Muhterem Hocam, geçmişte yaşadığımız travmalar bugün karakterimizi ve davranışlarımızı etkiler mi? Bunlardan kurtuluş yolu nedir?
Soru
Muhterem Hocam, geçmişte yaşadığımız travmalar bugün karakterimizi ve davranışlarımızı etkiler mi? Bunlardan kurtuluş yolu nedir?
Cevap
Çok basit, çok kolay. Tamamen. Eğer Allah’ın sizin için bahsettiği, yani gündemi, zamanı Allah’a ayarlarsanız bunların hepsinden kurtulabilirsiniz.
SIRATI RABBİKEL MUSTAKÎM Allahû Tealâ kâinatı, 3 asıl (ZAHİRÎ ÂLEM, GAYB ÂLEMİ, EMR ÂLEMİ), 3 de karşıt (KARŞIT ZAHİRÎ ÂLEM, KARŞIT GAYB ÂLEMİ, KARŞIT EMR ÂLEMİ) olmak üzere 6 âlemden, cinsiyetsiz bir insan şeklinde yarattı. Cinsiyetsiz insan vücudu şeklinde olan kâinatın kalbe denk gelen kısmında dünya bulunur. Üst bedenin baş kısmına doğru olan kısmı 1. gök katından itibaren artarak vücudun baş kısmından 7. gök katına yükselir, en tepede arş bulunur. Bu Allah’ın yoludur. Vücudun alt bedenden aşağı doğru indikçe ise 7 yer katı bulunur, bu şeytanın yoludur. ARŞ 7. GÖK KATI... 6. GÖK KATI... 5. GÖK KATI... 4. GÖK KATI... 3. GÖK KATI... 2. GÖK KATI... 1. GÖK KATI... ALLAH’IN YOLU - SEBÎLİ REŞAD (SIRATI MUSTAKÎM, TARÎKİ MUSTAKÎM) DÜNYA GEZEGENİ ŞEYTANIN YOLU - SEBÎLİ GAYY (SIRATI CEHİM, TARÎKİ CEHİM). 1. YER KATI... 2. YER KATI... 3. YER KATI... 4. YER KATI... 5. YER KATI... 6. YER KATI... 7. YER KATI... Elektronlar; çekirdek etrafında dönerken her yarım turda bir Allah’ı tesbih ederler. Böylelikle Allah’ın katından bir çift Nötrino (Rahmet) denen enerji parçacığı hızla gelip, enerjilerini elektrona aktarırlar. Bu da elektronun tekrar yarım tur atmasını sağlar, bu işlem yaklaşık saniyede 120 milyon kez gerçekleşir. Allahû Tealâ’yı yerlerde ve göklerde olan herşey zikreder. 17/İSRÂ-44: Tusebbihu lehus semâvâtus seb’u vel ardu ve men fîhinne, ve in min şey’in illâ yusebbihu bi hamdihî ve lâkin lâ tefkahûne tesbîhahum, innehu kâne halîmen gafûrâ(gafûran). 7 kat gökler ve yeryüzü ve onlarda bulunanlar, O’nu (Allah’ı) tesbih ederler. O’nu hamd ile tesbih etmeyen bir şey yoktur. Ve fakat onların tesbihlerini siz fıkıh edemezsiniz (anlayamazsınız, idrak edemezsiniz). Muhakkak ki O; Halim’dir, Gafûr’dur (mağfiret edendir).
Kâinat bir insan şeklinde. Hani Hz. Ali ne diyordu? “Ey insanoğlu!” diyor, “Derdin var sende, onu bilmiyorsun.” Derdimiz nefsimiz. “Dermanın var sende, onu görmüyorsun.” Dermanımız ruhumuz. “Bütün kâinat senin içine yerleştirilmiş. Sen kendini küçük zannediyorsun.” Bu kâinatın biz neresindeyiz? Dünya gezegeni. Dünya gezegeni, insan şeklinde olan kâinatın neresine tekabül ediyor? Tam kalbine. Öyleyse biz kâinatın kalbinde yaşıyoruz. Allahû Tealâ 3 vücut ve serbest iradeyle hayatı bize vermiş. Ve biz irademizi kullanarak tercihimizi yapıyoruz. Ya Allah’ın irşad yoluyla seçimimizi yaparak, tercihimizi yaparak Rabbimize ulaşacağız, mutluluğu seçeceğiz veya Allah’a ulaşmayı dilemeyeceğiz, dünya hayatının peşinden koşacağız. Gayy yolu, şeytanın yoluyla hem dünyayı kendimize zindan edeceğiz hem de cehenneme gideceğiz.
Öyleyse sevgili kardeşlerim, şu anda insanların hepsine mikrofon tutarsak: “Ey arkadaşlar, siz dünyanın zindan olmasını, ölüm sonrası hayatta cehenneme gitmek mi istiyorsunuz yoksa dünyanın size cennet, bu dünyada mutlu yaşamak mı istiyorsunuz?” Herkes mutluluğu arıyor. O zaman herkes mutluluğu arıyorsa yapması gereken şey ne? Kalben Allah’a ulaşmayı dilemek. Allah’ın soyumuza, malımıza, şeklimize bakmaması, devamlı Allah’ın kalbimize nazar etmesi, bu talebi görmesi halinde de Allah’ın verdiği söz gereğince ruhumuzu Allah’ın Kendisine ulaştırması, bizi Kendisine dost kılması Rabbimizin bize olan sevgisinden kaynaklanıyor. Bu da 3 tane cennet, dünya saadetinin yarısına tekabül ediyor. Allah razı olsun.