Muhterem Hocam, çok kindarım. Ne yaparsam yapayım unutamıyorum. Öfkeme engel olamıyorum. Sürekli kafamda birileriyle kavga ediyorum. Affettim diyorum ama bakıyorum ki hâlâ affetmem

Soru

Muhterem Hocam, çok kindarım. Ne yaparsam yapayım unutamıyorum. Öfkeme engel olamıyorum. Sürekli kafamda birileriyle kavga ediyorum. Affettim diyorum ama bakıyorum ki hâlâ affetmemişim. Bu konuda yardım eder misiniz? Ben müslüman değil miyim?

Cevap

Sevgili kardeşim, kalben Allah’a ulaşmayı dilediysen, mürşidine tâbîysen, o zaman zikirle nefsin manevi kalbindeki afetler yavaş yavaş azalıyor.

ÖRNEK DAĞILIM

NEFSİN 19 AFETİ – RUHUN 19 HASLETİ

(7) Kin ve Nefret – Sevgi (13)

(13) Küfür – Îmân (7)

(10) Yalan – Doğruluk (10)

(7) Zulüm – Adalet (14)

(11) Haset – Edep (9)

(10) Cehalet – İlim (10)

(11) Cimrilik – Cömertlik (9)

(14) Öfke ve Gayz – Sekînet (6)

(16) İsyan – İtaat (4)

(5) Sabırsızlık – Sabır (15)

(9) Kibir ve Gurur – Tevazu (11)

(5) Hırs ve Şehvet – Kanaat (15)

(10) Nankörlük – Şükür (10)

(11) Dedikodu – Ketumiyet (9)

(4) Zan – Hakikat (16)

(18) İptilâlar – Faziletler (2)

(14) Vefasızlık – Vefa (6)

(6) Mûrailik – İhlâs (14)

(10) Fitne Fesat – Tevhîd (10)

Şimdi bahsettiğin öfke, kin vesaire bunlar hepsi istisnasız nefsin afetlerinden kaynaklanıyor. Kin ve nefret; zikir yapmaya başlarsan görüyorsun ki zikrin sana ulaştırdığı fazıllar kalbine girdikçe kin azalıyor. Öfke ve gayz da aynı şekilde zikirle azalıyor. O zaman yapman gereken şey ne? Allah'a ulaşmayı kalben dileyip tövbeni gerçekleştirmek ve zikir yapmak. Şu dünya üzerinde Hz. Âdem (A.S)’dan kıyâmet gününe kadar gelebilecek olan bütün kötülükler insan nefsinden kaynaklanıyor. Şeytan onları sadece tetikliyor. Şeytanın bizim üzerimizde yaptırım gücü yok, sadece davette bulunuyor. Şeytan insanların kin ve nefretle, küfürle, yalanla, zulümle, hasetle, cehaletle, cimrilikle, öfkeyle, isyanla, sabırsızlıkla böyle bir hayatı yani nefsin afetleriyle bir hayatı yaşamasını istiyor. Allahû Tealâ da ayet-i kerimede buyurduğu gibi: "Biz insanı ahsene ulaşabilecek standartta yarattık, sonra onu esfeli sâfilîn'e reddettik." Ama âmenû olup ıslâh edici ameller işleyenler, yani Allah'a ulaşmayı dileyip mürşide tâbî olarak nefsi ıslâh edici amel işleyenler, onlar yavaş yavaş nefslerindeki afetleri faziletlerle yer değiştirecekler. Ruhtaki ondokuz tane hasletle, nefsteki ondokuz tane faziletle iki katlı zülcenahayn olarak kişi, hem bu dünyada mutluluğu yaşayacak hem âhirette.

Ama sen "çok kindarım, ne yaparsam yapayım unutamıyorum" diyorsun. Çünkü neyi yapmıyorsun? Allah'a ulaşmayı dilememişsin. Neyi yapmıyorsun? Hacet namazıyla Allah'ın sana gösterdiği mürşide tâbî değilsin. Neyi yapmıyorsun? Öfkeni, kini, nefreti hayatından çıkartacak olan zikri yapmıyorsun. Allah'a ulaşmayı dilersen, Allah'ın tayin ettiği mürşide tâbî olursan ve afetlerin panzehiri olan zikri yaparsan; herkes nasıl yüzde yüz pozitif istikamete dönüşüyorsa sen de dönüşürsün inşaallah. O zaman da affedersin, bu sana zor gelmez. "Ben müslüman değil miyim?" diyorsun; insanların zannettiği gibi bir müslümansın ama Kur'an-ı Kerim'in emrettiği biri değilsen, Allah'a ulaşmayı kalben dilemiyorsan, tövbeni gerçekleştirmemişsen ve zikir yapmıyorsan, Allahû Tealâ seni bu standartta görmüyor demek ki. Allah razı olsun.

Yanıtlayan: Dr. Abdulcabbar BoranYayın tarihi: 17 Ağustos 2026Son güncelleme: 2 Ekim 20262 dk okuma2