Muhterem Hocam, doğruların ve yanlışların değerlendirilmesi nasıl yapılır?
Soru
Muhterem Hocam, doğruların ve yanlışların değerlendirilmesi nasıl yapılır?
Cevap
Sevgili kardeşlerim, nefsimizin 19 afetinden bir tanesi zandır. Ruhumuzun 19 hasletinden bir tanesi de hakikat.
ORTAK AKIL
NEFS 19 AFETİ ile AKLA Ulaşır
1. Kin ve Nefret
2. Küfür
3. Yalan
4. Zulüm
5. Haset
6. Cehalet
7. Cimrilik
8. Öfke ve Gayz
9. İsyan
10. Sabırsızlık
11. Kibir ve Gurur
12. Hırs ve Şehvet
13. Nankörlük
14. Dedikodu
15. Zan
16. İptilalar (Kötü Alışkanlıklar)
17. Vefasızlık
18. Mürailik
19. Fitne Fesat
RUH 19 HASLETİ ile AKLA Ulaşır
1. Sevgi
2. Îmân
3. Doğruluk
4. Adalet
5. Edep
6. İlim
7. Cömertlik
8. Sekinnet
9. İtaat
10. Sabır
11. Tevazu
12. Kanaat
13. Şükür
14. Ketumiyet
15. Hakikat
16. Faziletler
17. Vefa
18. İhlâs
19. Tevhit
SECDE-9 Summe sevvâhu ve nefeha fîhi min rûhihî ve ceale lekumus sem’a vel ebsâre vel efidete, kalîlen mâ teşkurûn(teşkurûne).
Sonra (Allah), onu dizayn etti ve onun içine (vechin, fizik vücudun içine) ruhundan üfürdü ve sizler için sem’î (işitme hassası), basar (görme hassası) ve fuad (idrak etme hassası) kıldı. Ne kadar az şükrediyorsunuz.
HİCR-26 Ve lekad halaknâl insâne min salsâlin min hamein mesnûn(mesnûnin).
Andolsun ki; Biz insanı, “hamein mesnûn olan salsalinden” (standart insan şekli verilmiş ve organik dönüşüme uğramış salsalinden) yarattık.
ŞEMS-7 Ve nefsin ve mâ sevvâhâ.
Nefse ve onu (7 kademede ahsene dönüşecek şekilde) sevva edene (dizayn edene) (andolsun).
Hakikat, Kur’ân-ı Kerim muhtevasını gerçekten ifade ediyor. Zanlar da nefsimizin kendi zannı ve Allahû Tealâ Kur’ân-ı Kerim'de: "Zandan sakının." buyuruyor. Birçok zan sui zandır, derecat kaybettiriyor. Hatta Nebîler Sultanı Peygamber Efendimiz (S.A.V)'in hadîsi: "Zan, sözlerin en yalanıdır ve zancılardan önce ilim öğrenin."
HADÎS-İ ŞERİF
Kaynak: Buhâri, Vesâyâ 8, Nikâh 45, Ferâiz 2, Edeb 57, 58; Müslim, Birr 28. Ayrıca bk. Tirmizî, Birr 56.
Ebu Hureyre'den nakledilen bir Hadis:
“Zandan sakının. Zira zan sözlerin en yalanıdır.”
HADÎS-İ ŞERİF
Kaynak: Kütüb-i Sitte, İlim Bölümü, Ravi. Ukbe İbnu Amir, Hadis: 4112
"Zancılardan önce ilim öğrenin."
Öyleyse ilim deyince akla Allah'ın ilmi Kur’ân-ı Kerim gelmesi lâzım. Zanlar da Kur’ân-ı Kerim'e muhalif olan yanlışlar, bid'atlerdir.
İnsanlar kendi düşünce ve mantık dizaynlarına göre olayları hep değerlendirdikleri istikamette bükerek bir anlam vermeye çalışırlar. Herkes için doğrular vardır, herkes için yanlışlar vardır ama neyin doğru neyin yanlış olduğunu ise başkalarının kararına bakarak değerlendiremezsiniz. Doğrudan murad aklın doğrusu değildir, Allah'ın doğru olarak kabul ettiği şeylerdir. Öyleyse mantık ölçülerimize göre değil, Allah'ın kanunlarına göre düşünmek mecburiyetindeyiz. Bunun için yapılması lâzım gelen şey Kur’ân kültürünü incelemeye almak ve sonuçlara gitmektir. Yani? Yani herşeyi Kur’ân-ı Kerim'le karşılaştırmak, Kur’ân-ı Kerim'e göre tespit etmek durumundayız.
