Muhterem Hocam, duanın kaderimizde etkisini merak ediyorum. Değiştirebilir miyiz duamızla kaderimizi?
Soru
Muhterem Hocam, duanın kaderimizde etkisini merak ediyorum. Değiştirebilir miyiz duamızla kaderimizi?
Cevap
Sevgili kardeşlerim, başlangıç noktasında bütün insanlar hüsranda. Amel Defterleri Siccînde ve kişiye verilen serbest iradeyle başlangıçta bütün insanlar hüsranda.
BAŞLANGIÇTA HERKES HÜSRANDA
1. BAKARA-27: Onlar (fâsıklar), misaklarından sonra Allah’ın Ahd’ini bozarlar. Ve Allah’ın, O’na (Allah’a) ulaştırılmasını emrettiği şeyi keserler. Ve yeryüzünde fesat çıkarırlar. İşte onlar hüsranda olanlardır.
2. NİSÂ-119: ... Böylece onlar, mutlaka davarların kulaklarını kesecekler ve onlara emredeceğim, öyle ki mutlaka, Allah’ın yarattığını değiştirecekler. Ve kim, Allah’tan başka, şeytanı dost edinirse artık o, apaçık bir hüsranla hüsrana uğramıştır.
3. ARAF-9: Ve kimin (sevap) tartıları hafif gelirse, işte onlar, âyetlerimize zulmettiklerinden dolayı nefislerini hüsrana düşürmüş olanlardır.
4. ARAF-178: Allah kimi hidayete erdirirse (kendisine ulaştırırsa), artık o hidayete ermiştir.
Ve kim dalâlette bırakılırsa, işte onlar, onlar artık hüsrana uğrayanlardır (nefislerini hüsrana düşürenlerdir).
5. TEVBE-69: ... Ve (dünya metaına) dalanlar gibi siz de daldınız. İşte onlar, onların amelleri heba oldu (boşa gitti). İşte onlar, hüsrana uğrayanlardır.
6. MÜ’MİN-78: Ve andolsun ki senden önce (de) resûller gönderdik. ... Allah’ın izni olmadan bir resûlün âyet getirmesi olamaz. Artık Allah’ın emri geldiği zaman hak ile hükmedilmiş olur.
Ve bâtılı isteyenler, orada hüsrana uğramışlardır.
7. ASR-2: Muhakkak ki insan, gerçekten hüsrandadır.
Hüsranda olanların durumu ne? Mu'minûn 103 ayeti kerimesi gereğince onlar hüsranda ise onlar gidecekleri yer cehennem.
23/MU'MİNÛN-103 Ve men haffet mevâzînuhu fe ulâikellezîne hasirû enfusehum fî cehenneme hâlidûn(hâlidûne).
Ve kimin mizanı (sevap tartıları) hafif gelirse, işte onlar, nefslerini hüsrana düşürenlerdir. Onlar, cehennemde ebediyyen kalacak olanlardır
Allahû Tealâ bütün insanları kendi Zat'ına davet ediyor, daveti kabul edenler Allah'a ulaşmayı dileyerek Allah'a dua ediyor. Allah'a ulaşmayı dileme duası: Allah'a kul olmak, duanın kabul edilerek ruhun yükselerek Allah'a ulaşmasıdır.
HADÎS-İ ŞERİF
Kaynak: Tirmizî, Da'vât, 112.
"Kul olmak, duanın kabul edilerek ruhunun yükselerek Allah'a ulaşmasıdır."
Amel Defteri Siccînde olan bu kişi kalben ulaşmayı dilemesi halinde Allah onun Amel Defterini Siccîne alıp iliğine koyuyor. Biz cehennemlikken bizi cennetlik kılıyor. Allahû Tealâ serbest iradeyi bu sebeple vermiş.
Râd 27 ve Şûrâ 13
13/RA'D-27 Ve yekûlullezîne keferû lev lâ unzile aleyhi âyetun min rabbihi, kul innallâhe yudillu men yeşâu ve yehdî ileyhi men enâb(enâbe).
Ve kâfirler: “Ona, Rabbinden bir âyet (mucize) indirilse olmaz mı?” derler. De ki: “Muhakkak ki Allah, dilediği kimseyi dalâlette bırakır ve O’na yönelen kimseyi Kendine ulaştırır (hidayete erdirir).”
42/ŞÛRÂ-13 Şerea lekum mined dîni mâ vassâ bihî nûhan vellezî evhaynâ ileyke ve mâ vassaynâ bihî ibrâhîme ve mûsâ ve îsâ, en ekîmûd dîne ve lâ teteferrakû fîhi, kebure alâl muşrikîne mâ ted’ûhum ileyhi, allâhu yectebî ileyhi men yeşâu ve yehdî ileyhi men yunîb(yunîbu).
(Allah) dînde, onunla Hz. Nuh’a vasiyet ettiği (farz kıldığı) şeyi (şeriati); “Dîni ikame edin (ayakta, hayatta tutun) ve onda (dînde) fırkalara ayrılmayın.” diye Hz. İbrâhîm’e, Hz. Musa’ya ve Hz. İsa’ya vasiyet ettiğimiz şeyi Sana da vahyederek, size de şeriat kıldı. Senin onları, kendisine çağırdığın şey (Allah’a ulaşmayı dileme) müşriklere zor geldi. Allah, dilediğini Kendisine seçer ve O’na yöneleni, Kendisine ulaştırır (ruhunu hayatta iken Kendisine ulaştırır).
İnsanlar dalâlette, o dalâlette olanların gideceği yer cehennem. Ama o dalâlet de olanlardan kim Allah'a yönelip ulaşmayı dilerse ki ulaşmayı dilemek bir duadır. O zaman Allahû Tealâ ona Rahîm Esmasıyla tecelli ediyor ve onun Sicindeki Amel Defterini illiyyine alıyor. O zaman kişi cehennemlikken cennetliklerden oluyor. Allah kişinin serbest iradesiyle bunu gerçekleştirmesini istiyor. İrade kutsal, kutsal iradeye kimse karışmıyor, Allah da karışmıyor. Kim iradesiyle Allah'ın emrine itaat eder, Allah'a ulaşmayı dilerse bu onun için bir kurtuluştur, cennetin garantisidir.