Muhterem Hocam, fiziksel ve nefsanî hastalıklar için hangi zikir ve duaları tavsiye edersiniz?
Soru
Muhterem Hocam, fiziksel ve nefsanî hastalıklar için hangi zikir ve duaları tavsiye edersiniz?
Cevap
Sevgili kardeşim, Allahû Tealâ hem nefsimizin hastalıkları için hem de fiziksel hastalıklarımız için 7 âyet-i kerimede açıklamada bulunmuş. Hem fizik bedenin şifası için, hem nefs hastalıklarının şifası için.
NEFS HASTALIKLARININ ŞİFASI
1. TEVBE-14 Onlarla savaşın. Allah sizin ellerinizle onları azaplandırır ve onları alçaltır. Ve onlara karşı size yardım eder. Ve mü’minler kavminin göğüslerine şifa verir.
2. YÛNUS-57 Ey insanlar! Size, Rabbinizden öğüt (vaaz) ve göğsünüzde olana (nefsinizin kalbindeki hastalıklara) şifa ve mü’minlere hidayet ve rahmet gelmiştir.
3. İSRÂ-82 Kur’ân’dan indirdiğimiz şeyler, mü’minler için şifadır ve rahmettir. Ve zâlimlerin sadece hüsranını (kaybettiği dereceleri) arttırır.
4. FUSSİLET-44 …De ki: “O, âmenû olanlar için hidayet ve şifadır.” Ve mü’min olmayanların kulaklarında vakra vardır. O (Kur’ân), onlara karşı körlüktür (şifa ve hidayet değildir)…
TAHRÎM-6 Ey âmenû olanlar (Allah’a ulaşmayı dileyenler)! Yakıtı insanlar ve taşlar olan ateşten kendinizi ve ailenizi koruyun.
FİZİK BEDEN ŞİFASI
5. NAHL-69 …Onun karnından muhtelif renklerde içecek (bal) çıkar. Onda insanlar için şifa vardır. Muhakkak ki bunda, tefekkür eden bir kavim için elbette bir âyet (delil) vardır.
6. ENBİYÂ-83 Ve Hz. Eyûp, Rabbine (şöyle) nida etmişti: “Muhakkak ki, bana bir zarar isabet etti (hastalık geldi). Ve Sen, rahmet edenlerin en çok rahmet edenisin.”
ENBİYÂ-84 Bunun üzerine ona icabet ettik. Böylece zarar veren şeyi giderdik (hastalığı iyileştirdik). Kullara bir zikir (öğüt) ve katımızdan bir rahmet olsun…
7. ŞUARÂ-80 Ve hastalandığım zaman bana şifa veren, O’dur.
Şimdi Tevbe Suresinin 14. âyet-i kerimesinde Allahû Tealâ buyuruyor:
“Onlarla savaşın” diyor, emir veriyor Allahû Tealâ. Kimlerle? Kâfirlerle, Allah’ın düşmanlarıyla. O zaman emre itaat eden kişiye Allahû Tealâ yardımını gönderiyor.
HADÎS-İ ŞERİF
Kaynak: Buhârî, Tevhid, 15.
“Ey Âdemoğlu! Beni ancak Benden başkasını unutan zikreder,
• Başkasını unutarak Beni zikret ki, aradaki perdeyi açarak seni zikredeyim.
• Beni dilinle zikret ki, seni rızamla zikredeyim.
• Beni kalbinle zikret ki, seni Bana kavuşturarak zikredeyim.
• Beni küçülerek zikret ki, seni üstün kılarak zikredeyim.
• Beni bollukta zikret ki, seni darlıkta zikredeyim.
• Beni mücâdele ile zikret ki, seni müşahede ile zikredeyim.
• Beni kulca zikret ki, seni Rab’ça zikredeyim.
• Beni fenâ ile zikret ki, seni beka ile zikredeyim.
Ey Âdemoğlu! Beni unutuyor ve başkasını zikrediyorsun hep. Beni zikreden hayırlı bir dille
ikram olunmuşken kalbin başkasıyla meşgul. Eğer Beni bilseydin Benden başkasını
zikretmezdin.
Ey Âdemoğlu! Beni zikretmekle şükretmiş, Beni unutmakla küfretmiş olursun.
Ey Âdemoğlu! Zikrimle ni’met bul ve Benimle ferahla.
Ey Âdemoğlu! Kulumda benim zikrim galip durumda olunca; o Bana, Ben de ona âşık olurum.
Ey Âdemoğlu! Kim benim zikrimle meşgul olursa, ona Benden isteyenlere verdiğimden daha üstününü veririm.”
