Muhterem Hocam, dîn tahsili yapıp insanlara fayda yerine zarar verenler olabilir mi? Faydalı ve faydasız bu konuda da geçerli olabilir mi? Açıklar mısınız?
Soru
Muhterem Hocam, dîn tahsili yapıp insanlara fayda yerine zarar verenler olabilir mi? Faydalı ve faydasız bu konuda da geçerli olabilir mi? Açıklar mısınız?
Cevap
Gerçekten olabiliyor. Hz. Ali’nin aynı zamanda söylediği gibi, "ilim cahillerin elinde, kılıç korkakların elinde, mal cimrinin elinde olacak."
İşte Hz. Ömer’in sözü:
“Şaşarım bu insana ki Allah’ı biliyor ama isyan ediyor.” İşte bu cahiller.
“Şaşarım o insana ki şeytanı biliyor ama itaat ediyor.”
“Şaşarım o insana ki dünyayı biliyor, ona meylediyor.”
Öyleyse Allah’ı bilip isyan eden, şeytanı bilip itaat eden ve dünyayı bilip ona meyledenler. Dünyaya meyledenler, Allah’a ulaşmayı dilemeyenler. Şeytanı bilip itaat edenler, tâbî olmayanlar. Ve Allah’ı bilip isyan edenler faydasız ilmin sahipleri.
Câsiye Suresi’nin 23. âyet-i kerimesinde:
45/CÂSİYE-23 E fe raeyte menittehaze ilâhehu hevâhu ve edallehullâhu alâ ilmin ve hateme alâ sem’ihî ve kalbihî ve ceale alâ basarihî gışâveten, fe men yehdîhi min ba’dillâhi, e fe lâ tezekkerûn(tezekkerûne).
Hevasını kendisine ilâh edinen kişiyi gördün mü? Ve Allah, onu ilim (onun faydasız ilmi) üzere dalâlette bıraktı. Ve onun işitme hassasını ve kalbini mühürledi. Ve onun basar (görme) hassasının üzerine gışavet (perde) çekti. Bu durumda Allah’tan sonra onu kim hidâyete erdirir? Hâlâ tezekkür etmez misiniz?
Allah onu, faydasız ilmi üzere dalâlette bıraktı. İşitme hassasını, kalbini mühürledi. Basar hassasının üzerinde gışaveh adlı bir perde var. İşte bunlar, ilim cahillerin elinde. "Bu ümmet için en çok korktuğum şey diliyle âlim ama kalbiyle cahil olandır." Allah’a ulaşmayı dilemiyor.
O zaman bunlar faydasız ilmin sahipleri. Bunlar insanlara zarar veriyor. Faydasız ilimleri sebebiyle kurtuluşlarına engel oluyorlar.