Muhterem Hocam, "Kim bir mü'mini öldürürse içinde ebedi cehennem var" âyetine göre vahşi, Hazreti Hamza (A.S)'yı şehit edip sonra Peygamber Efendimiz (S.A.V)'e gelip pişman olduğun

Soru

Muhterem Hocam, "Kim bir mü'mini öldürürse içinde ebedi cehennem var" âyetine göre vahşi, Hazreti Hamza (A.S)'yı şehit edip sonra Peygamber Efendimiz (S.A.V)'e gelip pişman olduğunu söyleyip tövbesi kabul edilmişti. Kasten öldüren gerçekten ebedi cehennemlik mi? Açıklar mısınız?

Cevap

Sevgili kardeşlerim, tabîi cahiliye döneminde insanlar her türlü büyük küçük günahı işleyebilir. Allahû Tealâ kanunlarını ona göre vazetmiş. Yine Allahû Tealâ Furkan suresinin 68, 69 ve 70. âyet-i kerimelerde bakın ne buyuruyor: "Onlar Allah'la beraber başka bir ilaha tapmazlar" yani Allah'a şirk koşmazlar, "Allah'ın öldürülmesini haram kıldığı şeyi haklı olmadıkça öldürmezler" yani kısas olmadan, "Zina yapmazlar. Mü'minlerin vasıflarını veriyor. "Kim bunları yaparsa günah cezasıyla karşılaşır, günah alır.", "Kıyamet gününün azabı kat kat artar ve orada alçaltılmış olarak ebediyen kalır." Ama şu hariç: "İlla men tâbe ve âmene" yani kişi şirkte olabilir, kişi nice adam öldürebilir, kişi zina işleyebilir ama eğer kalben ulaşmayı dileyip 12 tane ihsanla Furkan 70'e göre gelip mürşi önünde tövbe ederse, Allahû Tealâ onun bütün günahlarını affediyor. Ve bütün günahlarını sevaba çeviriyor.

25/FURKÂN-68 Vellezîne lâ yed’ûne meallâhi ilâhen âhara ve lâ yaktulûnen nefselletî harramallâhu illâ bil hakkı ve lâ yeznûn(yeznûne), ve men yef’al zâlike yelka esâmâ(esâmen).

Ve onlar, Allah ile beraber başka bir ilâha tapmazlar. Allah’ın (öldürülmesini) haram kıldığı kişiyi haklı olmadıkça öldürmezler ve zina yapmazlar. Ve kim bunları yaparsa günah cezasıyla karşılaşır.

25/FURKÂN-69 Yudâaf lehul azâbu yevmel kıyâmeti ve yahlud fîhî muhânâ(muhânen).

Kıyâmet günü onun azabı kat kat artar. Ve orada alçaltılmış olarak ebediyyen kalır.

25/FURKÂN-70 İllâ men tâbe ve âmene ve amile amelen sâlihan fe ulâike yubeddilullâhu seyyiâtihim hasenât(hasenâtin), ve kânallâhu gafûran rahîmâ(rahîmen).

Ancak kim (mürşidi önünde) tövbe eder (böylece kalbine îmân yazılıp, îmânı artan) mü’min olur ve salih amel (nefs tezkiyesi) yaparsa, o taktirde işte onların, Allah seyyiatlerini (günahlarını) hasenata (sevaba) çevirir. Ve Allah, Gafur’dur (günahları sevaba çevirendir), Rahîm’dir (rahmet nuru gönderendir).

Allahû Tealâ'nın burada üzerinde durduğu şey, insanlara günahı işlettiren nefsleri, nefsin manevi kalbindeki afetler. O afetlerin temizlenmesi, devreden çıkması ıslah edici amellerle mümkündür. Kur'ân-ı Kerim'de Allahû Tealâ bunun adına "nefs tezkiyesi" diyor.

İşte vahşi de böyle birisi. Evet, Peygamber Efendimiz (S.A.V)'in amcası Hz. Hamza'yı şehit etmiş. Ama sonradan aklı başına gelmiş ve gelip Resûlullah'a tâbî olmak istemiş. tabiî bu süre içerisinde de Nebîler Sultanı Peygamber Efendimiz (S.A.V), amcasını öldüren vahşiye "Senden ne köy ne kasaba olur" demiyor, devamlı tebliğ ediyor.

Özellikle kaynaklar şunu söylüyor: Nisa 48'i tebliğ ediyor. Vahşi diyor ki: "Ben zaten şirkteydim, bu bana uymaz." Allahû Tealâ buyuruyor ki: "Allah, müşrikleri bağışlamaz."; bunu duyunca vahşi: "Ben zaten şirkteydim, o zaman Allah benim günahlarımı bağışlamaz. Bu bana uymaz." diyor.

4/NİSÂ-48 İnnallâhe lâ yagfiru en yuşrake bihî ve yagfiru mâ dûne zâlike li men yeşâu ve men yuşrik billâhi fe kadifterâ ismen azîmâ(azîmen).

