Muhterem Hocam, dilimle Allah'ı çok sevdiğimi söylüyorum ama namaz kılmak ve diğer ibadetler yapmakta zorlanıyorum, çoğu zaman uygulayamıyorum. İbadetlerimi severek yapabilmem için

Soru

Muhterem Hocam, dilimle Allah'ı çok sevdiğimi söylüyorum ama namaz kılmak ve diğer ibadetler yapmakta zorlanıyorum, çoğu zaman uygulayamıyorum. İbadetlerimi severek yapabilmem için ne buyurursunuz?

Cevap

Sevgili kardeşlerim, dîninle Allah'ı çok sevdiğini söylüyorsan ve ibadetleri severek yapamıyorsan, eksik yapıyorsan vesaire bu aslında dileğin -evrensel insanları mutlaka ahiret ve dünya saadetine ulaştıracak olan Allah'a ulaşma dileğinin- kalbine yerleşmediğini gösteriyor.

Ne olurdu kalbî bir dilekle Allah'a ulaşmayı dileseydin? Allahû Tealâ Rahîm esmasıyla tecelli edecekti ve sana ibadetleri O sevdirecekti, zikri Allah sana sevdirecekti, namazı sevdirecekti, orucu, zekâtı, haccı bütün ibadetleri Allahû Tealâ sana sevdirecekti ve sen bu ibadetleri bir zevk, bir mutluluk içinde yerine getirecektin hiçbir zaman zorlanmayacaktın.

Peygamber Efendimiz (S.A.V): “Kolaylaştırınız zorlaştırmayınız.” İşte Allah'a giden yolda herşey bir kolaylıktır ama kim için kolaylıktır Allah'a ulaşmayı dileyenler için. Allah'a ulaşmayı dileyenlere o ibadetleri sevdiren, kolaylaştıran Allah'tır ama bedeli kalben Allah'a ulaşmayı dilemek olmalı kişinin.

Zorlaştırma söz konusu ise kesinlikle o kişi Allah'a ulaşmayı dilememiştir. “Müjdeleyiniz nefret ettirmeyiniz.” Akabinde de müjdelemek söz konusu. Allah'a ulaşmayı dileyenler, onlar kesinlikle bir dilek karşılığında mutlaka birinci kat cennetin sahibi olanlardır.

HADÎS-İ ŞERİF

Kaynak: Muslim

"Kolaylaştırınız, zorlaştırmayınız; Sevdiriniz (müjdeleyiniz), nefret ettirmeyiniz."

HADÎS-İ ŞERİF

Kaynak: Buhârî, Edeb, 57, 62.

“Birbirinizden nefret etmeyin, birbirinize haset etmeyin, birbirinize sırt çevirmeyin. Ey Allah’ın kulları, kardeş olun!”

İşte kardeş olmak mutlak surette Âli İmrân sûresinin 103. âyet-i kerimesinde belirtilmiş:

3/ÂLİ İMRÂN-103 Va’tasımû bihablillâhi cemîân ve lâ teferrakû, vezkurû ni’metallâhi aleykum iz kuntum a’dâen fe ellefe beyne kulûbikum fe asbahtum bi ni’metihî ihvânâ(ihvânen), ve kuntum alâ şefâ hufratin minen nâri fe enkazekum minhâ, kezâlike yubeyyinullâhu lekum âyâtihî leallekum tehtedûn(tehtedûne).

Ve hepiniz, Allah’ın ipine sımsıkı tutunun, fırkalara ayrılmayın! Ve Allah’ın sizin üzerinizdeki ni’metini hatırlayın; siz (birbirinize) düşman olmuştunuz. Sonra sizin kalplerinizin arasını birleştirdi, böylece O’nun (Allah’ın) ni'meti ile kardeşler oldunuz. Ve siz ateşten bir çukurun kenarında iken sizi ondan kurtardı. İşte Allah, âyetlerini size böyle açıklıyor. Umulur ki böylece siz hidayete erersiniz.

Allah'ın ipi Sıratı Mustakîm'dir. İşte dinde kardeş olmak çok önemli. Kardeş olanlar kimlerdir? Kardeş olanlar, 12 tane ihsanla Allah'ın kendileri için tayin ettiği Mürşid'e tâbî olan, devrin imamının ruhu başının üzerinde yer alan, Allah'ın da kalplerini sevgide birleştirdiği kişilerdir. Evet Allahû Tealâ Hucurât sûresinin 10. âyet-i kerimesinde:

49/HUCURÂT-10 İnnemel mû’minûne ihvetun fe aslihû beyne ehaveykum vettekûllâhe leallekum turhamûn(turhamûne).

Mü’minler ancak kardeştir. Öyleyse kardeşlerinizin arasını düzeltin. Ve Allah’a karşı takva sahibi olun. Umulur ki, böylece siz rahmet olunursunuz.

"Mü'minler kardeştir." İşte "O'nun ni'metiyle kardeşler oldunuz." Öyleyse devrin imamının ruhu başınızın üzerinde yer alıyor ve biz o başımızın üzerindeki yer alan ruhla kardeşler oluyoruz. Onları birbirine sevdirin, "kardeşlerinizin arasını düzeltin. Allah'a karşı takva sahibi olun."

İşte kardeş olmak, birlikte huzur ve mutlu yaşamak herkesin hakkı. Allah razı olsun.

Yanıtlayan: Dr. Abdulcabbar BoranYayın tarihi: 17 Ağustos 2026Son güncelleme: 29 Ekim 20263 dk okuma0