Muhterem Hocam, cennete kimler girer?

Soru

Muhterem Hocam, cennete kimler girer?

Cevap

Sevgili kardeşlerim, Allahû Tealâ Mu'minûn Suresinin 102. âyet-i kerimesinde şöyle buyuruyor: “O zaman kimin mizanı (sevap tartıları) ağır gelirse, işte onlar felâha erenlerdir.”

23/MU'MİNÛN-102: Fe men sekulet mevâzînuhu fe ulâike humul muflihûn(muflihûne).

O zaman kimin mizanı (sevap tartıları) ağır gelirse işte onlar, felâha erenlerdir

Öyleyse kimdir cennete gidecek olan? Sevapları günahlarından fazla olanlar. Ama Nebîler Sultanı Peygamber Efendimiz (S.A.V) bir hadîste buyuruyor ki: "Kur’ân Rahmân'ın kelâmıdır. Şeytana karşı insanı koruyan bir kalkan ve amel terazisini ağırlaştırandır."

HADÎS-İ ŞERİF

Kaynak: Bihar-ül Envar, c.92, s.29

“Saadetli insanlar gibi yaşamak isteyen, şehitler gibi ölmeyi arzulayan ve kıyamet gününde kurtulmayı dileyen, mahşer gününde arşın gölgesi altında bulunmayı arzulayan, dalâletten kurtulup hidâyet üzere hidâyet bulmayı istiyorsanız, Kur’ân-ı Kerim’i ders alın. Kur’ân-ı Kerim’i her yönüyle öğrenmeye çalışın. Şüphesiz Kur’ân-ı Kerim, Rahmân’ın kelâmıdır ve şeytana karşı insanı koruyan bir kalkan ve amel terazisini ağırlaştırandır.”

1. Mutlu olmak isteyen,

2. Şehit olmak isteyen,

3. Kıyâmet gününde kurtulmayı dileyen,

4. Mahşer gününde arşın gölgesi altında bulunmayı arzulayan,

5. Dalâletten kurtulmayı isteyen,

6. Hidâyete kavuşmayı isteyen,

Kur’ân-ı Kerim’i ders alsın. Kur’ân-ı Kerim’i her yönüyle öğrenmeye çalışsın.

Çünkü Kur’ân-ı Kerim,

1. Rahmân’ın kelâmıdır.

2. Şeytana karşı insanı koruyan bir kalkandır.

3. Amel terazisini ağırlaştırandır.

O halde sevap tartılarımızın ağır gelmesi, amel terazisinin ağırlaşması mutlaka Kur’ân'la gerçekleşiyor.

İşte mutlu olmak isteyen, şehit olmak isteyen, kıyâmet gününden kurtulmayı dileyen, arşın gölgesinde bulunmayı arzulayan, dalâletten kurtulmayı isteyen, hidâyete kavuşmayı isteyen Kur’ân-ı Kerim’i ders alsın, Kur’ân-ı Kerim’i her yönüyle öğrenmeye çalışsın. İşte Kur’ân-ı Kerim, şeytana karşı insanı koruyan bir kalkan, amel terazisini ağırlaştırandır. Şeytana karşı insanı koruyan bir kalkandır, Kur’ân-ı Kerim.

Gerçekten baktığımız zaman, her insan Allah'ın cennetine girebilir mi? Evet. Kimin hasenat tartıları seyyiatından fazlaysa Allahû Tealâ buyuruyor ki: "Onlar felâha erenlerdir, onların gideceği yer cennettir." Ama Kur’ân âyetleri çerçevesinde olaya baktığımız zaman ne görüyoruz? Kimin hasenat tartıları ağır gelir? Kalben Allah'a ulaşmayı dileyenlerin. Çünkü ister Kehf 105'e bakalım, ister Yûnus 45'e bakalım, isterse Zumer 65'e bakalım; bunların hepsinde likâllahı inkâr edenlerin amelleri boşa gidiyor.

18/KEHF-105: Ulâikellezîne keferû bi âyâti rabbihim ve likâihî fe habitat a’mâluhum fe lâ nukîmu lehum yevmel kıyameti veznâ(veznen).

