Muhterem Hocam, Fâtiha Suresi Allah’a ulaşmayı dilemekle başlayıp mürşide tâbîyete kadar ne yapmamız gerektiğini bize anlatıyor. Ve atalarımız bu sebeple dünyaya karşı ölen kişinin
Soru
Muhterem Hocam, Fâtiha Suresi Allah’a ulaşmayı dilemekle başlayıp mürşide tâbîyete kadar ne yapmamız gerektiğini bize anlatıyor. Ve atalarımız bu sebeple dünyaya karşı ölen kişinin ruhuna Fâtiha okumuş olabilirler mi?
Cevap
Fâtiha bütünü ihtiva ediyor adeta nasıl Vel asr Suresi Kur’ân-ı Kerim’in ruhunu oluşturuyorsa, Fâtiha da tıpkı Bakara 151’deki gibi bir bütünü oluşturuyor. Fâtiha’yı ele alalım ve Bakara 151’i de devreye alalım. Bakın:
FATİHA SURESİ
1. FÂTİHA – 1 Bismillâhirrahmânirrahîm.
Rahmân ve rahîm olan Allah’ın ismi ile.
2. FÂTİHA – 2 El hamdu lillâhi rabbil âlemîn (âlemîne).
Hamd, âlemlerin Rabbi olan Allah’adır.
3. FÂTİHA – 3 Er rahmânir rahîm(rahîmi).
Rahmân’dır, Rahîm’dir.
4. FÂTİHA – 4 Mâliki yevmid din(dine).
Din gününün mâlikidir.
ŞUARÂ – 82 Ve din günü, benim hatalarımı mağfiret etmesini umduğum da O’dur.
5. FÂTİHA – 5 İyyâke na’budu ve iyyâke nestaîn (nestaînu).
(Allah’ım!) Yalnız Sana kul oluruz ve yalnız Senden İSTİANE (mürşidimizi) isteriz.
6. FÂTİHA – 6 İhdinâs sırâtel mustakîm(mustakîme).
(Bu istiane’n ile) bizi, SIRATI MUSTAKÎM’e hidayet et (ulaştır).
7. FÂTİHA – 7 Sırâtallezîne en’amte aleyhim gayril magdûbi aleyhim ve lâd dâllîn(dâllîne)
O yol (SIRATI MUSTAKÎM) ki; üzerlerine nimet verdiklerinin yoludur. Üzerlerine gadap duyulmuşların ve dalâlette kalmışların (Allah’a ulaşmayı dilemeyenlerin) yolu değil.
NEBÎ RESÛL’LERİN 5 GÖREVİ
BAKARA – 151 Nitekim size, aranızda (görev yapmak üzere), sizden (kendinizden) bir Resûl (Peygamber) gönderdik ki, (1) âyetlerimizi size tilâvet etsin (okuyup açıklasın) ve (2) sizi (nefsinizi) tezkiye (ve tasfiye) etsin, (3) size Kitap’ı (Kur’ânı Kerîm’i) ve (4) hikmeti öğretsin ve (5) (hikmetin de ötesinde) bilmediğiniz şeyleri öğretsin.
Bismillâhirrahmânirrahîm. Birinci âyet: Allah esması, Rahmân esması ve Rahîm esması. İşte bu bir özet.
El hamdu lillâhi Rabbil âlemîn. Allah’ın bize verdiği manevî rızıklara karşı Rabbimize hamd etmemiz lazım.
Âlemlerin Rabbi; âlemler söz konusuysa mutlaka hamd gerekli ve Rahim esmasının tecellisi söz konusudur.
Fâtiha-3: Er Rahmânir rahîm.
O hem Rahmân’dır hem de Rahîm’dir; yani fizik ve fizik ötesi herşeyin sahibidir.
Mâliki yevmid din: Din gününün sahibi mürşide tâbî olduğumuz gün.
Şuarâ 82: “Ve dîn günü, benim hatalarımı mağfiret etmesini umduğum gündür." Mürşide tâbî olduğumuz gün.
Ve iyyâke na’budu: Sadece Sana kul oluruz. Burada birinci safha kul olmak da içeriyor, ikinci safha kul olmak da içeriyor.
3, 4 ve 7. safha kulluk da bu muhtevanın içinde. Sadece Sana kul oluruz.
Ve iyyâke nesta’în: İstiane’yi (mürşidimizi)sadece Senden isteriz.
7 SAFHA KUL OLMAK
1. ZUMER-17 Ve onlar ki; taguta (insan ve cin şeytanlara) kul olmaktan içtinap ettiler (kaçındılar, kendilerini kurtardılar). Çünkü Allah’a yöneldiler (Allah’a ulaşmayı dilediler). Onlara müjdeler vardır. Öyleyse kullarımı müjdele!
2. MU’MİN-15 ...Allah, kullarından (Kendisine ulaştırmayı) dilediği kişinin üzerine (başının üzerine) Allah’a ulaşma gününün geldiğini (o kişinin ruhuna) ihtar etmek için, emrinden (Allah’ın emrini tebliğ edecek) bir ruh ulaştırır.
3. FECR-29 (Ey fizik vücut!) O zaman, (nefsini tezkiye ettiğin ve ruhunu Allah’a ulaştırdığın zaman Bana kul olursun) kullarımın arasına gir.
4. BAKARA-207 Ve insanlardan, Allah’ın rızasını dileyerek (Allah’ın rızası karşılığında) kendi nefsini satan kimseler vardır. Ve Allah, kullarına Rauf’tur (çok şefkatlidir).
