Muhterem Hocam, felâha ermekle hidayet üzere olmak arasında nasıl bir ilişki vardır?

Soru

Muhterem Hocam, felâha ermekle hidayet üzere olmak arasında nasıl bir ilişki vardır?

Cevap

Kurtuluş eşittir hidayettir. Allahû Tealâ'nın hidayet üzere dediği olay 7 safhada olgunlaşan bir meyvedir. Kur’ân, 7 safhada 7 hidayet ve 7 safha felâhı ihtiva ediyor.

Hidayet üzere olanlar Allahû Tealâ'nın ifadesiyle takva sahipleridir. Peygamber Efendimiz (S.A.V), indirilene de ondan önce indirilene de inanıyorlar. Ahirete, ruhu ölmeden evvel Allah'a ulaştırmaya inanıyorlar. Hepsi de zikir yaparak nefslerini Allah'tan gelen rahmet, fazl ve salâvât nurlarıyla tezkiye ediyorlar. Allahû Tealâ onların felâha erenler olduğunu söylüyor.

“Zâlikel kitâbu”, işte böyle bir kitap ki içinde şüphe yok. “Huden lil muttekîn”, takva sahipleri için bir hidayettir.

2/BAKARA - 2

Zâlikel kitâbu lâ reybe fîh(fîhi), huden lil muttekîn(muttekîne).

İşte bu Kitap ki, O’nda hiçbir şüphe yoktur. Takva sahipleri için bir hidayettir.

Takva sahipleri, 7 safha takva ve peşinde 7 safha hidayet geliyor. Veya 7 safha hidayet, 7 safha takva. Aynı zamanda 7 safhada kurtuluşu ihtiva ediyor.

Üçünü de alt alta yazacak olursak: 7 safha hidayet, 7 safha takva ve 7 safha felâh.

7 SAFHA HİDAYET

1. EN’ÂM-87: Ve onların babalarından, zürriyetlerinden (nesillerinden) ve kardeşlerinden onları seçtik. Ve onları Sıratı Mustakîm’e (Allah’a ruhu ulaştıran yola) hidayet ettik (ulaştırdık).

EN’ÂM-88: İşte bu Allah’ın hidayetidir. Kullarından dilediğini onunla hidayete erdirir...

2. MU’MİN-38: Ve âmenû olan adam şöyle dedi: “Ey kavmim! Bana tâbî olun ki sizi irşad yoluna ulaştırayım.”

MERYEM-43: ...Öyleyse bana tâbî ol. Seni, Sıratı Seviye’ye (düzgün, seviyeli, Allah’a ulaştıran yola) hidayet edeyim (ulaştırayım).

3. BAKARA-120: ...De ki: “Muhakkak ki Allah’a ulaşmak (Allah’ın Kendisine ulaştırması) işte o, hidayettir.”…

ÂLİ İMRÂN-73: De ki: “Hiç şüphesiz HİDAYET, Allah’ın (Kendisine) ulaştırmasıdır. (İnsanın ruhunun ölmeden önce Allah’a ulaşmasıdır.)

4. ANKEBÛT-69: Ve Bizim uğrumuzda (nefsleri ile ve Allah’ın düşmanları ile) cihad edenleri, mutlaka Bizim yollarımıza (Sıratı Mustakîmler’e) hidayet ederiz (ulaştırırız).

5. ZUMER-18: Onlar, sözü işitirler, böylece onun ahsen olanına tâbî olurlar. İşte onlar, Allah’ın hidayete erdirdikleridir. Ve işte onlar; onlar ulûl’elbabtır (daimî zikir sahipleri).

6. YÛNUS-9: Muhakkak ki âmenû olanlar ve amilüssalihat (nefs tezkiyesi) yapanlar, îmânlarından dolayı Rab’leri, onları hidayete erdirir. Onlar, altlarından ırmaklar akan naîm cennetlerindedirler.

7. EN’ÂM-97: Ve kara ve denizin karanlıklarında (nefsin afetlerinin karanlığında) onunla yolunuzu bulmanız (hidayete ermeniz) için yıldızları (nebîler, resûller, mürşidleri) kılan O’dur....

