Muhterem Hocam, evliya olmak isteyen kişi dünyadan elini eteğini çekmeli midir?
Soru
Muhterem Hocam, evliya olmak isteyen kişi dünyadan elini eteğini çekmeli midir?
Cevap
Kesinlikle hayır. Bu tamamen bir hurafe, Kur’ân-ı Kerim'e uymayan bir bid'at. Necm 39'da Allahû Tealâ: "İnsan için çalışmasından başka bir şey yoktur." buyuruyor.
53/NECM-39 Ve en leyse lil insâni illâ mâ seâ. Ve insan için, çalışmasından başka bir şey yoktur.
Allahû Tealâ'nın dini bir ölçü üzeredir. Kur’ân-ı Kerim ölçüler kitabıdır. Allah'ın emirlerinde ifrat ve tefrit yok. Tabiî zikrin dışında. Daimî zikri Allah farz kıldığı için zikirde tefrit var ama ifrat yoktur.
Her devirde halk için Hakk ile olmak Allah'ın bir farz emridir. Birçokları zannederler ki, bir insan tasavvufa girdiği zaman artık elini eteğini dünyadan çekmesi gerekir. Allahû Tealâ hiç de öyle söylemiyor. Allah'ın evliyaları da öyle yapmamışlar. Tasavvuf İslâm'ı yaşamaktır. İslâm ise Kur’ân-ı Kerim'in emri gereğince çalışmaktan ibarettir. Dünya ni’metini elde etmek için de çalışacaksınız ama dünya çalışmasını Allah'ın emirlerine tercih etmeyeceksiniz. Tam tersine insanların içinde olacaksınız. Allah'ın güzelliklerini insanlara tebliğ edeceksiniz. Davranışlarınızla başkalarının, Allah'ın bir evliyasının nasıl davranması lâzım geldiğini her seferinde ispat ederek onlara örnek olmak durumundasınız.
Bu bir hurafedir, bir bid'attır. Allah'ın hediyelerini almak için insanın dünyadan elini eteğini çekmesi gerekmez. Allah Resûl'ü (S.A.V) Efendimiz: "Hiç ölmeyecekmiş gibi dünyaya, yarın ölecekmiş gibi ahirete..." diyor. Öyleyse bize düşen Kur’ân'daki vaaz edilen emirleri Allah'ın emrettiği usul dairesinde, Allah'ın yardımıyla gerçekleştirmek. Belki kulları için imkânsız gibi görünüyor bazı emirler, onlara zor gibi geliyor ama Allah için çok kolay.
Öyleyse din Allah'la birlikte yaşanır. Din mutlak surette insanı ahiret ve dünya saadetine ulaştırır. Herkesin Allah'tan beklentisi mutlu olmaktır. Zaten Allahû Tealâ herkesi mutlu olabilecek standartlarda hanif fıtratıyla yaratmış ve Allah insanların en zirve noktada mutluluğu yaşayabilmesi için farz kıldığı bu hanif dinini yaşamasını bekliyor. Bu da bir dilektir; bilene düğün dernek.