Muhterem Hocam, camiiler insanlarla dolup taşıyor. Sokaklarda her 5 kişiden 2’si tesettürlü ama yüzleri gülmüyor. Gözleri nefretle bakıyor. Bunun sebebi ne olabilir? Açıklayabilir
Soru
Muhterem Hocam, camiiler insanlarla dolup taşıyor. Sokaklarda her 5 kişiden 2’si tesettürlü ama yüzleri gülmüyor. Gözleri nefretle bakıyor. Bunun sebebi ne olabilir? Açıklayabilir misiniz?
Cevap
Evet. Diliyle söylüyor ama kalbinde yok. Resûlullah (S.A.V) Efendimiz’in buyurduğu: “Bu ümmet için en çok korktuğum şey diliyle âlim ama kalbiyle cahil.” İşte Bakara Suresinin 44. âyet-i kerimesinde, Câsiye-23’te bahsi geçen ilim sahipleri diliyle âlimdirler ama kalbiyle cahildirler.
2/BAKARA-44: E te’murûnen nâse bil birri ve tensevne enfusekum ve entum tetlûnel kitâb(kitâbe) e fe lâ ta’kılûn(ta’kılûne).
İnsanlara birr’i (tezkiye ve teslim olmayı) emrediyorsunuz da siz kendinizi unutuyor musunuz? Ve siz, Kitab’ı okuduğunuz halde hâlâ akıl etmiyor musunuz?
45/CÂSİYE-23: E fe raeyte menittehaze ilâhehu hevâhu ve edallehullâhu alâ ilmin ve hateme alâ sem’ihî ve kalbihî ve ceale alâ basarihî gışâveten, fe men yehdîhi min ba’dillâhi, e fe lâ tezekkerûn(tezekkerûne).
Hevasını kendisine ilâh edinen kişiyi gördün mü? Ve Allah, onu ilim (onun faydasız ilmi) üzere dalâlette bıraktı. Ve onun işitme hassasını ve kalbini mühürledi. Ve onun basar (görme) hassasının üzerine gışavet (perde) çekti. Bu durumda Allah’tan sonra onu kim hidayete erdirir? Hâlâ tezekkür etmez misiniz?
O zaman diliyle âlim, kalbiyle cahil olanlar neden öyle? Allah’a ulaşmayı dilemiyorlar. Allah’a ulaşmayı dilemeyince büründükleri o emaniyye bilgilerle o kadar kibrin içerisine giriyor ki “Ben” diyor, “Benden başka kim bu dini bilebilir?” Halbuki Allahû Tealâ da “Mürşidi Ben tayin ederim. Allah’a ulaştığın yolu Ben tayin ederim.” diyor. Bir kişinin mürşidine ulaşabilmesi mutlaka onun Allah’a ulaşmayı dilemesine bağlı. Dilemiyor. Dilemeyince Allahû Tealâ ona mürşid göstermiyor. 10 âyet gereğince o dalâlette kalıyor. Ama dalâlette olan o insan, dalâlet üzerine hak olmasına rağmen kalkıp başkasına din öğretiyor. “İşte ilmin insanlardan alındığı zamandır.” diyor Peygamber Efendimiz (S.A.V).
HADÎS-İ ŞERİF
Kaynak: Tirmizî, İbn Mâce.
“Gün gelir, ilim insanları terk eder. İnsanların onda hiç nasibi kalmaz.” Sahâbe sordu: “İlim bizi nasıl terk edebilir ki? Biz Kur’ân’ı okuyoruz ve bundan böyle de vallahi okuyacağız. Hanımlarımıza, oğullarımıza da okutmaktayız.” Peygamber Efendimiz (S.A.V) şöyle cevap verdi: “Yahudilerin ve Hristiyanların elinde de Tevrat ve İncil yok muydu?”
Yani İncil ve Tevrat kalbe inmeyince sadece o kişi ilmin kibri içerisinde başkasına kibirlilik taslıyor. Allah razı olsun.