İşte onlar, Rab'lerinin âyetlerini ve O'na mülâki olmayı (ölmeden evvel ruhun Allah'a ulaşmasını) inkâr ettiler. Böylece onların amelleri heba oldu (boşa gitti). Artık onlar için kıyâmet günü mizan tutmayız.

10/YÛNUS-45: Ve yevme yahşuruhum keen lem yelbesû illâ sâaten minen nehâri yete ârefûne beynehum, kad hasirellezîne kezzebû bi likâillâhi ve mâ kânû muhtedin(muhtedine).

Ve o gün (Allahû Tealâ), gündüzden bir saatten başka kalmamışlar (bir saat kalmışlar) gibi onları toplayacak (haşredecek). Birbirlerini tanıyacaklar (aralarında tanışacaklar). Allah'a mülâki olmayı (Allah'a ölmeden önce ulaşmayı) yalanlayanlar, hüsrandadır (nefslerini hüsrana düşürdüler). Ve hidâyete eren kimseler olmadılar (ruhlarını ölmeden evvel Allah'a ulaştıramadılar

39/ZUMER-65: Ve lekad ûhıye ileyke ve ilellezîne min kablik(kablike), le in eşrekte le yahbetanne ameluke ve le tekûnenne minel hâsirîn(hâsirîne).

Ve andolsun ki, sana ve senden öncekilere: "Gerçekten eğer sen şirk koşarsan (Allah'a ulaşmayı dilemezsen), amellerin mutlaka heba olur. Ve mutlaka hüsrana düşenlerden olursun." diye vahyolundu

Öyleyse likâllahın ne olduğuna bakıyoruz. Likâallah, ruhun dünya hayatında Allah'a ulaşması. Kim hayattayken ruhunu Allah'a ulaştırmayı dilerse (tabi ki dilden değil kalpten) Allahû Tealâ mutlaka onun günahını örteceğini buyuruyor. İşte Rûm 31'e baktığımız zaman: “Allah'a yönel ve takva sahibi ol, müşriklerden olma.”

30/RÛM-31: Munîbîne ileyhi vettekûhu ve ekîmûs salâte ve lâ tekûnû minel muşrikîn(muşrikîne).

O'na (Allah'a) yönelin (Allah'a ulaşmayı dileyin) ve O'na karşı takva sahibi olun. Ve namazı ikame edin (namaz kılın). Ve (böylece) müşriklerden olmayın.

Müşrikler, Allah'a ulaşmayı dilemeyenlerdir. Allah'a ulaşmayı dileyenler (takva sahibi olanlar) onlar şirkten kurtulanlardandır. Şirkte olanların hepsinin gideceği yer cehennem.

Nebîler Sultanı Peygamber Efendimiz (S.A.V) Muaz b. Cebel'e:

-Ya Muaz! Allah'ın kulları üzerindeki hakkı nedir?

dediğinde:

-Ben bilmem, Allah ve Resûl'ü bilir.

Resûlullah’ın cevabı:

-Kulların O'na hiçbir şey ortak koşmaması.

-Ya kulların Allah üzerindeki hakkı ne?

-Şirk koşmayanlara azap etmemesi.

HADÎS-İ ŞERİF

Kaynak: Sahih Buhari (2756)

Muaz b. Cebel (r.a.) şöyle anlatmaktadır:

“Ey Muaz! Allah’ın kullar üzerindeki hakkı ve kulların Allah üzerindeki hakkı nedir, biliyor musun?” dedi.

Ben, “Allah ve Resulü daha iyi bilirler.” dedim.

Şöyle buyurdu:

“Allah’ın kullar üzerindeki hakkı, hiçbir şeyi ortak kılmadan O’na ibadet etmeleridir.

Kulların Allah üzerindeki hakkı ise, kendisine hiçbir şeyi ortak koşmayanlara azap etmemesidir.”

Ben, “Ey Allah’ın Resulü! İnsanlara bu haberin müjdesini vermeyeyim mi?” dedim.

