Muhterem Hocam, günde birkaç saat zikir yapıyorum. Birkaç aydır Esma'larımı da günlük çekiyorum. Ama hala huşû gelmedi. Bu konuda ne yapabilirim, açıklar mısınız?
Soru
Muhterem Hocam, günde birkaç saat zikir yapıyorum. Birkaç aydır Esma'larımı da günlük çekiyorum. Ama hala huşû gelmedi. Bu konuda ne yapabilirim, açıklar mısınız?
Cevap
Sevgili kardeşim, huşûnun oluşabilmesi için zikirden ziyade kişinin Allah'a ulaşmayı dilemesi gerekir.
Allahû Tealâ Bakara 45 ve 46'da: "Sabır ve namaz ile Allah'tan yardım isteyin. Zordur ama huşû sahipleri için değil." buyuruyor.
2/BAKARA-45: Vesteînû bis sabri ves salât(sâlâti), ve innehâ le kebîretun illâ alel hâşiîn(hâşiîne).
(Allah'tan) sabırla ve namazla istiane (özel yardım) isteyin. Ve muhakkak ki o (hacet namazı ile Allah'a ulaştıracak mürşidini sormak), huşû sahibi olanlardan başkasına elbette ağır gelir.
2/BAKARA-46: Ellezîne yezunnûne ennehum mulâkû rabbihim ve ennehum ileyhi râciûn(râciûne).
Onlar (o huşû sahipleri) ki, Rab'lerine (dünya hayatında) muhakkak mülâki olacaklarına ve (sonunda ölümle) O'na döneceklerine yakîn derecesinde inanırlar.
Kimdir huşû sahipleri? O huşû sahiplerinin özelliğini: Huşû sahipleri ruhun, 2 şekilde Allah'a ulaşacağından emin olanlardır.
1- Ruhun şirkli olarak Allah'a ulaşması
2- Ruhun şirksiz olarak Allah'a ulaşması
Dünya hayatını yaşarken Allah'a ulaşmayı dileyerek Allah'ın ruhunu Kendisine ulaştırdığı kişi, ruhu şirksiz olarak Allah'a ulaşandır ve o, cennetin müjdesine kavuşandır. Ama bir de ölüme kadar Allah'a ulaşmayı dilemeyen; dilemese dahi ölümle onun Ruhu Allah'a ulaşır yine.
İşte ruhun 2 şekilde Allah'a ulaşacağına emin olanlar:
1- Bu dünya hayatında
2- Ölümde
Her iki halde de ruh Allah'a ulaşır. Bir: ölümle, diğeri: hayattayken. Hayattayken ruhunu Allaha ulaştıranlar, onlar huşû sahipleridir. Ölümle ruhu Allah'a ulaşanlar, onlar da huşû sahibi olmayan, kalbi kasiyet bağlayanlardır.