Muhterem Hocam, bugün İstanbul’da bir deprem meydana geldi ve toplumumuzda panik halindeki bir davranış biçimi gelişiyor. Uzmanlara göre bunun sebebi büyük İstanbul depremi olacağı
Soru
Muhterem Hocam, bugün İstanbul’da bir deprem meydana geldi ve toplumumuzda panik halindeki bir davranış biçimi gelişiyor. Uzmanlara göre bunun sebebi büyük İstanbul depremi olacağı haberlerinin etkisi. Deprem korkusu yaşayanlar nasıl düşünmeliler?
Cevap
Bir kere bütün olaylar Allah tarafından bir sebep ve sonuç altında yaratılıyor. Önemli olan sebepler, olaylar değil. Önemli olan sonuçlar; o olayların bizler üzerinde bıraktığı tesir. Şimdi bu açıdan bütün olaylara bakacak olursak murad-ı İlâhî biz insanların sarsılması, korkuya düşmesi, panik halini yaşaması değil. Tam tersi, her olayla bizi huzura, mutluluğa, güzelliğe ulaştırmasıdır. Öyleyse deprem olabilir. Başka bir tabiî afet olabilir. Başka, insanları aşan bir sarsıcı, bir tabiî başka bir şey olabilir. Ama bu olayların üzerimizdeki negatif tesiri oluşturmaması bizim ancak Allah’la bile olmamıza bağlı. Allahû Tealâ herşeyi yoktan var edendir. Ve Hadîd Suresinin 4. âyet-i kerimesinde gökleri ve yerleri yaratan Rabbimiz arşa istiva ediyor ve devamlı olarak insanlarla birlikte olduğunu söylüyor.
57/HADÎD-4: Huvellezî halakas semâvâti vel arda fî sitteti eyyâmin summestevâ alel arş(arşi), ya’lemu mâ yelicu fîl ardı ve mâ yahrucu minhâ ve mâ yenzilu mines semâi ve mâ ya’rucu fîhâ, ve huve meakum eyne mâ kuntum, vallâhu bi mâ ta’melûne basîr(basîrun).
Gökleri ve yeri 6 günde yaratan O’dur. Sonra arşın üzerine istiva etti. Arza gireni ve ondan çıkanı ve semadan ineni ve orada uruç edeni (yükseleni) bilir. Ve siz nerede iseniz O, sizinle beraberdir. Ve Allah, sizin yaptıklarınızı en iyi görendir.
“Nerede olursanız Ben sizinle beraberim.” Bu ne demektir? Bu, olayın cinsi ne olursa olsun, ne kadar üst seviyede büyük olay olursa olsun, “Ben sizinle berabersem siz emniyettesiniz. Hiçbir olay sizi böyle paniğe götürecek, travma oluşturacak, sarsıntıya uğratacak bir özellikte değil. Çünkü Ben sizinle beraberim.” Ne diyor Rabbimiz Kur’ân-ı Kerim’de? “Bana inanıyorsanız Bana güvenin. Bana güveniyorsanız en güçlü sizsiniz. Bana güveniyorsanız sizi yenecek yoktur.” Öyleyse eğer Allah bizimle beraberse, biz kalben Allah’a ulaşmayı dilemişsek, Allah’ın zikir dersini almışsak ve O bizimle beraberse, zikrediyorsak kesinlikle her olay sadece bizi huzura ve mutluluğa ulaştırır ki Allah’ın bize ne kadar yardım ettiğinin, ne kadar bizi çok sevdiğinin farkına varıyoruz. Ve en yüce dostun Allah olduğunu ve o dostu sadece severek bütün olayların üstesinden gelebileceğimizi Allahû Tealâ bize idrak ettiriyor.
Bütün insanların Allah’la ilişkisi sadece Allah’tan hoşlanmaya, Allah’ı sevmeye, Allah’a âşık olmaya ve Allah’a hayran olmaya dönük bir meyil içerisinde cereyan ediyor. Bizi seviyorsa Allahû Tealâ, kâinatın yaratıcısı, herşeyi koruyan, herşeyi kontrolünde tutan Rabbimizse ve aramızda sadece sevgi varsa, aşk varsa o zaman kesinlikle biz her olayla sadece huzur ve mutluluğu yaşayabiliriz. Böylesi olaylarda Allah’la bile olanlar var, bir de olmayanlar var. Allah’la bile olanlar Allah’ı zikredenlerdir. Zikretmeyenler ise Allah’a yönelmeleri, Allah’ı zikretmeleri istikametinde bir gayretin içinde olsunlar.
Hayat dinden ibarettir. Bugün şu dünya üzerinde birçok insan yaşıyor. Bu yaşayan insanlar çeşitli sebeplerle, hedeflere doğru bir gayretin içindeler. Ama insanla Allah arasındaki ilişkiye Allahû Tealâ din adını vermiş. Dinimizin adı İslâm. İslâm, Allah’a teslim olmak. Öyleyse Allahû Tealâ her olayda bizim Allah’a teslim olmamızı istiyor. Bu teslimiyet ne mânâya geliyor? Allah diyor ki: “Bana teslim olursanız Ben her türlü yardımı size yaparım.” Allah bizim yardımcımızsa bizi yenecek yok. Negatif olayların bizim üzerimize tesiri yok. Ve her olaydan başarıyla, zaferle, rahatlıkla çıkabiliriz. Yeter ki biz O’nun emrine itaat edelim, O’nun kanunlarına uyalım ve her zaman O’nunla bile olalım. Allah’la bile olmak Allah’ı zikretmektir. Allah razı olsun.