Muhterem Hocam, dinde zorlama var mıdır? Bir din adamı “dinin dışında zorlama yoktur ama içinde vardır.” dedi. Bu konuyu açıklar mısınız?
Soru
Muhterem Hocam, dinde zorlama var mıdır? Bir din adamı “dinin dışında zorlama yoktur ama içinde vardır.” dedi. Bu konuyu açıklar mısınız?
Cevap
Hayır, sevgili kardeşlerim, din konusunda sorulan suallerin hepsinin cevabı Kur’ân-ı Kerîm’dedir. Ve âyetlere baktığımız zaman Allahû Tealâ, ne dinin içerisinde ne dinin dışında zorlama olduğunu söylemiştir.
dinDE ZORLAMA YOK
1. BAKARA – 256: dinde zorlama yoktur. İrşad yolu (hidayet yolu, Allah’a ulaştıran yol), gayy yolundan (dalâlet yolundan, şeytana, cehenneme ulaştıran yoldan) açıkça (ayrılıp) ortaya çıkmıştır.
2. YÛNUS – 99: Ve şâyet senin Rabbin dileseydi, yeryüzünde olan kimselerin hepsi elbette topluca îmân ederlerdi. Yoksa sen, insanları mü’min oluncaya kadar zorlayacak mısın?
3. KÂF – 45: Onların ne söylediklerini en iyi Biz biliriz. Ve sen onların üzerine cebbâr (zorlayıcı) değilsin. Öyleyse Benim vaadimden (vaadettiğim cezadan, azaptan) korkanları Kur’ân ile îkâz et.
4. GAŞİYE – 21: Artık zikret (hatırlat), sen sadece müzekkirsin (hatırlatıcısın).
5. GAŞİYE – 22: Sen onların üzerinde bir zorlayıcı değilsin.
İşte Gaşiye 21–22’de: “Zikret, sen sadece müzekkirsin, hatırlatıcısın; sen onlar üzerinde bir zorlayıcı değilsin.”
Kâf 45’te: “Onların sana ne söylediklerini biz biliyoruz. Sen onlar üzerine bir zorlayıcı değilsin. Sen onları ancak Kur’ân’la ikaz et.”
Yûnus 99’da: “Allah dileseydi, yeryüzünde olan kimselerin hepsi elbette îmân ederlerdi. İnsanları mü'min oluncaya kadar zorlayacak mısın?”
Orada da zorlama yok. Ve son noktayı Allahû Tealâ Bakara 256’da koyuyor: “dinde zorlama yoktur.” Yani dinde ne dinin içinde ne dinin dışında hiçbir yerde zorlama yoktur.
İrşad yoluyla, gayy yolu yani Allah’la olan ilişkilerimizde de böyledir. Mesela birisi şunu örnek verebilir: “Hz. Ebûbekir zekât vermeyenlere savaş açmıştır; bu zorlama değil mi?” İnsanla Allah arasındaki ilişkide zorlama yoktur. Ama insanın insanla olan ilişkisinde kul hakkı söz konusu olduğu zaman elbette adalet mutlaka devreye girer. Adalet de bu kişinin hak ettiği şeyi Allah’ın mutlaka ona tattırmasını gerektiriyor. Tıpkı cehennem azâbı gibi, Allah’ın adaletinin bir gereğidir.
İşte şöyle söyleyelim ve noktayı koyalım: Kalpten Allah’a ulaşmayı dileyen bir insanı, bütün insanlar bir araya gelseler onu kâfir kılamazlar, o istemedikçe. Kalpten ulaşmayı dilemeyen bir insanı da bütün insanlar onu zorlasa, onu mü'min kılamazlar.
Mü'min olmak da küfürde kalmak da kişinin kendi serbest iradesinin tercihidir. İradesiyle kalpten Allah’a ulaşmayı dileyenler hak mü'minlerdir. Diğerleri ne kadar zorlasa da onu kâfir yapamaz. Ama küfürde olan bir insan da kalpten ulaşmayı dilemedikçe, bütün dıştaki insanlar onu mü'min kılmak için ne kadar zorlasa da başaramazlar. Onu yapamazlar.
Öyleyse dinin içinde de dinin dışında da, âyetler bize söylüyor: Zorlama yoktur. Allah razı olsun.