dilediği kişinin üzerine Allah’a ulaşma gününün geldiğini (o kişinin ruhuna) ihtar etmek için, emrinden (Allah’ın emrini tebliğ edecek) bir ruh (devrin imamının ruhunu) ulaştırır.
Şimdi özellikle konumuz mürşide tâbî olması babında Tevrat’ta bakın: “Ben inip seninle orada konuşacağım. Senin üzerindeki ruhtan alıp onlara vereceğim.” Demek ki buradaki devrin imamının ruhu, hidayete erdiren devrin imamının ruhunu tâbî olanların başlarının üzerine gönderiyor. “Halkın yükünü tek başına taşımaman için sana yardım edecekler.”
İşte kim 12 tane ihsanla Allah’ın kendisi için tayin ettiği mürşide tâbî olursa artık o Allahû Tealâ’ya yardım eden birisi. “Ama Musa, sen benim adıma mı kıskanıyorsun?” diye yanıtladı. “Keşke Rabbin bütün halkı peygamber olsa da Rab üzerlerine ruhunu gönderse.” Yani keşke Allah’a ulaşmayı dileseler ve mürşidlerine tâbî olup o ruhu da ben onların üzerine göndersem.
İncil âyetine geliyorum. İncil âyeti mürşide tâbiiyeti açıklıyor. “Onun tarafından Şeria Irmağı’nda vaftiz ediliyordu.” Vaftiz normal olarak nasıl Nebîler Sultanı Peygamber Efendimiz (S.A.V)’e, mürşide ulaşmak üzere, mürşidimizi Allah’tan sormak üzere hacet namazı kılıyorsak 4 rekâtlık bir namaz perşembeyi cumaya bağlayan gece kılınır.
HACET NAMAZI
ÖNCE BOY ABDESTİ ALINIR, HACET NAMAZINA NİYET EDİLİR.
1. REKÂT: Subhâneke - Fâtiha - 3 Âyetel Kursî
2. REKÂT: Fâtiha - İhlâs - Felak - Nâs
OTURUNCA: Ettehiyyatü
3. REKÂT: Fâtiha - İhlâs - Felak - Nâs
4. REKÂT: Fâtiha - İhlâs - Felak - Nâs
OTURUNCA: Ettehiyyatu - Allahümme Salli - Allahümme Barik – Rabbena
Allah'tan mürşid istenir: Bu namaz, perşembeyi cumaya bağlayan gece veya kandil gecelerinde kılınır. Dua bitince, uyumadan önce 3 Âyetel Kürsî okunur. Kimseyle konuşmadan, kıbleye doğru sağ yan üstü yatılıp ALLAH’I zikir ederek uyunur.
BAKARA-45: (Allah’tan) sabırla ve namazla istiane (özel yardım) isteyin. Ve muhakkak ki o (hacet namazı ile Allah’a ulaştıracak mürşidini sormak), huşû sahibi olanlardan başkasına elbette ağır gelir.
BAKARA 46: Onlar (o huşû sahipleri) ki, Rab’lerine (dünya hayatında) muhakkak mülâki olacaklarına ve (sonunda ölümle) O’na döneceklerine yakîn derecesinde inanırlar.
Birinci rekâtta Fâtiha’dan sonra 3 Âyet-el Kürsî. İkinci rekâtta Fâtiha’dan sonra İhlâs, Felâk, Nâs. Üçüncü rekâtta Fâtiha’dan sonra İhlâs, Felâk, Nâs ve dördüncü rekâtta Fâtiha’dan sonra İhlâs, Felâk, Nâs okunuyor. Kişi huşû içerisinde bu namazı kılarsa Allahû Tealâ ona mürşidini gösteriyor rüyada.
Resûlullah (S.A.V) Efendimiz: “Benden sonra nübüvvet yoktur, mübeşşirât vardır.” “Nedir ya Resûlullah mübeşşirât?” “Salih rüya.” Yani herkesin mürşidine hacet namazı kılarak ulaşması hâli.
RÜYA HADÎSLERİ
1. HADÎS-İ ŞERİF
Resûlullah (S.A.V) şöyle demişti: “Benden sonra, peygamberlikten sadece mübeşşirat (müjdeciler) kalacaktır!” Yanındakiler sordu: “Mübeşşirat da nedir?” “Salih rüyadır!” diye cevap verdi.
Bkz. Buhârî, Tabir 5; Muvatta, Rüya 3, (2, 957); Ebû Dâvûd, Edeb 96
2. HADÎS-İ ŞERİF
Mü'minin rüyası, nübüvvetin kırk altı cüzünden bir cüzdür.
Bkz. Buhârî, Tabir 4; Muvatta, 1, (2,956)
3. HADÎS-İ ŞERİF
“Rüya üçtür. Biri salih rüya olup Allah'tan müjdedir, ikincisi şeytanın verdiği üzüntüdür, üçüncüsü kişinin kendi kendine konuşmasıdır.”