Başlangıç noktasında herkes 19 afetin sahibidir ve bu 19 afetten başında bir tanesi de cehalettir. İnsanlar hiçbir şey bilmeden dünyaya geliyorlar. Nahl Suresinin 78. âyet-i kerimesinde Allahû Tealâ: "Allah sizi bir şey bilmiyor halde annenizin karnından çıkarttı ve sizi işitme hassası, görme hassası ve idrak etme hassasının sahibi kıldı. Umur ki; şükredersiniz."
16/NAHL-78 Vallâhu ahracekum min butûni ummehâtikum lâ ta’lemûne şey’en ve ceale lekumus sem’a vel ebsâre vel ef’idete leallekum teşkurûn(teşkurûne).
Ve Allah, sizi bir şey bilmiyor halde annelerinizin karnından çıkardı. Ve sizi, işitme hassası, görme hassası ve idrak etme hassası (sahibi) kıldı. Umulur ki; böylece şükredersiniz.
Nebîler Sultanı Peygamber Efendimiz (S.A.V) buyuruyor ki: "Allah'ın katına şükürle çıkılır ama hamd, şükrün anahtarıdır."
İşte eğer olay buysa o zaman şükredenlerden olmak mutlaka Allah'a ulaşmayı dilemekten geçer. 7 safha rızanın âyetlerine baktığımız zaman 1. safha rızayı Allahû Tealâ Zumer 7'de zikrediyor: "Allah'a ulaşmayı dilemezseniz eğer küfrederseniz Allah küfrünüze müstağnidir ama onların küfründen razı olmaz. Eğer şükrederseniz sizden razı olur."
7 SAFHA RIZA
1. Zumer-7: …Ve eğer şükrederseniz sizden razı olur. (Hiç) bir günahkâr, diğerinin (başkasının) günahını yüklenmez. Sonra dönüşünüz Rabbinizedir. Böylece size yapmış olduklarınızı haber verecek. Muhakkak ki O, sinelerde olanı bilendir.
2. Mücadele-22: …İşte onlar ki, (Allah) onların kalplerinin içine îmânı yazdı. Ve onları, Kendinden bir ruh ile destekledi (orada eğitilmiş olan, devrin imamının ruhu onların başlarının üzerine yerleşir). Ve onları, altından nehirler akan cennetlere dâhil edecek. Onlar orada ebediyyen kalacak olanlardır. Allah, onlardan razı oldu. Ve onlar da O’ndan (Allah’tan) razı oldular. İşte onlar, Allah’ın taraftarlarıdır…
3. Fecr-28: Rabbine dön (Allah’tan) râzı olarak ve Allah’ın rızasını kazanmış olarak!
4. Fetih-18: Andolsun ki, o ağacın altında sana tâbî oldukları zaman Allah, mü’minlerden râzı oldu. Ve onların kalplerinde olanı biliyordu. Böylece onların üzerine sekînet indirdi. Ve onlara yakın bir fetih nasip etti.
5. Bakara-207: Ve insanlardan, Allah’ın rızasını dileyerek (Allah’ın rızası karşılığında) kendi nefsini satan kimseler vardır. Ve Allah, kullarına Rauf’tur (çok şefkatlidir).
6. Nisa-114: Ve kim Allah rızasını istemek için bunları yaparsa, o taktirde ona “büyük mükâfât” vereceğiz.
7. Tevbe-100:…O sabikûn-el evvelîn Onların bir kısmı muhacirînden (Mekke’den Medine’ye göç edenlerden) bir kısmı ensardan ihsanla tâbî olanlardandı. (Sahâbe irşad makamına sahip oldukları için onlara tâbî olundu). Allah, onlardan razı ve onlar da O’ndan (Allah’tan) razıdır...
Öyleyse 1. safha rıza şükürle gerçekleşiyor. Şükredenlerden olmamızı Allahû Tealâ istiyor. O zaman kişi Allah'a ulaşmayı dileyecek; dilediği an Rahîm esmasıyla Allah'ın tecellisi ve peş peşe 7 furkan vermesiyle birlikte Allahû Tealâ, Allah'a ulaşmayı dileyen kişiyi şükredenlerden kılıyor.
