Muhterem Hocam, çok dardayım. Biri çocuklarımı dolandırdı. Ne dua etmeliyim?
Soru
Muhterem Hocam, çok dardayım. Biri çocuklarımı dolandırdı. Ne dua etmeliyim?
Cevap
Şimdi darda olduğun zaman, her zaman söylüyoruz. Kesinlikle ihtilaf varsa tek taraflı değil. “Biri çocuklarımı dolandırdı.” Senin çocuklarının hiç mi hatası yok? Var, tabiî. “Dardayım.” O zaman böyle bir durum söz konusu olduğu zaman hemen kendimize çekip düzen vermemiz lâzım. Bir yanlışı yapmışsak, farkına vardıysak hemen zikre başlamamız lâzım.
Allah Tealâ Kehf sûresinin 23. âyet-i kerimesinde:
KEHF-23: Ve lâ tekûlenne li şey'in innî fâılun zâlike gadâ(gaden).
Bir şey hakkında “Ben, bunu yarın mutlaka yapacağım deme.”
KEHF-24: İllâ en yeşâallâhu vezkur rabbeke izâ nesîte ve kul asâ en yehdiyeni rabbî li akrabe min hâzâ reşedâ(reşeden).
Ancak Allah'ın dilemesiyle (yapacağım de). Ve unuttuğun zaman Rabbini zikret ve de ki: “Rabbimin beni (Allah'a) bundan daha yakın (daha üstün) bir irşad seviyesine ulaştırmasını umarım.”
“Bir şey hakkında ben bunu yarın mutlaka yapacağım deme. İlla inşaallah de.” Sen bunu unutursan, bunu bu şekilde söylemezsen, unuttuğun zaman da derhal zikre başla. Unutmuşsun ki o hatayı işlemişsin. Zikirde olsaydın yapmazdın. O zaman hemen zikre başlayacaksın.
Zikre başlayacaksın ve “Nasıl dua etmeliyim?” O seni dolandıranları da, eğer dua etmek istiyorsan, Peygamber Efendimiz (S.A.V)’in sünnetini yapmak istiyorsan, onların da bu negatif koşullardan kurtulması için dua edebilirsin.
Çünkü sadece biz kendimizden değil… Sevgili kardeşlerim, şöyle düşünün: Nefs tezkiyesi ve tasfiyesi. Nefs tezkiyesi. Diyelim ki siz bir işe gireceksiniz, lokantaya. Ama hiçbir tecrübeniz yok. İşveren de sizi tecrübesiz almıyor. O zaman o lokantada çalışmak istiyorsan ne yapman lâzım? Tecrübe sahibi olman lâzım. İşte bir nev’i nefs tezkiyesi, bizim kazandığımız bir tecrübedir.
Ondan sonra nefs tasfiyesi de lokantadaki bizim çalışmamız olarak düşünün. Yani sadece “Ben zikir yapıp kendimi kurtarayım.” diye değil, başkasına da hizmet etmekle vazifeliyiz. İşte o hizmet nefs tasfiyesine hizmet. Başkalarının da o hatalardan kurtulması, onların da mutlu olması için çalışmalıyız, Allah'ın izniyle.
Öyleyse o senin çocuklarını dolandıranların da düzelmesi istikametinde dua edebiliriz.
Ne diyordu Peygamber Efendimiz (S.A.V) Tâif'e tebliğe giderken atılan taşlardan yüzü kan içinde kalınca, “Onlara beddua et.” dediklerinde: “Hayır, Allah beni beddua için değil, dua için gönderiyor.”
El kaldırıyor: “Ya Rabbi, o taş atıp yüzümü kanatanları affet. Onlar bilmiyorlar. Bilselerdi bunu yapmazlardı.”
Böyle bir dua yapabilirsin, inşaallah.