Muhterem Hocam, Câsiye 23'te, Kasas 50 ve Bakara 44 âyeti kerimeleri arasında illet rabıtası var mıdır? Bizlere açıklar mısınız?

Soru

Muhterem Hocam, Câsiye 23'te, Kasas 50 ve Bakara 44 âyeti kerimeleri arasında illet rabıtası var mıdır? Bizlere açıklar mısınız?

Cevap

Evet vardır sevgili kardeşlerim. Fâtiha suresinin son âyetinde gadap duyulanlar var ve dalâlette olanlar var. Dalâlette olanlar neden dalâlette kalmışlar? Âyetlerden gafiller.

45/CÂSİYE-23 E fe raeyte menittehaze ilâhehu hevâhu ve edallehullâhu alâ ilmin ve hateme alâ sem’ihî ve kalbihî ve ceale alâ basarihî gışâveten, fe men yehdîhi min ba’dillâhi, e fe lâ tezekkerûn(tezekkerûne).

Hevasını kendisine ilâh edinen kişiyi gördün mü? Ve Allah, onu ilim (onun faydasız ilmi) üzere dalâlette bıraktı. Ve onun işitme hassasını ve kalbini mühürledi. Ve onun basar (görme) hassasının üzerine gışavet (perde) çekti. Bu durumda Allah’tan sonra onu kim hidayete erdirir? Hâlâ tezekkür etmez misiniz?

28/KASAS-50 Fe in lem yestecîbû leke fa’lem ennemâ yettebiûne ehvâehum, ve men edallu mimmenittebea hevâhu bi gayri huden minallâh(minallâhi), innallâhe lâ yehdil kavmez zâlimîn(zâlimîne).

Bundan sonra eğer sana icabet etmezlerse (senin hidayete erdirme davetine uymazlarsa), bil ki onlar heveslerine tâbîdirler. Allah’tan bir hidayetçi olmaksızın (hidayetçiye değil de) kendi heveslerine tâbî olandan daha çok dalâlette kim vardır? Muhakkak ki Allah, zalimler kavmini hidayete erdirmez.

1/FÂTİHA-7 Sırâtallezîne en’amte aleyhim gayril magdûbi aleyhim ve lâd dâllîn(dâllîne).

O yol (SIRATI MUSTAKÎM) ki; üzerlerine nimet verdiklerinin yoludur. Üzerlerine gadap duyulmuşların ve dalâlette kalmışların (Allah’a ulaşmayı dilemeyenlerin) yolu değil.

2/BAKARA-44 E te’murûnen nâse bil birri ve tensevne enfusekum ve entum tetlûnel kitâb(kitâbe) e fe lâ ta’kılûn(ta’kılûne).

İnsanlara birr’i (tezkiye ve teslim olmayı) emrediyorsunuz da siz kendinizi unutuyor musunuz? Ve siz, Kitab’ı okuduğunuz halde hâlâ akıl etmiyor musunuz?

Yani ilimleri yok. Ama âyetlerden gafil olan bu insanlar cehennemlik amel işliyorlar. Evet, âyetlerden gafil olanlar cehennemlik amel işliyorlar. Bu âyetlerden gafil olan, cehennemlik amel işleyenlerin amelleri boşa gidiyor. Âyetlerden gafiller: Yûnus 7,8 amelleri boşa gidiyor: Kehf 105, Yûnus 7,8: Âyetlerden gafiller ve amelleri ne kadar İslâm beş şartını yerine getirseler de ameller boşa gidiyor.

10/YÛNUS-7 İnnellezîne lâ yercûne likâenâ ve radû bil hayâtid dunyâ vatmeennû bihâ vellezîne hum an âyâtinâ gâfilûn(gâfilûne).

Muhakkak ki onlar, Bize ulaşmayı (hayatta iken ruhlarını Allah’a ulaştırmayı) dilemezler. Dünya hayatından razı olmuşlardır ve onunla doyuma ulaşmışlardır ve onlar âyetlerimizden gâfil olanlardır.

0/YÛNUS-8 Ulâike me'vâhumun nâru bimâ kânû yeksibûn(yeksibûne).

İşte onların kazandıkları (dereceler) gereğince varacakları yer ateştir (cehennemdir).

1/FÂTİHA-7 Sırâtallezîne en’amte aleyhim gayril magdûbi aleyhim ve lâd dâllîn(dâllîne).