İşte doğrular, Allah'ın Kur’ân-ı Kerim'de farz kıldığı hedef emirleri bildiriyor. Yanlışlar da bu doğrulara muhalif olan insanların zanlarıdır. Doğrular nedir, Kur’ân-ı Kerim'in bütünü içinde, yanlışlar nedir?
İki slaytımız var. Birlikte bakacak olursak:
DOĞRULAR (ALLAH’IN DOĞRULARI)
1. RÛM 31 O’na (Allah’a) yönelin (Allah’a ulaşmayı dileyin) ve O’na karşı takva sahibi olun. Ve namazı ikame edin (namaz kılın). Ve (böylece) müşriklerden olmayın.
ANKEBÛT 5 Kim Allah’a mülâki olmayı (hayattayken Allah’a ulaşmayı) dilerse, o taktirde muhakkak ki Allah’ın tayin ettiği zaman mutlaka gelecektir (ruhu mutlaka hayattayken Allah’a ulaşacaktır). …
2. MÂİDE 35 Ey âmenû olanlar; Allah’a karşı takva sahibi olun ve O’na ulaştıracak vesileyi isteyin. …
BAKARA 256 ... Artık kim tagutu (şeytanı ve şeytana ulaştıran yolu) inkâr edip de Allah’a îmân ederse (mü’min olur, Allah’a ulaştıran yolu tercih ederse), böylece o, (Allah’tan) kopması mümkün olmayan urvetul vuskaya (sağlam bir kulba, mürşidin eline) tutunmuştur. ...
3. RA’D 21 Ve onlar Allah’ın (ölümden evvel), Allah’a ulaştırılmasını emrettiği şeyi (ruhlarını), O’na (Allah’a) ulaştırırlar. …
BAKARA 120 ... “Muhakkak ki Allah’a ulaşmak (Allah’ın Kendisine ulaştırması) işte o, hidâyettir.” ...
ÂLİ İMRÂN 73 ... “Muhakkak ki hidâyet Allah'a ulaşmaktır. (İnsanın ruhunun ölmeden önce Allah’a ulaşmasıdır) ...
4. NİSÂ 125 Ve hanif olarak Hz. İbrâhîm’in Dinine tâbî olmuş ve vechini (fizik vücudunu) Allah’a teslim ederek muhsin olan kimseden, dinen daha ahsen kim vardır. Ve Allah, Hz. İbrâhîm’i dost edindi.
5. NİSÂ 103 Böylece namazı bitirdiğiniz zaman, artık ayaktayken, otururken ve yan üstü iken (yatarken), (devamlı) Allah'ı zikredin! …
ÂLİ İMRÂN 191 Onlar (ulûl'elbab, lüblerin, Allah'ın sır hazinelerinin sahipleri), ayaktayken, otururken, yan üstü yatarken (daima) Allah'ı zikrederler. …
6. BEYYİNE 5 Ve onlar, Allah için hanifler olarak dinde halis kullar olmaktan ve namazı ikame etmekten ve zekâtı vermekten başka bir şeyle emrolunmadılar...
BAKARA 186 ...Ben, (onlara) yakınım. Bana dua edilince, dua edenin duasına (davetine) icabet ederim. O halde onlar da Bana (Benim davetime) icabet etsinler ve Bana âmenû olsunlar (Bana ulaşmayı dilesinler). Umulur ki böylece onlar irşada ulaşırlar (irşad olurlar).
7. BAKARA 132 Ve, İbrâhîm (a.s) onu (Allah’a teslim olmayı) kendi oğullarına vasiyet etti. Ve Yâkub (a.s) da: “Ey oğullarım! Muhakkak ki Allah, bu dini sizin için seçti. Artık siz, Allah’a teslim olmadan ölmeyin.” diye (vasiyet etti).
ÂLİ İMRÂN 102 Ey âmenû olanlar, Allah’a karşı “O’nun hak takvası” ile (bi hakkın takva, en üst derece takva ile) takva sahibi olun! Ve sakın siz, (Allah’a) teslim olmadan ölmeyin!
YANLIŞLAR (YALANLAR / ŞEYTANIN BİZE KABUL ETTİRDİĞİ ZANLAR)
1. YÛNUS 7 Muhakkak ki onlar, Bize ulaşmayı (hayatta iken ruhlarını Allah’a ulaştırmayı) dilemezler. Dünya hayatından razı olmuşlardır ve onunla doyuma ulaşmışlardır ve onlar âyetlerimizden gâfil olanlardır.
