Muhterem Hocam, günümüz insanı Kur’ân-ı Kerim'i ilmin önüne çekilmiş bir engel olarak algılıyor. Kur’ân-ı Kerim'in bütün ilimlerle olan bağlantısını açıklayabilir misiniz?

Soru

Muhterem Hocam, günümüz insanı Kur’ân-ı Kerim'i ilmin önüne çekilmiş bir engel olarak algılıyor. Kur’ân-ı Kerim'in bütün ilimlerle olan bağlantısını açıklayabilir misiniz?

Cevap

Sevgili kardeşlerim, 7 âyet-i kerimeye baktığımız zaman ilmin tamamı, herşey, kâinat kitabı Kur’ân-ı Kerim’de yer almış. Evvela;

En'âm 38’de: "Biz bu Kitap'ta hiçbir şey eksik bırakmadık."

Nahl 89’da: "herşeyi açıklamak için sana biz bu Kur’ân’ı indirdik.

En'âm 67’de: "Her haberin (yani her âyet-i kerimenin) bir gerçekleşme zamanı vardır.

"Bütün meseleleri biz bu Kur’ân-ı Kerim’e koyduk, hiçbir şeyi eksik bırakmadık, herşeyi açıkladık, herşeyin haberi var, zamanı var."

KUR'ÂN'DA HER KONU AÇIKLANMIŞ

1. ZUMER - 27: Ve andolsun ki, bu Kur’ân’da insanlar için bütün meselelerden örnekler verdik. Umulur ki, böylece onlar tezekkür ederler.

2. EN’ÂM - 38: ...Biz kitapta hiçbir şeyi eksik bırakmadık. Sonra Rab’lerine haşrolunacaklar (olunurlar).

3. NAHL - 89: Ve sana, herşeyi beyan eden (açıklayan), hidayete erdiren ve rahmet olan Kitab’ı, müslümanlara (Allah’a teslim olanlara) müjde olarak indirdik.

4. EN’ÂM - 67: Her haber için kararlaştırılmış bir zaman vardır. Ve yakında bileceksiniz.

5. BAKARA - 269: (Allah) hikmeti dilediğine verir. Kime hikmet verilmişse böylece ona çok hayır verilmiştir. Ve ulûl elbâbtan başkası tezekkür edemez.

ŞÛRÂ - 51: Allah’ın hiçbir insanla konuşması olmamıştır, illa vahiy ile veya perde arkasından veya dilediğine izniyle vahyetsin diye resûl (melek) göndererek. Allah, bilir ve hikmet sahibidir.

6. ENBİYÂ - 7: Ve senden önce, vahyettiğimiz rical (erkekler)den başkasını göndermedik. Eğer bilmiyorsanız, zikir ehline (daimî zikrin sahiplerine) sorun.

BAKARA - 186: Ve kullarım sana, Benden sordukları zaman, muhakkak ki Ben, (onlara) yakınım. Bana dua edilince, dua edenin duasına icabet ederim. O halde onlar da Bana (Benim davetime) icabet etsinler ve Bana îmân etmiş olsunlar (Bana ulaşmayı dilesinler). Umulur ki böylece onlar irşada ulaşırlar (irşad olurlar).

7. FURKÂN - 33: Ve sana hak ile ve en güzel (ahsen) tefsir ile ulaştırdığımızdan (meselelerden) başka bir meseleyi sana getirmediler.

Kur’ân-ı Kerim’in 7 ruhu, ahsen tefsiri. Çünkü tefsir Kur’ân-ı Kerim’in ruhunun açıklamasıdır. "Ahsen tefsiri biz bu Kur’ân-ı Kerim’de verdik." O zaman nasıl olması lazım? Nebîler Sultanı Peygamber Efendimiz (S.A.V) şöyle buyuruyor: "Cehaletten kurtulmanın yolu ehl-i zikire sormak." İşte Enbiyâ 7, Bakara 186. Allahû Tealâ bilmeyenlerin, Enbiyâ 7’de ve Bakara 186’da zikir ehline sormasını emrediyor. O zikri ehli de Bakara 269, Şurâ 51’e göre Allah'la konuşabilen Allah'tan vahiy alan. Herkes Allah ile konuşamıyor. Ancak Allah'la konuşabilenler Allah'tan vahiy ile öğrenenlerdir. Onlar Allah’tan öğreniyor.