O yol (SIRATI MUSTAKÎM) ki; üzerlerine nimet verdiklerinin yoludur. Üzerlerine gadap duyulmuşların ve dalâlette kalmışların (Allah’a ulaşmayı dilemeyenlerin) yolu değil.

18/KEHF-105 Ulâikellezîne keferû bi âyâti rabbihim ve likâihî fe habitat a’mâluhum fe lâ nukîmu lehum yevmel kıyameti veznâ(veznen).

İşte onlar, Rab’lerinin âyetlerini ve O’na mülâki olmayı (ölmeden evvel ruhun Allah’a ulaşmasını) inkâr ettiler. Böylece onların amelleri heba oldu (boşa gitti). Artık onlar için kıyâmet günü mizan tutmayız.

Dolayısıyla ilimsiz amel hiçliktir. Yani ameli boşa gittiği için elinde bir şey kalmıyor. Ama bir şey daha var: Amelsiz ilim de deliliktir. İşte Câsiye 23, Kasas 50 ve Bakara 44, bunların da ilimleri var. İlimleri olmasına rağmen ilmiyle amel etmiyorlar. Bakara 44'te Allahû Tealâ ne diyor? Bu faydasız ilmin sahipleri yani Resûlullah'ın hadîste zikrettiği gibi bu ümmet için en çok korktuğum şey diliyle alim ama kalbiyle cahil. Diliyle alim ama kalbiyle cahil olan bu insanlar. Bunlar hiçbir zaman söylediklerini yaşamayan insanlar. Ve diliyle alim, kalbiyle cahil olanlara Allah Resûl`ü mutlaka “Onlarla cihat ediniz.” diyor.

2/BAKARA-44 E te’murûnen nâse bil birri ve tensevne enfusekum ve entum tetlûnel kitâb(kitâbe) e fe lâ ta’kılûn(ta’kılûne).

İnsanlara birr’i (tezkiye ve teslim olmayı) emrediyorsunuz da siz kendinizi unutuyor musunuz? Ve siz, Kitab’ı okuduğunuz halde hâlâ akıl etmiyor musunuz?

İşte Resûlullah (S.A.V) Efendimiz: “Benden önceki her peygamberin sünnetine uyan, emirlerini yerine getiren havariler, sahâbeler ve rabbânileri vardı. Emrine uyan havarileri, sahâbeleri vardı. Bunlardan sonra yapmadıklarını söyleyen, emrolunmadıklarını yapan kimseler geldi.”

HADÎS-İ ŞERİF

Kaynak: Müslim, İman, 20

“Allahû Tealâ’nın benden önceki her bir ümmete gönderdiği peygamberlerin, kendi ümmeti içinde sünnetine sarılan ve emrine uyan havarileri ve ashabı vardı. Onlardan sonra, yapmadıklarını söyleyen ve emrolunmadıklarını yapan kimseler geldi. Böyle kimselerle eliyle cihad eden mümindir. Diliyle cihad eden mümindir. Kalbiyle cihad eden de mümindir. Bunun ötesinde ise artık hardal tanesi kadar bile imân yoktur.”

Yani onların yerine, yapmadıklarını söyleyen: Bakara 44 de bunlar kendileri yapmıyorlar ama yapmadıklarını söylüyorlar: “Tezkiye ve teslim olmayı emrediyorsunuz; siz kendi kendinizi unutuyor musunuz?” Yapmadıklarını söylüyorlar ve emrolmadıklarını yapan kimselerdir. Allahû Tealâ onlara bunu yapın diye emretmediği halde onu bidatleri yapmaya başlıyorlar. Öyle olunca bunlar faydasız ilmin sahipleri ve bunların da gadap duyulanlar olduğunu biliyoruz. Birisi delalette olanlardır: İlimsiz amel olanlar. Onlar gidecekleri yer cehennem. Ama birisi de Allah’ın gadap duyduklarıdır: Kendileri Allah’a ulaşmayı dilemiyorlar, dilemedikleri gibi başkalarının dilemesine de mani olan insanlar. Allahû Tealâ bunlara hiçbir zaman prim vermiyor. Böyle kimselerle yani diliyle alim, kalbiyle cahil olan insanlarla, cihat eden mümindir: Eliyle, diliyle cihat eden mümindir, kalbiyle cihat eden mümindir.

Yanıtlayan: Dr. Abdulcabbar BoranYayın tarihi: 19 Eylül 2026Son güncelleme: 2 Ekim 20265 dk okuma0