YÛNUS 8 İşte onların kazandıkları (dereceler) gereğince varacakları yer ateştir (cehennemdir).
2. KEHF 17 … Allah, kimi Kendisine ulaştırırsa, işte o hidâyete ermiştir. Ve kimi dalâlette bırakırsa (kim Allah’a ulaşmayı dilemezse) artık onun için velî mürşid (irşad eden evliya) bulunmaz.
KASAS 50 … Allah'tan bir hidâyetçi olmaksızın (hidâyetçiye değil de) kendi heveslerine tâbî olandan daha çok dalâlette kim vardır? …
3. RA’D 25 … Allah’ın ahdini bozarlar (ruhlarını, vechlerini, nefslerini ve iradelerini Allah’a teslim etmezler). Ve Allah’ın, O’na (Allah’a) ulaştırılmasını emrettiği şeyi keserler (ruhlarını Allah’a ulaştırmazlar). Ve yeryüzünde fesat çıkarırlar …
A'RAF 30 …bir kısmının üzerine dalâlet hak oldu. Muhakkak ki; onlar, Allah'tan başka şeytanları dostlar edindiler. Ve onlar kendilerinin hidâyete erdiklerini zannediyorlar (hesap ediyorlar).
4. MÂİDE 79 Yaptıkları kötülüklerden birbirlerini vazgeçirmeye (mani olmaya) çalışmıyorlardı. Yaptıkları şey ne kötü ...
ŞEMS 10 Ve kim, onun (nefsinin) kusurlarını örtmeye çalıştıysa (nefsini tezkiye etmemiş ise) hüsrana uğramıştır.
5. A‘LÂ 11 Ve şâkî olan, ondan (zikirden) içtinap edecek (kaçınıp zikretmeyecek).
6. ÂLİ İMRÂN 110 ... Allah'a îmân ediyorsunuz. Eğer kitap ehli de îmân etselerdi elbette onlar için hayırlı olurdu. Onlardan bir kısmı mü'mindir ve onların çoğu da fâsıklardır.
ÂLİ İMRÂN 119 …Ve sizinle karşılaşınca “Biz îmân ettik.” dediler, yalnız kaldıkları zaman, size karşı öfkelerinden parmak uçlarını ısırdılar...
7. HACC 8 Ve insanlardan (öyle) kimseler vardır ki; bir ilme, bir hidâyetçiye ve nurlu (aydınlatıcı) bir kitaba sahip olmaksızın Allah hakkında mücâdele eder.
Doğrular Allah'ın doğrularıdır.
1. safhanın doğrusu: Kişinin Allah'a ulaşmayı dilemesidir.
2. safha doğru olan: Kişinin mürşidine tâbî olmasıdır.
3. safha doğru: Ruhun Allah'a teslimi (dünya hayatında).
4. safha doğru: Fizik vücudun Allahû Tealâ'ya teslimi.
5. safha doğru: Nefsin Allah'a teslimi.
6. safha doğru: İrşad
7. safha doğru: İradenin Allah'a teslimiyle gerçekleşir.
Yanlışlar da bunların tam tersi. Allahû Tealâ Allah'a ulaşma dileğini farz kılmış 12 âyet-i kerimede; insanlar Allah'a ulaşmayı dilemiyor, dünya hayatını diliyorlar.
ÖLMEDEN ÖNCE RUHUN ALLAH’A ULAŞTIRILMASI 12 DEFA FARZ
1. 4/NİSÂ-58: Muhakkak ki Allah, emanetleri sahibine teslim etmenizi ve insanlar arasında hakemlik yaptığınız zaman adaletle hükmetmenizi emreder....
2. 5/MÂİDE-7: Allah’ın, sizin üzerinizdeki nimetini ve: “İşittik ve itaat ettik” dediğiniz zaman, onunla sizi bağladığı misâkınızı hatırlayın...
3. 6/ENÂM-152: ...Allah’ın ahdini yerine getirin (ifa edin). Böylece tezekkür edersiniz diye, (Allah) işte böyle, size onunla vasiyet (emir) etti.
4. 10/YÛNUS-25: Ve Allah, teslim (selâm) yurduna davet eder ve (teslim yurduna, Zat'ına ulaştırmayı) dilediği kimseyi, Sıratı Mustakîm'e ulaştırır.