ALİ İMRAN-134 …(muttekiler) bollukta ve darlıkta (Allah için) infâk ederler ve onlar öfkelerini yutanlardır ve insanları affedenlerdir. Ve Allah, muhsinleri sever.
5. FÂTIR-28 Ve bunun gibi insanlardan, davarlardan, yürüyen hayvanlardan da çeşitli renkte olanlar vardır. Ancak kullarından ulema (âlimler), Allah’a karşı huşû duyar. Muhakkak ki Allah; Aziz’dir (üstün, yüce), Gafûr’dur (mağfiret eden).
6. HİCR-40 “Ancak onlardan muhlis olan kulların müstesna.”
7. ENBİYA-105 Andolsun ki; zikriden (Tevrat’tan) sonra Zebur’da, arza salih kullarımızın varis olacağını, yazdık.
Şimdi bu mürşidi Yûnus’un açıklamasıyla birleştirirsek bir bütün ifade ettiğini görüyoruz:
“Gel ey kardeş, Hakk’ı bulayım dersen, bir kâmil mürşide varmasan olmaz.
Resûl’ün cemalini göreyim dersen, bir kâmil mürşide varmasan olmaz.
Niceler gitti mürşid arayı, arayanlar buldu devayı.
Bin kez okuyan aklan karayı, bir kâmil mürşide varmasan olmaz.
Kadılar, müftüler cümle geldiler, kitaplarını bir yere koydular.
‘Sen bu ilmi kimden aldın?’ dediler.
Bir kâmil mürşide varmasan olmaz.”
Fâtiha 5: İyyâke na’budu ve iyyâke nesta’în: Mürşidimizi Senden isteriz. Niçin isteriz?
Ehdine’s-sırâta’l-müstakîm: Bizi Sırat-ı Müstakîm’e ulaştır. Bu “Sırat-ı Müstakîm’e ulaştır” noktası istisnasız ikinci safha Sırat-ı Müstakîm’i ihtiva ediyor. Ama 3. safha Sırat-ı Müstakîm “Sırâtellezîne en’amte aleyhim”dir. Bu da 3. safha Sırat-ı Müstakîm’i ihtiva ediyor. Eğer bu olayı bununla birleştirecek olursak o zaman şunu görüyoruz:
7 SAFHA SIRAT-I MÜSTAKİM
1. HACC - 54 ...Muhakkak ki Allah, âmenû olanları (Allah’a ulaşmayı dileyenleri) mutlaka Sıratı Mustakîm’e hidayet edendir.
2. FÂTİHA - 5 (Allah’ım!) Yalnız Sana kul oluruz. ve yalnız Senden İSTİANE (mürşidimizi) isteriz.
FÂTİHA - 6 (Bu istiâne’n ile) bizi, SIRATI MUSTAKÎM’e hidayet et (ulaştır).
3. NİSÂ - 175 ... Allah kendinden bir rahmetin ve fazlın içine koyacak ve onları, Kendisine ulaştıran "Sıratı Mustakîm"e hidayet edecektir (ulaştıracaktır).
4. YÂSİN - 61 Ve Ben, sizden Bana kul olmanız (dair ahd almadım mı?) Bu da Sıratı Mustakîm (üzerinde bulunmak)tır.
5. EN’ÂM - 153 Ve muhakkak ki; bu, Benim mustakîm olan yolumdur. Öyleyse ona tâbî olun. Ve (başka) yollara tâbî olmayın ki; o taktirde sizi, onun yolundan ayırır.
6. SAFFÂT - 118 Ve ikisini (de) Sıratı Mustakîm’e hidayet ettik (ulaştırdık).
7. NİSÂ - 68 Ve onları mutlaka Sıratı Mustakîm’e (Allah’a ulaştıran yola) iletirdik.
Bu kulluğun da 3. safha kul olduğunu söyleyebiliriz.
Ve ruhun dünya hayatında Allah’a ulaşmasına ait olan “Sırat-ı Müstakîm, sırâtellezîne en’amte aleyhim” üzerlerine nimet verdiklerinin yoludur.
Ruhun bizden ayrılıp Sırat-ı Müstakîm’e ulaşabilmesi, devrin imamının ruhunun bir nimet olarak başımızın üzerine gelmesine bağlıdır.
O zaman Fâtiha hidayettir diyebiliriz. Fâtiha, ruhun dünya hayatında Allah’a ulaşmasını ihtiva ediyor diyebiliriz. Ölen bir insana Fâtiha’yı okumak, Fâtiha’nın okuyan kişinin bunu gerçekleştirmesine bağlıdır. Ölen kişiye Fâtiha okuyan kişi ne diyor? Diyor ki: “Sadece Sana kul oluruz.” O hâlde ulaşmayı dilemesi gerekir. Mürşidimizi Senden isteriz. Beni Sırat-ı Müstakîm’e ulaştır. Ve o Sırat ki, Senin nimet verdiklerinin, devrin imamının ruhunu taşıyanların yoludur. Mağdûb olan, gadaba uğrayan ve delâleti olanların yolu değil.
Yani ben de ruhumu Sana ulaştırmayı diliyorum. Ölümle o kişinin ruhu Sana ulaştı, ben de hayattayken Sana ruhumu ulaştırmayı diliyorum. Okuyan kişi bunu söylüyor, duasını yapıyor. Ölülerin ruhuna Fâtiha demek, ölen kişinin ruhu Allah’ın zatına ulaşıyor. Bu bir sebep. Ben de hayattayken Sana ruhumu ulaştırmayı diliyorum mânâsına geliyor inşaallah. Allah razı olsun.