Muhterem Hocam, Enfal 23’te bahsedilen hangi grup insanlardır, açıklar mısınız?
Soru
Muhterem Hocam, Enfal 23’te bahsedilen hangi grup insanlardır, açıklar mısınız?
Cevap
8/ENFÂL-23 Ve lev alimallâhu fî him hayran le esmeahum, ve lev esmeahum le tevellev ve hum mu'ridûn (mu'ridûne).
Ve Allah, onların (akıl etmeyen sağır ve dilsizlerin) içinde hayır olduğunu bilse (görse) elbette onlara işittirirdi. Ve onlara işittirse bile (onlar), mutlaka dönerlerdi ve onlar yüz çevirenlerdir.
Enfâl 23’te "Ve lev alimallâhu fî him hayran le esmeahumbu" bu bahsi geçen insanlar akletmeyen, sağır ve dilsizlerin içinde hayır olduğunu bilse Allah'a ulaşmayı dileyen, başkasının dilemesine mani olanlardır.
Bu âyet-i kerîmede Allahû Tealâ işittirdiği kişilerin vasıflarını vermektedir. O insanlar, kalplerinde hayır olan insanlar, isyan etmeyen, kalplerinde maraz olmayan, yeryüzünde fesat çıkartmayan, insanların Allah’a ulaşmalarına mani olmayan, kalp yapılar(ı) yeniliğe hazır olan, insanlara zarar vermeyen, onlara yardım etmek isteyen, düşmanlığın değil, dostluğun hâkim olduğu bir kalp yapılar olanlardır.
Allah böyle olan insanların kalplerinde hayır görür. İnsanlar daha açıktan durumlarını net olarak belirlerler. İnsanlar vardır ki Allah’a ulaşmayı dilemez, başkalarını da Allah’ın yolundan saptırırlar. Allah’ın kalplerinde hayır görmediği bu insanları, kalplerinde hayır görülen insanlar olarak düşünelim bir an için; o zaman onlara işittirirdi. Ama onlar bu kalp yapıları sebebiyle aslında buna layık olmadıkları için mutlaka yüz çevirirlerdi. Olmaz ama Allahû Tealâ; “Kalplerinde hayır görmediklerimize işittirseydik, sözlerinden döneceklerdir.” diyor. Bunlar Allah’a ulaşmayı dilemeyen, başkasının dilemesine mani olan insanlar. Ama dilemiş olsalardı, bu insanlar yine döneceklerdi. Nitekim böyle görüyor, böyle bir şey yapıyor. Hicr Sûresi’nin 14 ve 15. âyet'lerinde:
15/HİCR-14 Ve lev fetahnâ aleyhim bâben mines semâi fe zallû fîhi ya’rucûn(ya’rucûne).
Ve onlara semadan bir kapı açsak, böylece oradan yükselseler (çıksalar) bile.
15/HİCR-15 Le kâlû innemâ sukkiret ebsârunâ bel nahnu kavmun meshûrûn(meshûrûne).
Mutlaka: “Sadece gözlerimiz bağlandı (engellendi, gerçeği göremiyoruz). Hayır, biz büyülenmiş bir kavimiz.” demiş olacaklar.
Onlara semadan bir kapı açsak, böylece oradan yükselseler, çıksalar bile mutlaka, “Gözlerimiz bağlandı, engellendi; gerçeği göremiyoruz. Hayır, biz büyülenmiş bir kavimiz.” demiş olacaklar. Yani orada da onların asla buna layık olmadıkları ortaya çıkıyor. Allah razı olsun.