Muhterem Hocam, doğruyu yanlıştan ayıran ayracın Kur’ân-ı Kerim olduğunu Muhterem Efendimiz ve Sizden öğrenmiştik. İslâm’a göre doğruyu yanlıştan ayırmanın önemi nedir?

Soru

Muhterem Hocam, doğruyu yanlıştan ayıran ayracın Kur’ân-ı Kerim olduğunu Muhterem Efendimiz ve Sizden öğrenmiştik. İslâm’a göre doğruyu yanlıştan ayırmanın önemi nedir?

Cevap

Bütün doğrular, Allah’ın âyetleridir. Sözün en doğrusu Allah’ın Kitabı, Hidayetçilerin en hayırlısı da Nebîler Sultanı Peygamber Efendimiz (S.A.V)’dir. Yani, Âdem (A.S)’dan Nebîler Sultanı Peygamberimize (S.A.V) kadar gelen birçok hidayetçi, hidayete erdiren vardır. Ama bunların en zirve noktasında Nebîler Sultanı Peygamber Efendimiz (S.A.V) vardır. Geri kalan da bid'attir. Bid'at, dalâlettir. Dalâlet, cehenneme götürür.

HADÎS-İ ŞERİF Kaynak: Müslim, Cuma-463. İbn Mace, Mukaddime-7 "Sözün en doğrusu Allah’ın Kitab’ıdır. Yolun en faziletlisi Hz. Muhammed Mustafa (S.A.V) Efendimizin yoludur. İşlerin en şerrrlileri sonradan icat edilen bid’atlardır. Bid’at dalâlettir, dalâletin sonu nar-ı cehennemdir."

Sevgili kardeşlerim, Nedir bid'at? Bid'at, yanlış. Yani; 19 tane yanlış, 19 tane bid'at. Kur’ân-ı Kerim’de yer almayan, sonradan din tatbikatına sokulan yanlışlar. Nebîler Sultanı Peygamber Efendimiz (S.A.V)'in, İbn Mesud’tan rivâyet edilen bir hadîsinde yere düz bir çizgi çiziyor. “Bu Allah’ın yoludur.” Sağına soluna başka çizgiler çiziyor: “Bunlar da diğer yollardır. Her birisinin üzerine yanlışa davet eden şeytanlar var.” İşte bu yanlışların hepsi bid'attir. Bunlar yanlışa davet eden şeytanlar: insan şeytanlar, cin şeytanlar. Yani kendileri Allah’a ulaşmayı dilemeyen, başkasının dilemesine de mani olan insanlar. İşte bugün, ne yazık ki, şeytan 1-0 galip durumda. İnsanlar, dini 19 tane bid'atla, yanlışla yaşıyorlar. Bu 19 bid'ata baktığımız zaman ne görüyoruz? 19 bid'ata baktığımız zaman şunu görüyoruz; bütün Resûller Peygamberdir. Hayır! Sadece Nebi Resûller, Peygamberdir. Veli Resûller Peygamber değildir. Nebî olunmadan Resûl olunmaz. Bir başka hurafe…yani; 19 tane hurafe, 19 tane bid'at…

KUR’ÂN-I KERİM’E TERS DÜŞEN HURAFELER ŞEYTANIN ÖĞRETTİKLERİ VE MÜNKERDİR. BİD’ATLAR DOĞRU BİLİNEN YANLIŞLAR 1. Bütün Resûller, peygamberdir. 2. Nebî olunmadan resûl olunmaz. 3. Allah, peygamberlerden başkasına âyet indirmez. 4. Vahiy, Peygamber Efendimiz (SAV) ile sona ermiştir. 5. Allah görülemez. 6. Nefs tezkiyesi kalbe nurların girmesiyle oluşmaz. Mürşidsiz de nefs tezkiyesi yapılabilir. 7. Allah ile kul arasına kimse giremez. Mürşide tâbîiyet şirktir. 8. Allah’a ulaşılamaz. 9. Hidayet de doğru yoldur, sırat-ı mustakîm de doğru yoldur. 10. dinde zorlama vardır. 11. Dünyada rahat yoktur. 12. Kalbinde zerre kadar îmânı olan cehennemde cezası kadar yandıktan sonra cennete girer. 13. Şekil şartlarına riâyet etmeyenlerin namazı kabul olmaz. Tecvid ve harflerin mahreçlerinden çıkması telaffuza uymayan kıraatler kabul olmaz. 14. Kıyamet günü şefaat vardır. 15. Takva Allah’tan korkmaktır. 16. Ruh vücuttan çıkarsa kişi ölür. İrci emri bir ölüm emridir. 17. Yevmil âhir kıyamet günüdür. 18. Hayır da şerr de Allah’tandır. 19. “Lâ ilâhe illallah” diyen cennete girer.

