Muhterem Hocam, çok sevdiğim birini kaybettikten sonra büyük bir manevî çöküntü yaşıyorum. Namaz kılmak istiyorum ama sanki üzerimde bir ağırlık var, başlayamıyorum. Bu durumdan ku
Soru
Muhterem Hocam, çok sevdiğim birini kaybettikten sonra büyük bir manevî çöküntü yaşıyorum. Namaz kılmak istiyorum ama sanki üzerimde bir ağırlık var, başlayamıyorum. Bu durumdan kurtulmak için bana ne tavsiye edersiniz?
Cevap
Sevgili kardeşlerim, hayatın bir gerçeğidir ölüm. Ölüm haktır. "El-cennetü hakkun ve’l-cehennemü hakkun." Yani bu dünya hayatını yaşarken Allah’ın emirlerine itaat, yasakların işlenmemesi hâlinde mükâfat, Allah’ın emrine isyan, yasakların işlenmesi hâlinde mücazat ve mutlaka kişi bir yere gidiyor.
O zaman akıllı insan ne yapan insandır? Ölüm sonrası için hazırlık yapan insandır. O zaman çok sevdiğini kaybettikten sonra (Allahû Tealâ elinden almıştır) yapman gereken şey şudur: Tirmizî'den rivayet edilen “Akıllı insan kendisini hesaba çeken, ölümden sonrası için çalışandır. Âciz de nefsini hevasının peşine takan ve Allah’tan temennide bulunandır.”
HADÎS-İ ŞERİF
Kaynak: Tirmizî: 2461.
"Akıllı kimse, kendisini hesaba çeken ve ölümden sonrası için çalışandır. Âciz de, nefsini hevâsının peşine takan ve Allah’tan temennide bulunan kimsedir."
"Namaz kılmak istiyor ama üzerinde ağırlık var." Allah’a ulaşmayı dilemediğin için. Eğer kalben Allah’a ulaşmayı dilersen Allah Rahîm esmasıyla sana tecelli edecek ve 7 furkânı sana verecek. O hâlde de bırakmaz. 12 tane ihsanla seni mürşidine ulaştıracak. Mürşide tâbî olduğun zaman bütün ibadetleri Allah sana sevdirecek: Namazı, orucu, haccı, zekâtı, zikri ve özellikle zikri sevdirecek ki o zaman bu ağırlıkları, bu sıkıntıları yaşamazsın. Tam tersi bu ibadetleri yerine getirmen hâlinde onların mutluluğunu yaşarsın, inşaallah.
Allah Resûlü’ne sormuşlar: “Mü’minlerin en akıllısı, şuurlusu kimdir?” "Ölümü en çok hatırlayan, ölümden sonraki hayat için en güzel şekilde hazırlanan kimsedir.” buyurmuş.
HADÎS-İ ŞERİF
Kaynak: İbn Mâce, Zühd, 31.
Allah Resûl’üne: “Mü’minlerin en akıllısı (şuurlusu) kimdir?” diye sorulduğunda, O: “Ölümü en çok hatırlayan ve ölümden sonraki hayat için en güzel şekilde hazırlanan kimsedir.” buyurmuştur.
"Ölümü en çok hatırlayan..." Neden ölümü hatırlamamız lâzım? Allah Resûlü şöyle buyuruyor: “Ölün ölmeden evvel, hesaba çekin kendinizi, hesaba çekilmeden evvel.”
Öyleyse ölümü en çok hatırlamak; ölmeden önce, hayattayken ruhumuzu mutlaka Allah’a ulaştırmayı gerektiriyor.