5. 13/RAD-21: Ve onlar Allah’ın (ölümden evvel), Allah’a ulaştırılmasını emrettiği şeyi (ruhlarını), O’na (Allah’a) ulaştırırlar...
6. 30/RÛM-31 O’na (Allah’a) yönelin (Allah’a ulaşmayı dileyin) ve O'na karşı takva sahibi olun. Ve namazı ikame edin (namaz kılın). Ve (böylece) müşriklerden olmayın.
7. 31/LOKMÂN-15: ... Bana yönelenlerin (ruhunu Allah'a ulaştırmayı dileyenlerin) yoluna tâbî ol. Sonra dönüşünüz Banadır...
8. 39/ZUMER-54: Ve Rabbinize (Allah’a) yönelin (ruhunuzu Allah’a ulaştırmayı dileyin)! Ve size azap gelmeden önce O’na (Allah’a) teslim olun (ruhunuzu, vechinizi, nefsinizi, iradenizi Allah’a teslim edin). (Yoksa) sonra yardım olunmazsınız.
9. 42/ŞÛRÂ-47: Rabbinize icabet edin, Allah tarafından geri döndürülmeyecek olan günün gelmesinden önce. İzin günü, sizin için bir sığınak yoktur...
10. 51/ZÂRİYÂT-50: Öyleyse Allah’a firar edin (kaçın ve sığının). Muhakkak ki ben, sizin için O’ndan (Allah tarafından gönderilmiş) apaçık bir nezirim.
11. 73/MUZZEMMİL-8: Ve Rabbinin İsmi'ni zikret ve herşeyden kesilerek O’na ulaş.
12. 89/FECR-28: Rabbine dön (Allah’tan) razı olarak ve Allah’ın rızasını kazanmış olarak!
HADÎS-İ ŞERİF: “Ölmeden evvel ölün, Allah’a dönün ki; (ölmeden önce ruhunuzu Allah’a ulaştırınız ki, teslim ediniz ki) Allah size 10'dan 700'e kadar artan yardımlarda bulunsun.”
Kaynak: Acluni keşfü’l hafa c2.shf 291 (2669)
Allahû Tealâ mürşide tâbî olmayı farz kılmış; insanlar "Hayır, Kur’ân bana yeter. Ben kendimle Allah arasına kimseyi koymam." diyor ve devam ediyoruz. Ruhun Allah'a teslimi Allah'ın doğrusu dünya hayatında; insanlar: "Hayır, ancak ölümle insan ruhu Allah'a ulaşır. Dünya hayatında ruhun Allah'a ulaşması yok." Bunun gibi Allahû Tealâ'nın hakikatlerine ters insanların kendi zanları vardır.
O halde neye bakacak olursak ne görüyoruz? Bakara 216'da insanlar olayları değerlendirir.
2/BAKARA-216 Kutibe aleykumul kitâlu ve huve kurhun lekum, ve asâ en tekrahû şey’en ve huve hayrun lekum, ve asâ en tuhıbbû şey’en ve huve şerrrun lekum vallâhu ya’lemu ve entum lâ ta’lemûn(ta’lemûne).
Savaş, o sizin için kerih olsa da (hoşunuza gitmese de) üzerinize farz kılındı. Ve hoşlanmayacağınız bir şey olur ki, o sizin için bir hayırdır. Ve seveceğiniz bir şey olur ki, o sizin için bir şerrdir. Ve (bütün bunları) Allah bilir, siz bilmezsiniz.
En'âm 38'de herşey Kur’ân-ı Kerim'de yer alıyor.
6/ENÂM-38 Ve mâ min dâbbetin fîl ardı ve lâ tâirin yatîru bi cenâhayhi illâ umemun emsâlukum, mâ farratnâ fîl kitâbi min şey’in summe ilâ rabbihim yuhşerrûn(yuhşerrûne).
Ve yeryüzünde yürüyen hayvanlardan ve iki kanadıyla uçan kuşlardan ne varsa (4 ayaklı) hiçbir hayvan ve iki kanadıyla uçan hiçbir kuş yoktur ki; sizin gibi ümmet olmasınlar. Biz kitapta hiçbir şeyi eksik bırakmadık. Sonra Rab’lerine haşrolunacaklar (olunurlar).
Doğrular ve yanlışlar âyet-i kerimelere göre ifade ettik.