Örneğin Bakara 269’da diyor ki: "Bu Kur’ân muhkem âyetler ve muteşâbih âyetlerdir ve muteşâbihatın manasını sadece Allah bilir.

Öyleyse Allah biliyorsa Allah’ın konuşması Şurâ 51’de vahiyledir. O zaman biz Şurâ 51’e göre Allah’ın vahiyle konuştuğunu îmân ediyorsak ve müteşâbihatın manasını da Allah bildiğine göre o zaman Allah’la konuşabilen birisine ihtiyacımız var ki müteşâbih âyetleri bize açıklasın. İşte onlar Allah’ın mürşidleridir, Allah’ın hikmet sahibi alimleridir.

42/ŞÛRÂ-51 Ve mâ kâne li beşerin en yukellimehullâhu illâ vahyen ev min verâi hıcâbin ev yursile resûlen fe yûhıye bi iznihî mâ yeşâu, innehu aliyyun hakîm(hakîmun).

Allah’ın hiçbir insanla konuşması olmamıştır, illâ vahyile veya perde arkasından veya dilediğine izniyle vahyetsin diye resûl (melek) göndererek. Allah, bilir ve hikmet sahibidir.

O zaman Kur’ân-ı Kerim’de herşey var, bütün ilimler var. Kur’ân’da yok yok. Mesela Hz. Ebu Bekir: "Ayakkabılarımın bağı dahi olsa ben bu Kur’ân’a sorarım." "Ayakkabının kaybolduğu yer ile Kur’ân'ın ne ilişkisi var?" diyeceksiniz. Evet kaybolmuştur, bulamıyor. Ama herşeyi bilen kim var? Allah. Ve yanıbaşınızda Allah’la konuşan bir emini varsa sorabilirsiniz rahatlıkla. Allah razı olsun.

Öyleyse bu Kitap'ta hiçbir şey eksik bırakılmamış. herşey Kur’ân’da yer almış vaziyette. Allah razı olsun. İlmin önünde engel mi? Tam tersi. herşey yaşlanmasına karşılık Kur’ân zaman ilerledikçe gençleşir. Onun için Kur’ân-ı Kerim bütün zamanların Kitab'ıdır.

İşte Nebîler Sultanı Peygamber Efendimiz (S.A.V) bir hadîs-i şerifinde şöyle buyuruyor:

-Yakında koyu gece karanlıkları gibi fitneler olacak.

-Ey Allah’ın Resûl'ü! O fitnelerden kurtuluş neyledir?

diye sorulduğunda Hz. Muhammed Mustafa (S.A.V) buyurdular ki:

-Mukaddes ve Yüce olan Allah’ın Kitab'ı Kur’ân’ladır. Onda sizden öncekilerin, sizden sonrakilerin haberi, kendi aranızdaki hükmü vardır. O, Allah’ın kesin sözüdür, Rahman’ın sözüdür. Kim ki kibrinden dolayı Kitab'ı terk ederse Allah onun belini kırar. Kim de hidayeti ondan başkasında ararsa Allah o kimseyi dalalette bırakır. O, Allah’ın sapasağlam bir ipi, apaçık bir nuru ve Sıratı Mustakîm'e ulaştıran hikmet dolu bir haberidir. Allah razı olsun.

HADÎS-İ ŞERİF

Kaynak: Ahmed b. Hanbel’in Müsned, Tirmîzi

“Yakında, kopkoyu karanlık gece parçaları gibi fitneler olacaktır.” Hz. Ali: “Ey Allah’ın Resûlü! O fitnelerden kurtuluş yolu nedir?” diye sorduğunda, Hz. Muhammed Mustafa (S.A.V) Efendimiz buyurdular ki: “Mukaddes ve Yüce olan Allah’ın Kitab’ıdır. O’nda sizden öncekilerin, sizden sonrakilerin haberi ve kendi aranızdakinin hükmü vardır. O, Allah’ın kesin sözüdür. Kim ki, kibrinden dolayı o Kitab’ı terk ederse, Allah onun belini kırar. Kim de hidayeti O’ndan başkasında ararsa, Allah, o kimseyi dalâlette bırakır. O, Allah’ın sapasağlam bir ipi, apaçık bir nuru ve Sıratı Müstakîm’e ulaştıran hikmet dolu bir haberidir.”

Yanıtlayan: Dr. Abdulcabbar BoranYayın tarihi: 17 Ağustos 2026Son güncelleme: 2 Ekim 20264 dk okuma0