Yani sen Allahû Tealâ’yı neyle zikrediyorsan, onun karşılığını Allahû Tealâ’nın sana vermemesi mümkün değil. Allahû Tealâ sadece hastalanan nefs için değil, özellikle nefsin kalbindeki hastalıklara şifa veren olduğunu da bildiriyor.
Öyleyse dikkat edin: Bir taraftan zikir, bir taraftan emre itaat, öbür taraftan hedefi tespit edip Allah’a ulaşmayı dileme. Bunların hepsi şifa ile ilgili âyetler (Tevbe 14, Yûnus 57, İsrâ 82, Fussilet 44).
Ama fizik bedenin şifasıyla ilgili âyetler de var: Şuarâ 80, Enbiyâ 83, Enbiyâ 84 ve Nahl 69. Bunları dikkate alırsanız kesinlikle Allahû Tealâ’nın yardımını alırsınız.
Bu duaları size tavsiye ediyorum. Ama en büyük tavsiyem, kalben Allah’a ulaşmayı dilemek ve tövbenizi gerçekleştirmek. Çünkü her türlü negatif hastalığın kaynağı nefs hastalıklarıdır.
Bir nevi nefs hastalıkları bir bataklıktır. Geri kalan münferit hastalıklar, o bataklıkta yürüyen sineklerdir. İşte diyoruz ki, sineklerle ayrı ayrı uğraşmak yerine bataklığı kurutmak lâzım.
O sebeple Allahû Tealâ Kur’ân-ı Kerim’de zikrediyor ki, bu dini nefsimizi ihlâsa ulaştırmak için var etmiştir. Nefsin ihlâsa ulaşması demek, afetleri tamamen kalbimizden temizleyip yerine 19 fazileti geçirmek demektir.
Tabiî iblis de hiçbir zaman bundan vazgeçmez. Vesvese yoluyla bizde korku hâli oluşturarak devamlı bizi kendisine bağlı tutmak ister. Başlangıç noktasında bütün insanlar bir mutsuzluk üçgeni içerisindedir: Bir kenarı şeytan, bir kenarı nefsimizin afetleri, öbür kenarı da iblisin nefs vasıtasıyla fizik vücudumuzda oluşturduğu 19 negatif özellik, zan.
MUTSUZLUK ÜÇGENİ (ŞEYTANIN ÜLKESİ)
Kişi inatla nefsine tâbî olduğu zaman mutlaka, yaşadığı olaylarda (derecat kaybettirici herşey) şeytanın ülkesinde: Bir kenarı şeytan, bir kenarı nefsimiz, bir kenarı kaybettiğimiz dereceler; burası mutsuzluk üçgenidir. Şeytan, nefse ilham eder (Sihir (Büyü), Hüddam, Cin Çağırma, Reenkarnasyon, Transandantal Meditasyon, Fal Okları, Astroloji) ve nefs 19 afetiyle akla kumanda eder, şerr işler:
1. Kin ve Nefret
2. Küfür
3. Yalan
4. Zulüm
5. Haset
6. Cehalet
7. Cimrilik
8. Öfke ve Gayz
9. İsyan
10. Sabırsızlık
11. Kibir ve Gurur
12. Hırs ve Şehvet
13. Nankörlük
14. Dedikodu
15. Zan
16. İptilalar (Kötü Alışkanlıklar)
17. Vefasızlık
18. Mürâîlik
19. Fitne Fesat
İşte bütün bunlar kişiyi mutsuzluk üçgeni içerisinde tutar. Ama Allahû Tealâ bizim mutsuz ve huzursuz bir hayat yaşamamızı değil, en sevdiği varlık olan insanın mutlu olmasını istiyor. Ve bunu o kadar basit bir sebebe bağlamış ki: Tek bir dilek, kişinin kalpten Allah’a ulaşmayı dilemesi.
Dilerse, Allah bu talebi onun kalbinde gördüğü an, Allah’ın Rahîm esmasıyla ona tecelli etmemesi mümkün değil. Nefs hastalıklarının şifaya kavuşmasının esması Rahîm esmasıdır. Rahîm esmasıyla tecelli ettiği zaman, peş peşe reçetesini, ilâcını devreye koyarak onu kısa süre içerisinde daimî zikre ulaştırır inşaallah.
Daimî zikre ulaştığı an, 19 afetin yerine 19 fazilet gelip yerleşir. Faziletlerle hayatı yaşamaya başladığı an, şu anda ekranda görüldüğü gibi, bidayette 19 afet vardı; ihlâsa ulaştığı zaman 19 fazilet. Nefs 19 faziletle kemâle ulaşır, ruh da 19 hasletle kemâle ulaşır. Ruhun talebiyle nefsin talebi aynı olur ve kişi bütünüyle Allah’ın emrine %100 itaat eden bir kul olur. Allah razı olsun.