Bkz. Buhârî, Tabir, 26; Müslim, Rüya, 6.
Tekrar o slaytımıza dönecek olursak ne göreceğiz evvelki slaytımızda? Evet. Matta 3:11’de: “Gerçi ben sizi tövbe için suyla vaftiz ediyorum ama benden sonra gelen benden daha güçlüdür. O sizi Kutsal Ruh’la, ateşle vaftiz edecek.” Yani kim tövbe alırsa devrin imamının ruhu onun başının üzerine gelip yerleşiyor.
Kur’ân-ı Kerim’de de: “Dereceleri yükselten, arşın sahibi olan Allah, kullarından dilediği kişinin üzerine...” Dilediği kişi kim? 12 tane ihsanla mürşidine tâbî olan. O kişinin ruhuna ihtar etmek için emrinden, Allah’ın emrini tebliğ edecek bir ruh, devrin imamının ruhunu gönderir. Burada devrin imamının ruhunun kişinin başının üzerine gelmesi mürşid önünde tövbeyle. Burada devrin imamının ruhunun başının üzerine gelmesi mürşid önünde tövbeyle. Burada da aynı şekilde.
Şimdi Allahû Tealâ şirki emretmez. Şirkten berî olmayı emrediyor. Allahû Tealâ tâbiiyeti farz kılmış. Bütün peygamberler, Âdem (A.S) dahil Nebîler Sultanı Peygamber Efendimiz (S.A.V)’e gelene kadarki olan bütün peygamberler, hepsi Allah tarafından Allah’la insanlar arasında vazifeli tayin edilmişlerdir. Onlara tâbî olması farz kılınmıştır. İşte bu âyetler bunu ifade ediyor.
Şimdi gelelim kimdir tâbî olması gerekenler? 7 âyet-i kerimede Allah’a ulaşmayı dileyen, kalpten dileyen kişiyi Allahû Tealâ 12 tane ihsanla onlar için Allah’ın tayin ettiği mürşide ulaştırıyor. Ve bakın Âli İmrân 31: Peygamber Efendimiz’e, “Eğer Allah’ı seviyorsanız bana tâbî olunuz ki Allah sizi sevsin.”
ALLAH’A ULAŞMAYI (HİDAYETİ) DİLEYEN – ALLAH’I SEVENLER – SEBÎLİ REŞAD ÜZERİNDE
1. BAKARA-46 …Rab’lerine muhakkak mülâki olacaklarına....yakîn derecesinde inanırlar.
BAKARA-156 …""Biz muhakkak ki Allah içiniz (O’na ulaşmak ve teslim olmak için yaratıldık) ve muhakkak O’na döneceğiz (ulaşacağız)” derler.
2. BAKARA-249 …O kendilerinin muhakkak Allah’a mülâki olacaklarını kesin olarak bilenler…
3. EN’ÂM-154 …onlar, Rab’lerine mülâki olacaklarına inanırlar…
4. RA’D-2 …Âyetleri ayrı ayrı açıklar ki; böylece Rabbinize mülâki olmaya yakîn hasıl edersiniz.
5. KEHF-110 …Kim Rabbine mülâki olmayı dilerse, o zaman salih amel (nefs tezkiyesi) yapsın…
6. ANKEBÛT-5 Kim Allah’a mülâki olmayı dilerse, o taktirde muhakkak ki Allah’ın tayin ettiği zaman mutlaka gelecektir…
7. İNŞİKAK-6 Ey İnsan! Muhakkak ki sen, Rabbine doğru cehd ile (nefsinle) cihad edersin.
Sonunda O’na mülâki olursun.
ALLAH’A ULAŞMAYI (HİDAYETİ) DİLEYEN – MÜRŞİDE TÂBÎ – TARÎKİ VE SIRATI MUSTAKÎM ÜZERİNDE
1. ÂLİ İMRÂN-31 …Allah’ı seviyorsanız, o taktirde bana tâbî olunuz ki Allah da sizi sevsin…
2. ÂLİ İMRÂN-164 Andolsun ki Allah, mü’minlerin üzerine bir nî'met olmak üzere kendilerinden bir resûl beas eder...
3. MERYEM-43 …bana tâbî ol. Seni, Sıratı Seviye’ye hidayet edeyim.
RA’D-7 …Sen, sadece bir uyarıcısın ve bütün kavimler için hidayetçi vardır.
4. YÂSÎN-21 (Tebliğlerine karşılık) sizden ücret istemeyen (bu) kişilere tâbî olun. Ve onlar, mehdilerdir.
5. MU’MİN-38 Ve âmenû olan adam şöyle dedi: “Ey kavmim! Bana tâbî olun ki sizi irşad yoluna ulaştırayım.”
6. ZUHRÛF-61 …Sakın şüphe etmeyiniz! Ve bana tâbî olun, işte bu Sıratı Müstakîm’dir.
7. CUMA-2 Ümmîler arasında kendilerinden bir resûl beas eden O’dur. Onlara, O’nun (Allah’ın) âyetlerini okur, onları tezkiye eder....
