Muhterem Hocam, güncel araştırmalar ve sizin izlediğim kısa videonuzda dünyada en mutlu olan ülkenin Finlandiya olduğunu söylüyor. Fakat aynı zamanda intihar oranının da çok yüksek

Soru

Muhterem Hocam, güncel araştırmalar ve sizin izlediğim kısa videonuzda dünyada en mutlu olan ülkenin Finlandiya olduğunu söylüyor. Fakat aynı zamanda intihar oranının da çok yüksek olduğunu görüyoruz. Bu araştırmalar aynı zamanda Afrika ülkesinin açlık, yoksulluk ve yokluğa rağmen intihar etme oranlarının en düşük seviyede olduğunu gösteriyor. İnsanlığa gerçek mutluluğu yayabilmek için neler yapabiliriz? Mutluluğu tek kelimeyle açıklayacak olsak ne diyebiliriz?

Cevap

Sevgili kardeşlerim, mutluluğu tek kelimeyle ifade etmek gerekirse bir uyum hâli; yani nefs ve ruh arasındaki uyumu gerçekleştirmek. Çünkü fizik bedenin içerisinde 2 vücudumuz var. Bir tanesi Allah’ın temsilcisi; sadece Allah’ı istiyor, Allah’tan başka hiçbir şey istemiyor.

ORTAK AKIL

NEFS 19 AFETİ ile AKLA Ulaşır.

1. Kin ve Nefret

2. Küfür

3. Yalan

4. Zulüm

5. Haset

6. Cehalet

7. Cimrilik

8. Öfke ve Gayz

9. İsyan

10. Sabırsızlık

11. Kibir ve Gurur

12. Hırs ve Şehvet

13. Nankörlük

14. Dedikodu

15. Zan

16. İptilalar (Kötü Alışkanlıklar)

17. Vefasızlık

18. Mürailik

19. Fitne Fesat

NEFS TEZKİYESİ VE TASFİYESİ İLE NEFSİN 19 AFETİ 19 HASLETE DÖNER,

RUH 19 HASLETİ ile AKLA Ulaşır.

1. Sevgi

2. Îmân

3. Doğruluk

4. Adalet

5. Edep

6. İlim

7. Cömertlik

8. Sekînet

9. İtaat

10. Sabır

11. Tevazu

12. Kanaat

13. Şükür

14. Ketumiyet

15. Hakikat

16. Faziletler

17. Vefa

18. İhlâs

19. Tevhit

Allah Resûlü (S.A.V) Efendimiz: “Ey Âdemoğlu, beni benden başka herşeyi unutan zikreder.” buyuruyor. İşte ruhumuz zikirde. Çünkü Allah’tan başka hiçbir şey istemiyor. “Beni ancak benden başkasını unutan zikreder.” Ama bir de şeytanın bizdeki temsilcisi nefsimiz var, 19 afetle. İşte bu diyalektik kavganın kesinlikle sona ermesi lâzım. Denge ne zaman kurulur? Diyalektik kavga ruh Allah’ın Zat’ına ulaştığı zaman, nefsin manevî kalbinde %51 nur, %49 karanlık olunca denge kurulur. O kişi dünya mutluluğunun yarısını yaşar, ahiret mutluluğunda 3. kat cennetin sahibi olur.

Neyle? Sadece bir dilekle, Allah’a ulaşmayı dilemekle. Öyleyse bunun dışındaki insanların değerlendirmeleri tamamen dünyevî zevklere göre ifade edilmiş. Yani dünyada yapılan bütün araştırmalar, değerlendirmeler ne yazık ki fizik ötesini ihtiva etmiyor. Yûnus ne diyor: “Sen namaz, oruç, hac, zekât sanma ki biter zâhid işi. İnsan-ı kâmil olmaya lâzım olan irfan imiş.” İrfan, fizik ötesi ilmin fizik ötesi uzantısıdır. Bütün ilim adamları da bu fizik âlemin standartları içinde araştırmalarını yaparlar, fizik ötesini ihtiva etmiyor. Fizik ötesini ihtiva etmeyince, fizik ötesini ihtiva etmeyen doktor yarım doktordur; fizik ötesini ihtiva etmeyen imam yarım imamdır. Gerçekten doktorlar sadece tedavi eder ama fizik ötesinden şifa gelir, Allahû Tealâ’dan.

Yarım imam fizik ötesini, yani irfanı içermiyor. İrfanı içermeyince vasıta emirlerle insanlara fetva verir. İkisi de doğru değildir. O zaman yapılması gereken şey, insanlığa gerçek mutluluğu yayabilmek için Allah’ın peygamberlerine indirdiği kutsal kitapları ele almak lâzım. Kutsal kitapların bütününde dünya ve ahiret hayatının bütünü var. Fizik ve fizik ötesi var. Fizikte ilim var, fizik ötesinde irfan var, hikmet var, hikmetin ötesi var. Herşeyi bütün Allah’ın kitapları kapsıyor inşaallah. Allah razı olsun.

Yanıtlayan: Dr. Abdulcabbar BoranYayın tarihi: 19 Ekim 2026Son güncelleme: 19 Ekim 20263 dk okuma0