Muhterem Hocam, dergâh hayatı ile nefs tezkiyesi arasında önemli faktörler nelerdir? Açıklar mısınız?
Soru
Muhterem Hocam, dergâh hayatı ile nefs tezkiyesi arasında önemli faktörler nelerdir? Açıklar mısınız?
Cevap
Dergâh hayatı, zikir meclislerinde bulunmayı ifade ediyor.
Nebîler Sultanı Peygamber Efendimiz (S.A.V), bir hadîsinde zikirden bahsederken şöyle diyor:
HADÎS-İ ŞERİF
Kaynak: Buhârî Tevhid 15.
“Ey Âdemoğlu! Beni ancak Benden başkasını unutan zikreder. Başkasını unutarak Beni zikret ki, aradaki perdeyi açarak seni zikredeyim.
Beni dilinle zikret ki, seni rızamla zikredeyim.
Beni kalbinle zikret ki, seni Bana kavuşturarak zikredeyim.
Beni küçülerek zikret ki, seni üstün kılarak zikredeyim.
Beni bollukta zikret ki, seni darlıkta zikredeyim.
Beni mücadele ile zikret ki, seni müşahede ile zikredeyim.
Beni kulca zikret ki, seni Rab’ca zikredeyim.
Beni Fena ile zikret ki, seni Beka ile zikredeyim.
Ey Âdemoğlu! Beni unutuyor ve başkasını zikrediyorsun hep. Beni zikreden hayırlı bir dille ikram olunmuşken kalbin başkasıyla meşgul. Eğer Beni bilseydin Benden başkasını zikretmezdin.
Ey Âdemoğlu! Beni zikretmekle şükretmiş, Beni unutmakla küfretmiş olursun.
Ey Âdemoğlu! Zikrimle ni’met bul ve Benimle ferahla.
Ey Âdemoğlu! Kulumda benim zikrim galip durumda olunca; o Bana, Ben de ona âşık olurum.
Ey Âdemoğlu! Kim benim zikrimle meşgul olursa, ona Benden isteyenlere verdiğimden daha üstününü veririm.”
“Ey Âdemoğlu! Benden başka herşeyi unutan, beni zikreder. O, beni Zât’ımla zikrederse ben de onu Zât’ımla zikrederim.” Bakara 152.
BAKARA-152: Fezkurûnî ezkurkum veşkurû lî ve lâ tekfurûn(tekfurûni).
Öyle ise Beni zikredin ki Ben de sizi zikredeyim. Ve Bana şükredin ve Beni inkâr etmeyin.
“O beni bir toplulukta anarsa ben de onu bir toplulukta anarım.” İşte bu topluluk içerisinde Allah’ın zikredilmesi, Allah’ın da zikir meclisinde meleklerle onları zikretmesi ayrıdır.
Ama “Beni Zât’ımla zikredeni, ben de onu Zât’ımla zikrederim.”
“Beni bir toplulukta zikredeni, Ben de onu ondan daha hayırlı bir toplulukta zikrederim.” diye hadîsler var.
Toplulukta Allah’ın isminin tekrarı ve bu âyetlerin mânâsının açıklanmasını ihtiva ediyor. Âyetlerin mânâsının açıklanması zikir midir? Evet. Nefs tezkiyesiyle bunun ilişkisi nedir? İlim, ibadetin imamıdır. Kişi o ilmin sahibi olduğu zaman nefs tezkiyesinin yegâne vasıtası zikirdir. O zikri kalbine indirecektir. Dolayısıyla ikisinin arasında bir illiyet rabıtası var.
“İlimsiz sofu şeytanın maskarasıdır.” Yani eğer ilmi yoksa, ilme dayanmıyorsa, ne kadar zikrederse o zikrin ona bir fayda sağlaması söz konusu değildir. Allah’a ulaşmayı dilemeyen kim olursa olsun, ne kadar zikrederse zikretsin amelleri boşa gidiyor.
Üç âyet-i kerime: Yûnus 45, Kehf 105 ve Zumer 65; hepsi temelinde amellerin boşa gitmesi, likâallah’ın yalanlanması, likâallah’ın inkâr edilmesini ifade ediyor.
YÛNUS-45: Ve yevme yahşuruhum keen lem yelbesû illâ sâaten minen nehâri yete ârefûne beynehum, kad hasirellezîne kezzebû bi likâillâhi ve mâ kânû muhtedîn(muhtedîne).
Ve o gün (Allahû Tealâ), gündüzden bir saatten başka kalmamışlar (bir saat kalmışlar) gibi onları toplayacak (haşredecek). Birbirlerini tanıyacaklar (aralarında tanışacaklar). Allah'a mülâki olmayı (Allah'a ölmeden önce ulaşmayı) yalanlayanlar, hüsrandadır (nefslerini hüsrana düşürdüler). Ve hidayete eren kimseler olmadılar (ruhlarını ölmeden evvel Allah'a ulaştıramadılar).
KEHF-105: Ulâikellezîne keferû bi âyâti rabbihim ve likâihî fe habitat a’mâluhum fe lâ nukîmu lehum yevmel kıyameti veznâ(veznen).
İşte onlar, Rab'lerinin âyetlerini ve O'na mülâki olmayı (ölmeden evvel ruhun Allah'a ulaşmasını) inkâr ettiler. Böylece onların amelleri heba oldu (boşa gitti). Artık onlar için kıyâmet günü mizan tutmayız.
ZUMER-65: Ve lekad ûhıye ileyke ve ilellezîne min kablik(kablike), le in eşrekte le yahbetanne ameluke ve le tekûnenne minel hâsirîn(hâsirîne).
Ve andolsun ki, sana ve senden öncekilere: "Gerçekten eğer sen şirk koşarsan (Allah'a ulaşmayı dilemezsen), amellerin mutlaka heba olur. Ve mutlaka hüsrana düşenlerden olursun." diye vahyolundu.