“Onlara müjde verme ki, güvene kapılmasınlar!” buyurdu.

İşte Allah'ın üzerimizdeki hakkı, O'na şirk koşmamak, takva sahibi olmak. Ama bizim Allah üzerindeki hakkımız, şirk koşmayan takva sahiplerine Allah'ın azap etmemesi. Allahû Tealâ bunu Kur’ân-ı Kerim'de net olarak beyan ediyor.

Bütün insanlar Allah'ın cennetine girebilirler ama Allah'ın yoluna girmek kaydıyla. Eğer Allah yoluna giremezlerse onların gideceği yer cehennemdir. Aslında güzel bir şey değil ama isterdik ki herkes cehennemi görsün. Çünkü cehennemi gören kimse kolay kolay eski davranışlarını devam ettiremez. Oraya gitmemek üzere Allah'ın verdiği reçeteye bakar. Bakar ki, konunun hiçbir zorluğu yok. Bir tek dilek: “Ya Rabbi! Ben Sana ruhumu ulaştırmayı diliyorum.”

Sadece bir dilek dileyeceksiniz, o kadar. 1. kat cenneti mutlaka Allahû Tealâ bize verecektir. Bir tek dilek: “Ya Rabbim! Ben Sana ruhumu ulaştırmayı diliyorum.” Sadece bir dilek ve Allahû Tealâ'nın da bizi mutlak surette Kendi Zat'ına ulaştırdığını göreceğiz. Ama halk arasında bir hurafe dolaşıyor. Ne diyorlar?

"Sahâbeden bile 10 kişi cennette müjdelenmiş. Biz hiçbir şekilde Allah'ın cennetine giremeyiz, boşuna ümit etmeyin."

Allahû Tealâ da tam aksini söylüyor. Sahâbeden 10 kişi değil. A'râf Suresinin 157. âyet-i kerimesine bakacak olursak: “Onlar ki Ümmî Resûl ve Nebî'ye tâbî oldular. Onların hepsi felâha erenlerdir.”

7/A'RÂF-157: Ellezîne yettebiûner resûlen nebiyyel ummiyyellezî yecidûnehu mektûben indehum fît tevrâti vel incîli ye’muruhum bil ma’rûfi ve yenhâhum anil munkeri ve yuhıllu lehumut tayyibâti ve yuharrimu aleyhimul habâise ve yedau anhum ısrahum vel aglâlelletî kânet aleyhim, fellezîne âmenû bihî ve azzerûhu ve nasarûhu vettebeûn nûrellezî unzile meahu ulâike humul muflihûn(muflihûne).

Onlar ki, yanlarındaki Tevrat'ta ve İncil'de yazılı buldukları ümmî, nebî, resûle tâbî olurlar. Onlara ma'ruf ile (irfanla) emreder, onları münkerden nehyeder ve onlara tayyib olanları (temiz ve güzel olan şeyleri), helâl kılar. Habis olanları (kötü ve pis şeyleri), onlara haram kılar. Ve onların, ağırlıklarını (günahlarını sevaba çevirip, günahlarının ağırlığını) kaldırır. Ve üzerlerindeki zincirleri, (ruhu vücuda bağlayan bağ ve fetih kapısının üzerindeki 7 baklalı altın zincir) kaldırır. Artık onlar, O'na îmân ettiler ve O'na saygı gösterdiler ve O'na yardım ettiler ve O'nunla beraber indirilen Nur'a (Kur'ân-ı Kerim'e) tâbî oldular. İşte onlar, onlar felâha (kurtuluşa, cennet mutluluğuna ve dünya mutluluğuna) erenlerdir.

Öyleyse sahâbeden 10 kişi değil, hepsinin felâha erdiği, cennetliklerden olduğunu görüyoruz. Çünkü hepsi Allah'a ulaşmayı dilemişler. Allah razı olsun.

Yanıtlayan: Dr. Abdulcabbar BoranYayın tarihi: 17 Ağustos 2026Son güncelleme: 2 Ekim 20266 dk okuma19