Muhterem Hocam, geçmişte beni rahatsız eden bir olay yaşadım ve maalesef bu durum bende takıntı haline geldi. Sürekli aklıma geliyor. Çok rahatsız oluyorum. Dua ediyor, zikir çekiy
Soru
Muhterem Hocam, geçmişte beni rahatsız eden bir olay yaşadım ve maalesef bu durum bende takıntı haline geldi. Sürekli aklıma geliyor. Çok rahatsız oluyorum. Dua ediyor, zikir çekiyorum ancak hâlâ kurtulamadım. Bu illetten kurtulmak için bana ne tavsiye edersiniz?
Cevap
Sevgili kardeşim, herkes hata yapabilir. Hata yapanların en hayırlısı tövbe edenlerdir.
"Geçmişte beni rahatsız eden bir olay yaşadım." diyorsun. Tamam. Belki bir günaha, belki hiç Allah’ın istemediği bir şeye bulaşmış olabilirsin. O zaman bir daha yanlışı yapmamak üzere tövbe edeceksin, vazgeçeceksin.
Takıntı devreye girdiği zaman, bu olay aklına geldiği zaman derhal zikre başlayacaksın. O negatif şey sürekli aklına geliyorsa o zaman sen de o negatif şeyi pozitife bir çağrı, bir davet şeklinde kabul et. Mesela şeytan insanların baş düşmanı, bize kılavuz olabilir mi? Evet. Söylediklerinin tam tersini yaparak. Bu negatif olay senin aklına geliyorsa, tam tersi zikretmektir. Hangi negatif olay aklına geliyorsa, onun tam tersi zikretmektir. Zikredeceksin. Zikredeceksin. Bir dakika, 2 dakika, 5 dakika, 10 dakika. O rahatsızlıktan, sıkıntıdan kurtulmaman mümkün değil.
"Dua ediyor, zikir çekiyorum ancak hâlâ kurtulamadım." diyorsun, onun da belli bir süresi var sevgili kardeşlerim. Herşeyin Allah katında bir zamanı var. Dolayısıyla bu zamanı göz önüne almak suretiyle gerçek hedefine ulaşacaksın.
"Şeytan insanın kalbinin üzerinde tünemiş vaziyette bekler. Allah’ı zikredince siner, çekilir. Gaflet etse vesvese verir."
HADÎS-İ ŞERİF
Kaynak: Buhâri, Tefsir.
“Şeytan insanoğlunun kalbinin üzerinde tünemiş vaziyette bekler. Allah’ı zikredince siner, çekilir, gaflet etse vesvese verir.”
Dolayısıyla hiç endişe etmene gerek yok. Sen şeytanın ne kadar negatif şeyi varsa ondan kurtulmak istiyorsan, onları iblis aklına getirdiğinde (davette bulunacaktır), hemen sen de şeytanın davetinin tam tersini yapacaksın.
Ne diyordu İbrahim 22’de? "İş olup bittikten sonra şeytan der ki: Allah’ın vaadi haktı. Ben de size vaadettim ama ben vaadimden caydım. Fakat bunları ben size zorla yaptırmadım. Ben sizi davet ettim. Siz davetimi kabul ettiniz. Beni kınamayın, kendi nefsinizi kınayın.”
14/İBRÂHÎM-22 Ve kâleş şeytânu lemmâ kudıyel emru innallâhe vaadekum va’del hakkı ve vaadtukum fe ahleftukum, ve mâ kâne liye aleykum min sultânin illâ en deavtukum festecebtum lî, fe lâ telûmûnî ve lûmû enfusekum, mâ ene bi musrihikum ve mâ entum bi musrihiyy(musrihiyye), innî kefertu bi mâ eşraktumûni min kabl(kablu), innez zâlimîne lehum azâbun elîm(elîmun).
Şeytan, emir yerine getirildiği zaman şöyle dedi: “Muhakkak ki; Allah, size “hak olan vaadini” vaadetti. Ve ben de size vaadettim. Fakat ben, vaadimden döndüm. Ve ben, sizin üzerinizde bir güce (sultanlığa, yaptırım gücüne) sahip değilim. Sadece sizi davet ettim. Böylece siz, bana icabet ettiniz. Artık beni kınamayın! Kendinizi kınayın! Ve ben, sizin yardımcınız değilim. Siz de, benim yardımcım değilsiniz. Gerçekten ben, sizin beni ortak koşmanızı daha önce de inkâr ettim. Muhakkak ki; zalimlere acı azap vardır.”
Önemli olan şeytan davet ettiği zaman bizim Allah’ın davetine icabet etmemiz. Şeytan burada söylüyor: “Ben davet ettim, size yalan söyledim. Allah size doğru söyledi.”
O zaman şeytanın daveti geldiği zaman biz kimin davetini kabul edeceğiz? Allah’ın davetini kabul edeceğiz. Âyet-i kerime gayet açık bize cevap veriyor Allah’ın izniyle. Dolayısıyla "Bu illetten kurtulmak için bana ne tavsiye edersiniz?" Zikri tavsiye ederim inşaallah.