Muhakkak ki Allah, O'na şirk koşulmasını bağışlamaz. Bunun dışındaki şeyleri dilediği kimse için bağışlar. Ve kim Allah'a şirk koşarsa, o taktirde büyük bir günah işleyerek iftira etmiştir.

Sonra Zumer suresi 53. âyeti kelimesini okuyor Peygamber Efendimiz (S.A.V): "Ey nefslerinin üzerine israf yüklemiş, haddi aşmış kullarım -yani çok günah işlemiş- Allah'ın rahmetinden ümit kesmeyiniz. Allah bütün günahları mağfiret eder." işte bunu da okuyor yine ikna edemiyor.

39/ZUMER-53 Kul yâ ıbâdiyellezîne esrefû alâ enfusihim lâ taknetû min rahmetillâh(rahmetillâhi), innallâhe yagfiruz zunûbe cemîâ(cemîan), innehu huvel gafûrur rahîm(rahîmu).

De ki: "Ey nefsleri üzerine israf yüklemiş (haddi aşmış) kullarım! Allah’ın rahmetinden ümit kesmeyin. Muhakkak ki Allah, günahların hepsini mağfiret eder (sevaba çevirir). O, muhakkak ki O; Gafûr’dur (mağfiret eden), Rahîm’dir (rahmet nuru gönderen)."

Ama ne zaman Furkan 68, 69 ve 70'i okuyunca, o zaman geliyor Resûlullah'a tövbe ediyor. Ve tövbe ettiği için de o güne kadar işlenen bütün günahları Allahû Tealâ, ona sevaba çeviriyor.

Kasten öldüren gerçekten ebedi cehennemlik mi? Evet, bir mü'mini kasten öldüren. Allahû Tealâ öyle buyuruyor.

Belki Nisa suresinin 92 ve sonrası âyetlerde böyle bir olay anlatılıyor. Yani öldürülen kişi mü'minse veya köle ise farklı durumları Allahû Tealâ açıklıyor âyet-i kerimede.

Nisa 92: "Bir mü'minin bir mü'mini öldürmesi, hata ile olması hariç, olamaz." yani hata ile olabilir ama aksi takdirde olamaz. Kim bir mü'mini hata sonucu öldürürse o zaman şartları Kur'ân-ı Kerim'de açıklamış inşaallah.

4/NİSÂ-92 Ve mâ kâne li mu’minin en yaktule mu’minen illâ hataâ(hataen), ve men katele mu’minen hataen fe tahrîru rakabetin mu’minetin ve diyetun musellemetun ilâ ehlihî illâ en yessaddakû. Fe in kâne min kavmin aduvvin lekum ve huve mu’minun fe tahrîru rakabetin mu’mineh(mu’minetin). Ve in kâne min kavmin beynekum ve beynehum mîsâkun fe diyetun musellemetun ilâ ehlihî ve tahrîru rakabetin mu’mineh(mu’minetin), fe men lem yecid fe sıyâmu şehreyni mutetâbiayni tövbeten minallâh(minallâhi). Ve kânallâhu alîmen hakîmâ(hakîmen).

Ve bir mü'minin, bir mü'mini öldürmesi, “hata ile olması hariç” olamaz (caiz değildir) ve kim bir mü'mini bir hata sonucu öldürürse, o zaman bir mü'min köle azad etmesi ve ölenin ailesine bir diyet teslim edilmiş olması gerekir, ancak onların, (o diyeti) sadaka olarak bağışlamaları hariç. Fakat o (hata ile öldüren) eğer, size düşman bir kavimden olup ve o mü'minse, o taktirde, bir mü'min köle azad etmesi gerekir. Ve eğer sizinle arasında anlaşma bulunan bir kavimden ise o zaman ölenin ailesine teslim edilmiş bir diyet ve bir mü'min köle azad etmesi gerekir. Fakat (bunları) yapmaya imkân bulamayan kimse ise, o taktirde tövbesinin Allah tarafından kabulu için, art arda iki ay oruç tutsun. Ve Allah, en iyi bilendir, en iyi hüküm verendir.

4/NİSÂ-93 Ve men yaktul mu’minen muteammiden fe cezâuhu cehennemu hâliden fîhâ ve gadıballâhu aleyhi ve leanehu ve eadde lehu azâben azîmâ(azîmen).

Ve kim, bir mü'mini taammüden (kastederek) öldürürse, o takdirde onun cezası, içinde ebediyyen kalacağı cehennemdir ve Allah ona gazab etmiş ve ona lânet etmiştir. Ve (Allah), onun için "büyük azap" hazırlamıştır.

Yanıtlayan: Dr. Abdulcabbar BoranYayın tarihi: 17 Ağustos 2026Son güncelleme: 30 Ekim 20265 dk okuma0