Muhterem Hocam, cennete gitmek için kelime-i şehadet getirmek yeterli midir? Kelime-i şehadet getirmeden de cennete gidilir mi?
Soru
Muhterem Hocam, cennete gitmek için kelime-i şehadet getirmek yeterli midir? Kelime-i şehadet getirmeden de cennete gidilir mi?
Cevap
Kelime-i şehâdet tek başına bir kurtuluş sebebi değildir. Öyle olsaydı Münafıkûn Suresinin 1. âyet-i kerimesinde:
63/MUNÂFİKÛN-1 İzâ câekel munâfikûne kâlû neşhedu inneke le resûlullâh(resûlullâhi), vallâhu ya’lemu inneke le resûluh(resûluhu), vallâhu yeşhedu innel munâfikîne le kâzibûn(kâzibûne).
Münafıklar sana geldikleri zaman: “Biz şahadet ederiz. Muhakkak ki sen, gerçekten Allah’ın Resûl’üsün.” dediler. Ve Allah, muhakkak ki senin, gerçekten Kendisinin Resûl’ü olduğunu biliyor. Ve Allah şahadet eder ki, münafıklar gerçekten yalancıdırlar.
Allahû Tealâ, münafıklar gelip Allah Resûlü’ne, “Şahitlik ederiz ki sen Allah’ın Resûlü’sün.” Yani kelime-i şehâdet getiriyorlar. Ama Allah da kalplerine bakıyor ve Allah Resûlü’ne şöyle buyuruyor: “Evet, Allah sana şahitlik eder ki sen Allah’ın Resûlü’sün ama Allah şahitlik eder ki münafıklar yalan söylüyorlar.” Öyleyse dilin söylediğiyle kalp beraber olmayınca bir kurtuluş sebebi değildir. Ama hangi kişi kelime-i şehadet getirdiği zaman kurtuluştadır? Allah’ın vechini dileyerek kelime-i şehadet getirenler kurtuluştadır.
Bunun mânâsı ne? Bunun mânâsı, kalpten Allah’a ulaşmayı dileyerek kelime-i şehadet getirenler, onlar kurtuluştadır. Çünkü nihayetinde her zaman olduğu gibi Allah kalbe bakıyor. Kalpteki talep Allah’ın Zat’ına ulaşmaksa, Allah’ın Zat’ını görmekse o kurtuluştadır. Bütün insanlar için Allah’ın tayin ettiği hedef tektir: Allah’ın Zat’ı. Ama bu birinci hedef Allah’ın Zat’ına ulaşmak. Bu nefs tezkiyesiyle gerçekleşir. Daha sonra da Allah’ın Zat’ını görmek, nefs tasfiyesiyle oluyor. Ama eğer kişinin kalbinde Allah’ın Zat’ını, veçhini ister ulaşmak, ister görmek şeklinde Allah’ın Zat’ını dileyerek kelime-i şehâdet getirenler kurtuluştadır. Allah razı olsun.