KUR’ÂN-I KERİM’E UYGUN OLAN BİLGİLER, KUR'ÂN-I KERİM ÖĞRETİLERİNE UYGUN AHLÂKİ VE FAZİLETLİ DAVRANIŞLARDIR 1. Bütün nebîler, resûldür ama her resûl, nebî değildir. 2. Her nebî, resûldür ama her resûl, nebî değildir. 3. Allah şeytana uyacak olan bir kişiye de âyet indiriyor (Araf 175). 4. Vahiy kıyamete kadar devam edecektir. 5. Allahû Tealâ fizik vücudun baş gözüyle görülmez ama nefsin kalp gözüyle ve ruhun baş gözüyle görülür. 6. Bakara 257'de “Onları zulmetten nura çıkartır” - nefs tezkiyesi kalbe nurların girmesiyle oluyor. Mürşidsiz nefs tezkiyesi hiç kimse için mümkün değildir. (Bakara 129-151, Âli İmrân 164, Cuma 2) 7. Allahû Tealâ, her devirde kendisiyle insanlar arasında asaleten veya vekâleten devrin imamını kendisi tayin eder. 8. Ölümle herkesin ruhu Allah’a ulaşır. Mârifet, hayattayken ruhu Allah’a ulaştırmaktır. 9. hidayet, ruhun Allah’a ulaşmasıdır. Sırat-ı Mustakîm de ruhu Allah’a ulaştıran yoldur. 10. dinde zorlama yoktur. 11. Dünyada mutluluk vardır. 12. Kalben Allah’a ulaşmayı dileyenler cennete girer, ulaşmayı dilemeyen herkesin gideceği yer cehennemdir. 13. Allah’a ulaşmayı dilemeyenler ve huşû sahibi olmayanların namazı kabul edilmez. 14. Kıyamet günü şefaat yoktur. Şefaat, bu dünya hayatındadır. 15. Takva, Allah’ı sevmektir. Sevmek, Allah’ın emirlerine itaat etmektir. 16. Ruh vücuttan çıkınca kişi ölmez. İrci emri, ruhun dünya hayatında Allah’a ulaşma emridir. 17. Aynı zamanda yevmil âhir, ruhun dünya hayatında Allah’a ulaşma günüdür. 18. Hayır Allah’tandır, şerr bizim nefsimizdendir. 19. “La ilahe illallah” diyen değil, Allah’a ulaşmayı dileyen cennete girer.

19 bid'at devreye girince; Kur’ân-ı Kerim’den 19 tane kavram din tatbikatından çıkartılıyor. Ve böylece İslâm’dan kopan 19 tane hakikat ortaya çıkıyor.

İSLÂM’DAN KOPAN KUR’ÂN KAVRAMLARI - HAKİKAT DEVRİN İMAMININ ÖĞRETTİĞİ – MARUF İLE EMRETMEK VE MÜNKERDEN NEHYETMEK 1. DALÂLET NAHL-78, DUHÂ-7, YÛNUS-45 2. ABD VE ABİD ZÂRİYÂT-56, ZUMER-17, KEHF-105 3. ÂMENÜ OLMAK HÛD-29, YÛNUS-63, YÛNUS-64 4. ALLAH’A ULAŞMAYI DİLEMEK YÛNUS-7, YÛNUS-8 5. TAKVA SAHİBİ OLMAK RÛM-31, MÂİDE-35, KAF-31, KAF-32, HACC-37, A‘RÂF-201, MÂİDE-100, ÂLİ İMRÂN-102, MÂİDE-93 6. TÖVBE VE MAĞFİRET FURKÂN-69, FURKÂN-70, NİSÂ-64 7. SIRATI MUSTAKÎM HİCR-41, NİSÂ-175 8. ZİKİR VE EHLİ ZİKİR ANKEBÛT-45, MUZZEMMİL-8, AHZÂB-41, NİSÂ-103, ENBİYÂ-7 9. AMİLÜS-SALİHÂT NÛR-21 10. NEFS TEZKİYESİ TÎN-4, ŞEMS-7, ŞEMS-8, ŞEMS-9, MUZZEMMİL-8 11. BİRR BAKARA-177, YÂSÎN-60, YÂSÎN-61 12. İRFAN ÂLİ İMRÂN-104 13. ZÜHD YÛSUF-20 14. ULÜL’ ELBAB ÂLİ İMRÂN-190, ÂLİ İMRÂN-191, ÂLİ İMRÂN-7 15. HİKMET BAKARA-269 16. İHLÂS BAKARA-139, HİCR-40 17. TESLİM ZUMER-54 18. MÜRŞİD MÂİDE-35, FETİH-10, TEVBE-100 19. RESÛL VE NEBÎ ÂLİ İMRÂN-81, AHZÂB-40, İSRÂ-15, MÜ’MİNÛN-44

Öyleyse; yanlışlar, bid'atleri, doğrular ise, Allah’ın âyetlerini oluşturuyor. Her devirde doğruları kimden öğreneceğiz? Hikmet sahibi âlimden. Nitekim; “Bilmiyorsanız, hikmet sahibi âlime sorun.” Her devirde hikmet sahibi âlim var mı? Evet, var. Mürşidin Kur’ân-ı Kerim’deki 19 tane ayrı isminden bir tanesi, hikmet sahibi âlimdir. Resûlullah’ın hadîste zikrettiği “Ehl-i Beyt". Hangisini isterseniz kullanırsınız. Ama kesinlikle olay bu şekilde ifade ediliyor.

Yanıtlayan: Dr. Abdulcabbar BoranYayın tarihi: 7 Eylül 2026Son güncelleme: 2 Ekim 20265 dk okuma1