Şimdi aynı olay Fetih 10’da: “Sana biat etmek üzere geldikleri zaman aslında Allah’a biat etmişlerdir. Allah’ın eli onların üzerindedir.” Peygamber Efendimiz Allah’ın tasarrufundaydı. Allah’ın tasarrufunda olan Peygamber Efendimiz’in eline de Allahû Tealâ tecelli ediyordu. Ve kim biat etmek üzere bu tövbeyi gerçekleştiriyorsa o aslında Allahû Tealâ’ya biat etmiş oluyor. Tâbî olmuş oluyor.
48/FETİH-10 İnnellezîne yubâyiûneke innemâ yubâyiûnallâh(yubâyiûnallâhe), yedullâhi fevka eydîhim, fe men nekese fe innemâ yenkusu alâ nefsihî, ve men evfâ bi mâ âhede aleyhullâhe fe se yu’tîhi ecren azîmâ(azîmen).
Muhakkak ki onlar, sana tâbî oldukları zaman Allah’a tâbî olurlar. Onların ellerinin üzerinde (Allah senin bütün vücudunda tecelli ettiği için ellerinde de tecelli etmiş olduğundan) Allah’ın eli vardır. Bundan sonra kim (ahdini) bozarsa, o taktirde sadece kendi nefsi aleyhine bozar (Allah’a verdiği yeminleri, ahdleri yerine getirmediği için derecesini nakısa düşürür). Ve kim de Allah’a olan ahdlerine vefa ederse (yeminini, misakini ve ahdini yerine getirirse), o zaman ona en büyük mükâfat (ecir) verilecektir (cennet saadetine ve dünya saadetine erdirilecektir).
“Sana tâbî olmak üzere, biat etmek üzere geldiklerinde onların biatını al.” diyor. Mümtehine 12’ye bakalım. Mümtehine 12’de büyük günahlar sayılıyor. Şirk koşmamak, hırsızlık yapmamak, zina işlememek, evlatlarını öldürmemek, iftira uydurmamak, mâruf iş konusunda Sana âsi olmamak üzere. Bunların hepsi günah-ı kebâir.
KUR'ÂN-I KERİM
MUMTEHİNE – 12 Ey nebî (peygamber)! Mü’min kadınlar; (1)Allah’a hiçbir şeyi ortak koşmamak, (2)hırsızlık yapmamak, (3)zinada bulunmamak, (4)evlâtlarını öldürmemek, (5)elleri ve ayakları arasında bir iftira uydurmamak, (6)maruf bir iş konusunda sana asi olmamak üzere, sana tâbî olmak için geldikleri zaman, artık onların biatlerini kabul et ve onlar için Allah’tan mağfiret dile. Muhakkak ki Allah; Gafur’dur, Rahîm’dir.
Günah-ı kebâirden kurtulan kimdir? Günah-ı kebâirden kurtulan Allah’a ulaşmayı dileyen kişi. İşte Allah’a ulaşmayı dileyen kişi, Allahû Tealâ 12 tane ihsanla mürşidine tâbî oluyor. Ve tâbiiyet farz.
Enbiyâ Suresi'nin 73. âyet-i kerimesi: Bütün peygamberlere tâbî olunmuş. “Biz onları emrimizle hidayete erdiren imamlar kıldık.”
21/ENBİYÂ-73 Ve cealnâhum eimmeten yehdûne bi emrinâ ve evhaynâ ileyhim fi’lel hayrâti ve ikâmes salâti ve îtâez zekâti, ve kânû lenâ âbidîn(âbidîne).
Ve onları, emrimizle hidayete erdiren (ölmeden önce ruhları Allah’a ulaştıran) imamlar kıldık. Ve onlara, hayırlar işlemeyi, namaz kılmayı ve zekât vermeyi vahyettik. Ve onlar, Bize kul oldular.
Nebîlerin olmadığı fetret döneminde velî resûllerden bir tanesini Allah seçiyor ve onlara biat ediliyor. Secde 24.
32/SECDE-24 Ve cealnâ minhum eimmeten yehdûne bi emrinâ lemmâ saberû ve kânû bi âyâtinâ yûkınûn(yûkınûne).
Ve onlardan, emrimizle hidayete erdiren imamlar kıldık, sabır sahibi oldukları ve âyetlerimize (Hakk’ul yakîn seviyesinde) yakîn hasıl etmiş oldukları için.
Şimdi Kur’ân âyetleri böyle iken birisi, kendini bilmez birisi, hiçbir delil vermeden sadece kendi zannına tâbî olarak, “Mürşide tâbî olmak şirktir. Kulla Allah arasına kimse giremez.” sözü bir palavradır, bir safsatadır. Siz Kur’ân’a bakınız. Bu palavralara inanmayınız."