7 SAFHA TAKVA

1. RÛM-31: O’na (Allah’a) yönelin (Allah’a ulaşmayı dileyin) ve O’na karşı takva sahibi olun. Ve namazı ikame edin (namaz kılın). Ve (böylece) müşriklerden olmayın.

2. MÂİDE-35: Ey âmenû olanlar (Allah’a ulaşmayı, teslim olmayı dileyenler); Allah’a karşı takva sahibi olun ve O’na ulaştıracak vesileyi isteyin. Ve O’nun yolunda cihad edin. Umulur ki böylece siz felâha erersiniz.

3. KAF-31: Ve cennet, takva sahipleri için uzak olmayarak yaklaştırıldı.

4. HACC-37: Onun (kurbanların), etleri ve kanları asla Allah’a ulaşmaz. Fakat sizden O’na, takva (Allah’a teslim olma) ulaşır. …

MÂİDE-93: Âmenû olanlar ve salih amel yapanlar üzerine, takva …… Âmenû olun ve amilûssâlihat yapın sonra da takva sahibi olun (4. takvaya ulaşın) ve ahsen olun! Allah muhsinleri (ahsen olanları, 4. takvaya ulaşanları) sever.

5. A’RÂF-201: Muhakkak ki; takva sahibi kimseler şeytandan onlara gözü büyüyen bir vesvese dokunduğu zaman (Allah’ı) tezekkür ederler (Allah’la tezekkür ederler). …

6. MÂİDE-100: …Ey Ulûl’elbab! Artık Allah’a karşı takva sahibi olun! Umulur ki böylece siz felâha erersiniz.

7. ÂLİ İMRÂN-102: Ey âmenû olanlar, Allah’a karşı “O’nun hak takvası” ile (bi hakkın takva, en üst derece takva ile) takva sahibi olun! Ve sakın siz, (Allah’a) teslim olmadan ölmeyin!

7 SAFHA FELÂH

1. MU’MİNÛN-102 O zaman kimin mizanı (sevap tartıları) ağır gelirse işte onlar, onlar felâha erenlerdir.

2. MUCÂDELE-22 … Allah, onlardan razı oldu. Ve onlar da O’ndan (Allah’tan) razı oldular. İşte onlar, Allah’ın taraftarlarıdır. Gerçekten Allah’ın taraftarları, onlar, felâha erenler değil mi?

3. ŞEMS-9 Kim onu (nefsini) tezkiye etmişse felaha (kurtuluşa) ermiştir.

4. HAŞR-9 … Ve kim nefsini cimrilikten korursa, o takdirde işte onlar, onlar felâha (kurtuluşa) erenlerdir

5. MÂİDE-100 … Ey ulûl’elbab! Artık Allah’a karşı takva sahibi olun! Umulur ki böylece siz felâha erersiniz.

6. TEGÂBUN-16 Artık Allah’a karşı gücünüzün yettiği kadar (en üst seviyede) takva sahibi olun. Dinleyin ve itaat edin! Ve kendiniz için hayır olarak infâk edin. Ve kim nefsinin cimriliğinden kendini korursa, o taktirde işte onlar; onlar felâha (kurtuluşa) erenlerdir.

7. ÂLİ İMRÂN-104 Sizin içinizden hayra davet eden (mürşidlerden) bir cemaat olsun ve mârufla emretsin, ve münkerden nehyetsin (men etsin). İşte onlar, onlar felâha erenlerdir.

İşte “huden lil muttekîn”, takva sahipleri için hidayettir. Aynı zamanda felâh da kurtuluştur.

2/BAKARA - 5

Ulâike alâ huden min rabbihim ve ulâike humul muflihûn(muflihûne).

İşte onlar, Rab’lerinden bir hidayet üzeredirler. Ve işte onlar, onlar muflihundurlar (felâha, kurtuluşa erenlerdir).

Öyleyse felâha ermekle hidayet üzere olmak arasında paralel bir ilişki var. Hidayet üzere olanların hepsi felâha erenlerdir. Felâha erecek olanlardır. Allah razı olsun.

Yanıtlayan: Dr. Abdulcabbar BoranYayın tarihi: 24 Ekim 2026Son güncelleme: 24 Ekim 20265 dk okuma1